
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 516 |
Allah’n arznda Müslümanlardan olup uzun konuanlar az, az konuanlar da uzun dinlemek gerekir. Akllar gözlerinde, kuvvetleri dillerinde olanlar amelin katili, sözün de kahraman olmaktan öteye geçemezler.
Amelin asâleti, eylemin de ehveti vardr. Ülkemizde lâ dinilerin telkinleri neticesinde akide felsefiletiriliyor, ibadetler adetletiriliyor, din ideolojileiyor, eriatsz bir slam’a bizi ikna etmek için bavurmadklar yol kalmyor. Tabii ki içi boatlm dindarlk, kindarl çoaltyor. Hilafetin ilgasndan bu yana ülkemiz kültürel inkâr’dan kültürel intihara doru gidiyor.
slâm ile idare olunmayan ülkemizde özü zedelenmi, göze ho gelen gösteri dindarl prim yapyor… Bir ucu riyaya dier ucu ranta uzanan, rza-i lahi’nin teet geçildii günlerden geçiyoruz… Dinimizin ve dindarlmzn aleni dümanlarndan kendimize, ehrimize ve ülkemize idareciler seçiyoruz. Acaba dünya için dinden mi vazgeçiyoruz? Ekyaya duyulan muhabbet ne kadar gözlerimizi perdelemi?
Toplumda yapmad eyi söyleyenler, söylemin ehvetine köle olanlardr. Onlar hep yapmadklar eyleri söylerler ve yapmadklar eylerle övülmelerini arzu ederler. Rabbimiz haber veriyor:
“Ettiklerine sevinen ve yapmadklar eylerle övülmeyi seven kimselerin, sakn azaptan kurtulacaklarn sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardr.” ( Âl-i mran Sûresi/ 188)
Yapmadmz eylerle methü sena olunmaktan holandmz günden bu yana söylemin ehvetine yenik dümüüz. slâm’n yerine Müslümanlar koymuuz. Ve slam’a uygun olmayan birçok eyi Müslümanlarn menfaatine, Müslümanlar için diyerek merulatryoruz. Aslnda Müslümanlarn menfaati dediimiz ey de kendi menfaatimizdir. Tamamen ahsi menfaat baka ambalajlar içinde sunuluyor. Din adna kendi çkarlar için yola çkanlar, kendilerini Allah’n dininden çalanlardr.
Allah’tan gelmi olan din Allah’a açlan kapdr. Dini duvara dönütürenler, amelin asaletindeki erdeme akl erdirmeyip sözün ehvetine teslim olanlardr. unu bilelim ki; Allah’tan gelmi olan din duvar deil, kapdr insan köeye sktrmaz, köeye skanlar, sktklar yerden kurtarr. Dinin kurtard elbetteki kurtulur.
Allah için ortaya konulan bir salih amel, binlerce sözden daha tesirlidir. Nitekim bir gün Rasûlüllah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
“–Bir dirhem, yüz bin dirhemi geçmitir” buyurmulard.
Ashâb- kirâm:
“–Bu nasl olur, ey Allâh’n Rasûlü?” diye sorduklarnda, Rasûlüllah Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- u cevâb verdi:
“–Bir adamn iki dirhemi vard. Bunlardan en iyisini tasadduk etti. (Yani malnn yarsn sadaka olarak vermi oldu.) Dieri (ise hayli zengin biriydi) o da malnn yanna varp, malndan yüz bin dirhem çkard ve onu tasadduk etti.” (Sünen-i Nesâî, Zekât, 49)
Demek ki yaplan hayrlarn miktarndan ziyâde, hangi fedakârlk seviyesinde yapld mühimdir. Meselâ Yermük Harbi’nde, can çekiip susuzluktan inlerken, bir baka yaral din kardeini kendilerine tercih ettikleri için susuz hâlde son nefesleri veren üç ehîdin bir krba suyu, belki nicelerinin dalar misâli büyük görünen hayr-hasenâtn -fazîlet bakmndan- geride brakmtr.
Zira Allah indinde amellerin kymeti, onlarn miktarna deil, hangi kalbî keyfiyetle îfâ edildiine baldr. Nitekim Cenâb- Hak, âyet-i kerîmede öyle buyurmaktadr:
“O (Allah) ki, ölümü ve hayat, hanginizin amel bakmndan daha güzel olduunu imtihan etmek için yaratmtr…” (el-Mülk, 2)
Dikkat edilirse Cenâb- Hak bu âyet-i kerîmede; “ekserü amela” deil “ehsenü amela” buyuruyor. Yani Allah katnda “çok amel”in deil, “ihlâsla yaplan sâlih amel”in mühim olduunu haber veriyor. Amelen geri kalanlar nesebleri ileri götüremedii gibi, söylemleri de ileri götüremez.
Dünyann neresinde hangi zamanda ve hangi mekânda olursa olsun, adalet elbisesi giydirilmi zulüm karsnda taabbudi amelinin snr ve hukukunu muhafaza etmek için murabt ve mücahid olmak gerekir. nsan amellerinin sahih olmasn garanti edemez. Salih amellere öyle gizli afetler karr ki brakn onu def etmeyi anlamaya bile kudreti yetmez. nsann kendi amellerindeki salah dahi hak etmedii biliniyorsa, hiç kimsenin bilmedii gaybi karlklar hakknda ne diyebilirsin? nsan amelle hem mahlukiyetini hem de merzukiyetini gerçekletirmektedir. Halk’la olan ilikiler yani mahlukiyet salihat ile Rezzak’la olan ilikiler yani merzukiyet ise tayyibat ile gerçekletirilir. Kulun merzukiyetinin bir üst basama ise memnuniyettir. Memnuniyet, kula kaybettii ihlas kazandrarak bir minnet (ilahi ihsan) baheder. Zira minnet hak etmediimiz bir rzktr. Mü’min amelden önce Allah’tan bir bedel talep etmekten bütünüyle syrlmal, nefsinin aciz olduunu idrak etmeli, el-Mennân olan Allah’n kendisine bahettii nimetlerin ükrünü eda edemeyeceini kabul etmeli, nihayetinde külli bir cihada girimelidir. Dinde cihadmz kadar canlyz!
Yazar: Mustafa Çelik |
08-05-24 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||