
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 443 |
Eski ve yeni
Takent’te, Özbekistan’da 1990’larn bandan itibaren yaayan ve ticaret yapan bir dostumuzla sohbet ediyorduk. Eskiyle yeniyi kyaslamasn istedim. Sovyetler Birlii emsiyesi altndan yeni çkm ve o dönemin kodlarna göre programlanm bir ülkeyle, bugünün daha modern ve özgür Özbekistan’n karlatrdnda, u tespitleri yapt:
“Eskiden hürriyet yoktu, doru. nsanlar büyük bir bask altndayd. Cemaatle namaz klmak bile problem oluturuyordu. Ama ekonomik istikrar ve güven vard. Devlet, gümrükleri ve piyasay sk bir ekilde denetledii için, bütçe fazla açk vermiyor, enflasyon görülmüyordu. Güvenlik noktasnda da, rejimin snrlarn biliyorduk, neye dikkat etmemiz gerektii belliydi. Krmz çizgileri amadmzda, sakin bir ekilde yaayp gideceimizin garantisi vard. u anda ise, evet, özgürlük geldi. Basklar kaldrlyor. Ekonomik ve sosyal alanda liberal diyebileceimiz reformlar hayata geçiriliyor. Ancak bütün bunlarn bedeli olarak istikrar sarslyor, dünyaya açldkça dünyann bir sürü problemi de gürül gürül içeri akyor. Ekonomik belirsizlik insanlarn ahlâkn bozar ve ülkeleri güvensiz hale getirir. Bunun baz olumsuz neticelerini imdiden yaamaya baladk bile…”
Ayn konuyu, birkaç ay evvel, Tunus’ta yal bir zata açmtm. “Siz hem Habib Burgiba dönemini hem de Zeynelâbidin bin Ali dönemini gördünüz. 2011’den sonra yaananlar da dikkate aldnzda, eski günler hakknda ne söylersiniz?” diye sormutum. Cevab oldukça benzerdi: “Eskiye dair özlediim iki ey var: Ekonomik açdan belirsizlik ve sürpriz yoktu. Kazandmz belliydi, harcadmz belliydi, devlet piyasay sk biçimde kontrol altnda tuttuu için, vatandalar olarak bizler önümüzü görebiliyorduk. Sistemin tek bir hâkimi olduundan, spekülasyonlar ve ani ini-çklar yoktu. sizlik böyle yaygn deildi, herkes kendi küçük hayatnda bir eylerle meguldü. Özlediim ikinci ey de, emniyet ve güvenlik. Devletin varln her yerde hissediyor ve görüyorduk. Rejimin çizdii snrlara riayet ettikçe, banza herhangi bir olumsuzluk gelmezdi. Bugün söylendii anlamda özgürlük yoktu, fakat hrszlk, gasp, yankesicilik vs. de görülmezdi. Devletin yumruu tam karmzda durduu için, herkes korkar ve çekinirdi. imdi tam bir kaos ve baboluk var…”
Birbirinden binlerce kilometre uzakta, tamamen farkl serüvenler yaam iki farkl corafyadaki iki ayr ülkede, maziyle bugünün kyasnn bu kadar benzemesi epey dikkat çekici. Demek ki, toplumlara hâkim olan sosyolojik kaideler, zamanlar ve zeminler üstü benzerlikler tayor.
(Ayn mesele, Türkiye için de söz konusu edilebilir. Basklar ve yasaklar kalktkça, toplum tamamen zincirlerinden boanyor. Kural, kaide ve yaptrmn hiçbir ekilde kâr etmedii, herkesin kendi hevâ ve hevesinin peinden sürüklendii bir arenaya dönüüyor ülkemiz. Fikir özgürlüü, yolumuzu, kimsenin kimseyi dinlemedii ve hakikat diye bir derdin de olmad, korkunç bir kakofoniye çkard. Baörtüsü bir zamanlar kamusal alanda yasakt; “özgürlük mücadelesi” verildi, ancak bu sefer de okullara neredeyse bikini ve ortla gelinecek bir “özgürlük” paketini kucamzda bulduk. Yasa kaldralm derken, kurallar ve kaideler de berhava oluverdi.)
Demokrasi, özgürlükler, liberal ekonomi, küreselleme, bireyin bamszl, fikir hürriyeti… Günümüz dünyasnda idealize edilen ve adeta insanln ulaabildii en nihaî faziletler gibi gösterilen tüm bu mefhumlar, bugün artk bambaka balamlarda tartma konusu oluyor. Baskc rejimleri savunmak mümkün deil elbette, ancak onlarn yerine konan “özgürlük atmosferi” acaba halklara ne vaat ediyor? Snrsz özgürlükler idealize edilirken, bunun neticesinde ortaya çkan kuralsz ve babo kalabalklar nasl kontrol altnda tutulacak? Dünyann her yerinde örf ve gelenek örgüleri çözülürken, “deer” kavramn kim, neye göre tarif edecek? Meseleye biraz kafa yorduunuzda, can skc bir sürü detaya tesadüf ediyorsunuz.
Görünen o ki, dünyann gidiat ve yaananlar, demokrasi ve özgürlükler bata olmak üzere birçok modern mefhumun daha fazla tartlmasna yol açacak. Belki de bu tartmalar, insanl yeni sistemlerle ve formüllerle tantrr, kim bilir…
Yazar: Taha Kýlýnç |
15-06-24 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||