HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 323
Yazar: Ali Osman Aydýn
ANADOLU ÝHTÝLALÝ'NÝN KARNESÝ

ANADOLU HTLAL'NN KARNESFikir namusuna sahip Kemalist yazarlardan Sabahattin Selek, “Anadolu htilali” adl kitabnn sonunda, erken dönem cumhuriyet idaresinin bir karnesini çkarmaya çalr. “Neler baarld, neler baarlamad” gibi bir tasnife giriir.

Burada, ideolojik cambazlklara, manipülasyonlara tevessül etmeden baz deerli tespitlerde bulunur. Bunlardan bazlarn paylamak istiyorum.

Selek, “Laiklik, Türk toplumunun slam uygarlndan bat uygarlna geçebilme art idi” dedikten sonra, cumhuriyet idarecilerinin ‘laik bir devlet kurabildiklerini, ama laik bir toplum yaratamadklarn’(esefle) tespit eder. Bunun nedenlerinden bazlarn öyle sralar:

“Atatürk rejimi, gerçek anlamyla halkç olamam ve halkçlk bir özenti, bir fantezi halinde kalmtr.”

Selek, “fantezi” diyor ama propaganda demiyor. Oysa dorusu, halkçln bir propaganda aparat olduudur. Bu aparatla sadece muhalefet susturulmaz, ayn zamanda Osmanl tecrübesi de mahkum edilir. Ayn propaganda bugün de kuvvetli bir biçimde devam eder…

Selek halkçla sonra geri dönecektir. Ama bu arada devletçilik fikrini ele alr.

“Devletçilik fikri, Anadolu htilalinin felsefesinde kuvvetli bir unsur olarak mevcuttu. Mustafa Kemal Paa 1 Mart 1922 günü, Meclisi aç nutkunda, ‘kamu yararn dorudan doruya ilgilendiren kurumlar ve teebbüsleri devletletireceiz’ demek suretiyle, devletçi görüü tereddüde hiç yer brakmayacak kesinlikle belirtmiti. Fakat, zaferden sonra ihtilal, kendi felsefesine bu noktada ihanet etti.”

hanet ifadesi bugün için bile fazla cüretkardr. Zaferden sonra iddialardan bir bir vazgeçilmesi, reel politiin dayatmalarna boyun eilmesi, ktisat Kongresi’nde Gazi’nin “devletçilikten tek kelimeyle bile söz etmemesi”, Selek’i öfkelendirmi olabilir.

“17 ubat 1923 günü zmir'de toplanan ktisat Kongresi ile Yeni Türk Devletinin Milli kapitalist ekonomiyi benimsediini görmekteyiz. Gazi Mustafa Kemal Paa, kongreyi aç nutkunda devletçilikten tek kelimeyle bile söz etmemitir. Gerçi bu kongrenin biraz da politik sebeplerle düzenlendii sezilmektedir. Fakat, Lozan Antlamas imzalandktan sonraki uygulama, Türkiye ktisat Kongresinde beliren eilimin (Milli Kapitalist Ekonomi) Devletçe benimsendiini ortaya koymaktadr.”

Yani Türkiye milli kapitalist ekonomi ile “emperyalist sistem içinde kalmaya devam” edeceini ilan ediyor dünyaya. Peki Milli Mücadele’ye “yüklenen” “anti emperyalist” anlama ne oldu? Yoksa bu anlam, bir çarptma myd? Aslnda emperyalistlere kar olunduu falan yok muydu?

****

Selek 1923 ylndan 31’e kadar devletçi anlayn terkedildiini tespit ederken baarszln altn da cesaretle çizer:

“Devletçiliin yeniden benimsenmesi için 1931 ylna kadar beklemek gerekiyordu. Büyük bir hzla sosyal reformlarn gerçekletirildii bu sekiz yllk dönem, ekonomik faaliyet bakmndan tamamen baarsz geçmitir.”

lk sekiz yllk dönem, bugünkü cumhuriyet anlats içerisinde bize, bir ekonomi mucizesi olarak sunuluyor hala. Oysa selek “ekonomik olarak tamamen baarsz” olunduunun altn çiziyor.

“Emperyalizme ve kapitalizme kar olan ‘Anadolu htilali’, halkç ve devletçi karakterini, zaferden hemen sonra unutmu ve liberal ekonomiye dönmütür. Bu dönemde, tpk ttihatçlarn yaptklar gibi, bir milli burjuva yetitirme gayreti içine düülmü, ancak baz kimselerin zengin olmas salanmtr. Bizzat Atatürk'ün kendi adna çiftlik yapmas ve bira fabrikas kurmas, bu çabann tipik örneidir.”

