
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 429 |
Dou Bat yaynlarndan çkan, Halil nalck’n çevirisini yapt “ABD Tarihi” isimli kitaba zaman zaman tekrar dönüyorum. Amerikan imgesinin nasl doduu üzerine düünmek ve Amerikan tipinin ne olduunu anlamak için bu tür tarihi metinler gayet iyi birer frsat sunuyorlar.
ABD tarihi üzerine düünürken, zorlu yaam koullarnn insan karakteri üzerindeki güçlü etkisini de düünüyor insan. Bugün de zor hayatlar yayoruz, kabul. Fakat bugünkü zorluk, fiziksel zorluklar içermiyor. Bugün gayri insani artlara ayak uydurmann psikolojik güçlükleriyle mücadele ediyoruz. Karmzda daha çok, soyut bir güç var. Sistem denilen soyut bir gücün kaln duvarlarn amaya, özgürlüün havasn solumaya çalyoruz.
Amerikallar, vadiler, bozkrlar, çöller, geçit vermez da bloklar, kanyonlar ve nehirlerle kendilerini kuatan inanlmaz zor bir corafyayla mücadele etmek zorundaydlar. Topra slah etmek, ormandan aaç kesip barnak yapmak, mülkünü yabani hayvanlardan korumak için sürekli teyakkuzda olmalar gerekiyordu.
Ayrca koca ktay birbirine balayacak ulam yollarn bulmak, bu yollar iler hale getirmek, koca kta arasnda ticaret meydana getirerek ehirlerin büyümesini salamak, planlama, sabr ve metanet istiyordu.
Kta yeni sakinlerinden çalkanlk ve cesaret bekliyordu.
Amerikan Anayasas bu insan tipinin bütün araylarn tanyp güvence altna alacak ekilde yazlmt. Bu anayasaya göre insanlarn bireysel mutluluklarn aramalar, bunu savunmalar meru bir hakt.
Hostiles (Vahiler) adl bir western filminden manidar bir sahne hatrlyorum. Filmde küçük bir Amerikan askeri birlii, bir yerliyi doduu topraklara götürme görevi alyorlar. Yerli reisi yolda ölüyor ve gelenee göre öldüü yere gömülmesi gerekiyor. Askerler, orackta bir mezar yeri kazp, cenazeyi defnediyorlar.
O srada, bir grup atlnn kendilerine doru yaklatn görüyorlar. Gelen kiiler, arazinin sahibi ve oullar... Gelenler, mezarn götürülmesini istiyorlar. Askerlerden biri, bunu yapamayacaklarn, çünkü bu konuda Birleik devletler bakannn yazl talimat olduunu söyleyerek, belgeyi çkaryor ve arazinin sahibine uzatyor.
Adam belgeye bakma gerei bile duymadan, “Topramda ne yapacam bana bakan söyleyemez” diyor. Ve olaylar geliiyor.
****
ABD Tarihi, Amerikal diye bir tip meydana getirmitir. Bu tipi özellikle western filmlerinden tanyoruz. Zorluklardan kaçmayan, kendi bana kararlar alan, silahyla, düzeni bozanlarn karsna dikilmekten korkmayan ve daima çevresini daha iyi bir hayatn mümkün olduuna inandrmaya çalan vizyoner bir tiptir bu.
ABD tarihi ile western sinemasn birlikte okuyunca Amerikallarn kendi hikayelerini var etmek konusunda ne kadar baarl olduklarn açklkla görüyorsunuz.
****
Mesela ben Amerika’nn dousunun kefedildii, büyük kitlelerin göçüyle birlikte bütün ülkeyi büyük bir heyecan dalgasnn sard fotoraf Selçuklularn Anadolu’ya geliine çok benzetirim.
Anadolu da, yeni umutlarn yeerecei taptaze bir corafyadr Türkler için. Bu yüzden çok büyük bir enerjiyle Anadolu’nun her yan iskan ve imar faaliyetleriyle kaynar.
Prof. Dr. Osman Turan bu konuda öyle bir yorum yapar: “Türkiye’de bir asr zarfnda öyle bir iktisadi ve kültürel yükseli oldu ki, zamann ve insanlarn bütün tahrip ve ihmallerine ramen bugün hala ayakta kalan cami, medrese, hastahane, kervansaray ve imaretler hala ziyaretçilerini hayran brakmaktadr. Kahir ekseriyeti göçebe olan ve dehetli mesafeleri ap Anadolu’da yerleen bu kavmin, bu kadar büyük mücadeleler yaptktan sonra, bir asr zarfnda (1176-1277) bu derece ileri bir medeniyet vücuda getirmesi cidden düündürücü ve bir mesele tekil eder.”
****
Anadolu’nun yeni sakinleri adalete, paylama, dayanmaya, hogörüye yepyeni ve dinamik bir hayat görüü ile corafyay fethederler. Bu motivasyon, kendilerinden sonra gelenleri de derinden etkileyerek ayn minvalde hareket etmeye zorlar. Buradan da bir karakter ortaya çkar.
Çkar çkmasna ama bu karakterin hikayesi yazlmaz! Yazlmad yani. Bugünkü nesiller manen çok dayankszlar, doru. Bunda zor artlarla yüz yüze gelmemelerinin pay olsa da asl mesele zor artlarn yaratt hikayenin kaybolmas.
Elin Amerikals, “özgürlüe ve adalete” adanm hikayesini o John Wayne’li western filmleriyle toplumun adeta kafasna çakt. Modern popüler sinema ise westernlerin ideolojik replikalarndan baka bir ey olmadlar… Hepsinde ayn karakter arz endam etti ve ayn ideolojinin savan verdi. Dünya, kendisini kurtarmas için hep bir Amerikaly bekledi!
Mesela Birleik Devletler yöneticileri, 1. Cihan Harbi öncesinde, halk tilaf devletlerinin askeri, snai ihtiyaçlarnn karlanmas amacyla “kurucu hikayeyi” tekrar gün yüzüne çkarmlard. Dünyaya “kötülüün” egemen olmamas için her Amerikal iinin bana geçmeli, dünyay iyi bir yer yapmak için gece gündüz çalmalyd. Kendini dünyann iyiliine adam adam imgesi her Amerikalnn ruhsal köklerine nüfuz eden sarsc bir imgeydi. Siz istediiniz kadar bu hikayenin onursuz olduunu, insanln hayrna olmadn düünün, bunun bir anlam yok. Mesele insanlarn kendi hikayelerini yaratarak ona inanmalar.
Biz ise, açk ki, hala kendi hikayesini arayan, ama bulamayan, hikayesini yitirmi, bulsa bile onu tanyamayacak kadar kendine yabanclam bir toplumuz. Halihazrda topluma anlatacamz, anlattmzda inandracamz, etrafnda toplumun kenetlenecei bir hikayeye sahip deiliz maalesef. Klie eylerden, ezberlenmi, içi bo söylemlerden bahsetmiyorum… Kendi gerçeimizden doan ve bize klavuzluk edecek gerçek bir hikayeden bahsediyorum!
Anadolu’ya, anlatacak bir hikaye ile gelmitik oysa. O hikayeye ölesiye inanyorduk. Hikayemiz bize özgüven veriyor, biz ise hikayeye can veriyorduk. Buna tarih ve insanlk ahit.
Bu millet kimdir, nereden gelmitir ve nereye gitmektedir?
Hatrlamaya ihtiyacmz var!
Yazar: Ali Osman Aydýn |
04-05-24 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||