Anadolu htilali, birlikte yola çkt hilafetçi, saltanatç kesimleri iktidardan sonra tasfiye etmi, söylemini bütünüyle deitirmiti. Ekonomik olarak da benzer bir yol izlendii Selek’in ifadelerinden anlalyor.

Bugün benzer tespitleri yapacak cesarette bir Kemalist yazar olduunu sanmyorum.

“Devletçilik, gerçek bir halkçlk anlayna uygun inançta ve biçimde yürütülmemitir.”

“Özel teebbüsün korunmas formülüyle, bilerek ve bilmeyerek, devlet teebbüsleri özel sektöre istismar ettirilmitir.

“Devletçilii baaryla yürütecek, eitilmi bir kadro yetitirilmemitir. Yalnz teknik eleman yetitirmekle devletçiliin baarya ulaaca kans, devletçi görüün en büyük yanl olmutur. Nitekim, devletin yetitirdii ve devlet teebbüslerini ellerine teslim ettii teknik elemanlarn i banda veya ayrldktan sonra özel sektöre hizmet ettikleri hakknda yüzlerce örnek verilebilir.”

“Devlet teebbüslerinin özel sektöre istismar ettirilmesi, devlet teebbüslerinin teslim edildii kimselerin i bandayken özel sektöre hizmet etmesi” yani görevi kötüye kullanma gibi çok önemli analizlere bugün pek rastlayamayz, cumhuriyete dair anlatlarn içinde. Aksine o dönem insani kusurlarn olmad bir asr saadet dönemi gibi tasvir edilir.

****

Selek, Halkçlk ilkesinin, üzerinde daha çok önemle durulmas gereken bir konu olduunu söyler. Fakat ilgili dönemde bu kavramlarla ilgili uygulamalar öyle analiz eder:

“Halk’ ve ‘Millet’ kavramlar birbirine kartrlmtr.

“Türk toplumunda snf farkllamasnn ve snf uurunun yeteri kadar belirmemi olmasndan dolay yanl bir inana kaplarak snflarn varl reddedilmitir.

“Snflar aras menfaat uyumazlnn azaltlmas ve karlkl menfaatlerin dengede tutulmas yerine, bu uyumazln tamamen kaldrlaca gibi bir hayali amaç güdülmütür.”

“Birtakm hukukî formüllerle halkçln gerçekleecei inancna varlmtr. Bu inanla, fertler, aileler ve snflardan herhangi birine imtiyaz tanmamann ve imtiyazsz toplum yaratmann saland kabul edilmitir, ‘köylü efendimizdir’ sözüyle çelimeye düülmütür.”

“Halkn zararna ileyen kurumlarn sökülüp atlmasna gerei kadar deer verilmemitir.”

“’Halkçlk’ daha çok politik yönüyle deerlendirilmeye çallm, ekonomik ve sosyal yönleri ihmal edilerek, bu açdan gerekli çaba gösterilmemitir.”

“’Halkçlk’ gerçek anlamyla idrak edilemedii için, ‘laiklik’ ‘devletçilik’, ‘devrimcilik’ ve ‘milliyetçilik’ lkeleri ksr bir anlayla uygulanmtr.”

“Yeni rejimin bütün zaaflarn bir noktada toplamak gerekirse, diyebiliriz ki, rejim, gerçek anlamda ‘Halkç’ olamamtr.”

“Bir baka yanllk da, ‘Devrimcilik’ ilkesinin, elde edileni korumak anlamna alnmas olmutur. Devrimcilik ister “èvolution” ister “révolution” karl kullanlsn, bu anlamda kabul edilemezdi. Kendi kendini inkârn bir örneini de bu yanllkta görmekteyiz.”

Devrimcilik gibi yenilenme esasna dayanan bir doktrinin, iktidar elde edildikten sonra “yenilenmeye kar” bir argüman olarak kullanlmas trajikomiktir.

Cumhuriyetçi kadrolarn büyük önem verdikleri bir takm kavramlarla ilgili tutumlarn anlatyor kitabnda bize, Selek. Onlarn, büyük iddialarnn içini dolduramadklarn, iktidar ile bulutuktan sonra idealizmin yitirildiini, vurguluyor.

Oysa biz yllardr, bu ölü domu kavramlar üzerinden bize kurtulu reçeteleri yazp duran gazetecilerin, siyasetçilerin bombo retoriklerini dinliyoruz. Selek bu kavramlarn en yüksek sesle dillendirildikleri zaman bile sadra ifa olmadklarn anlatyor.

Sabahattin Selek/ Anadolu htilali- Sf. 706-711

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ali Osman Aydýn
22-06-24
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ANADOLU ÝHTÝLALÝ'NÝN KARNESÝ
Online Kii: 26
Bu Gn: 681 || Bu Ay: 5.773 || Toplam Ziyareti: 2.928.866 || Toplam Tklanma: 58.612.909