HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 457
Yazar: Yusuf Kaplan
Kültürel inkâr’dan kültürel intihar’a…

Kültürel inkâr’dan kültürel intihar’a…Çok tehlikeli bir süreçten geçiyoruz… Ülkenin çocuklar slâm’ terkediyor hzla.

Dünyann çocuklar, Gazze’deki destans direniten ötürü slâm’a hayran kalarak slâm’a yönelirken, Harvard’n, Chicago’nun, Colombia Üniversitesi’nin çocuklar slâm’a yönelirken, bin yl slâm’n bayraktarln yapan, dünyaya adaletin, merhametin ve bir arada yaamann ne demek olduunu öreten aziz bir medeniyetin çocuklar, bu topraklarn çocuklar slâm’ terk ediyor hzla ürpertici bir ekilde…

ÇAI DA, KENDSN DE TANIYAMAYAN, MANKURTLAAN BR TOPLUM

Bir toplumu ayakta tutan, gelecee umutla bakmasn salayan, geleceini kuran olmazsa olmaz dinamikler vardr: Müterek inançlar, deerleri, tarihi, dili, medeniyet tecrübesi, aidiyet biçimleri, müterek hedefleri, hayalleri, idealleri ve gelecek tasavvurlar gibi.

Bunlar bir toplumun olmazsa olmaz, vazgeçilmez asgarî müterekleri olarak tarif ediyoruz. “Din”, dil, kültür, tarih ve ortak gelecek tasavvuru ve ideali yok olmaya balayan toplumlar, kendilerini de, içinde yaadklar ça da anlayabilecek, analiz edebilecek, kritik edebilecek, yüzleebilecek gerekli entelektüel donanmdan da, özgüvenden de yoksun olacaklar için zamanla birbirlerine dümekten, bolua sürüklenmekten ve kaçnlmaz olarak yok olmaktan, tarihten sürülmekten kurtulamazlar.

BEN VE “ÖTEK”: SLÂM VE BATI

Türkiye’de sekülerizmin ne olduu, nasl doduu, dünyay nereye sürükledii ve Türkiye’deki alglan, tezahürleri, uygulan konusunda en çok yazan yazarlardan biriyim.

Yeni afak 1994 ylnda yayn hayatna atld günden bu yana Londra’dan, yerinden, sekülerizmin her bakmdan en güçlü ve ilginç uygulamasnn yapld bir yerden bizzat yaayarak, görerek, soluyarak yazdm yazlar dâhil, yaz ve fikir hayatmn younlat iki temel ekseninden biri genelde çada dünya ve felsefî temellerinin arkeoloji / kaz ve jeneoloji / soykütüü çalmas yaplarak görünür görünmez bütün yönleriyle anlalmas, özelde ise çada dünyann en bata gelen kurucu temelini oluturan sekülerizm sorunu’ydu.

kinci eksen ise, slâm dünyasnn hâl-i pür melâli ve buraya nasl geldii, bu çkmaz sokaa, tarihte yaadmz bu ikinci büyük medeniyet krizinin eiine nasl sürüklendii ve bu krizden nasl çkabilecei meselesiydi.

Özlü bir ifadeyle, ça ve kendi’miz meselesiydi üzerinde derinlemesine kafa yorduum iki temel varolusal meselem.

SLÂM’LA DA BATI’YLA LKMZ SI, SAHTE VE YÜZEYSEL

Biz kimdik? Nereden nereye sürüklenerek buralara gelmitik? çinde yaadmz ça, nasl bir çad, bizim bu ça’la kurduumuz iliki nasl bir ilikiydi?

Sonuçta yaptm okumalar beni uraya getirip brakverdi: Ne kendimizi biliyoruz, ne de ça?

Ça’n da dndaydk, kendimiz de olamyorduk bir türlü.

Kendimizle ilikimiz de, ça’la / Bat’yla ilikimiz de hem simülatifti (sahteydi); hem de grotesk’ti (s, sahte ve yüzeysel’di).

O yüzden iki arada bir derede skp kalmtk, bir oraya bir buraya doru yuvarlanp duruyorduk.

Müslümanlmz da sahici deildi, sekülerliimiz ya da modernliimiz de. Çilesi çekilmi, bedeli ödenmi bir Müslümanlk da, sekülerlik ya da modernlik de deildi. Yapayd, s, sahte ve yüzeysel’di.

Bu çok tehlikeli bir durumdur bir toplumun imdi’si ve gelecei için: Toplum toplum olma özelliklerini; youn bir fikrî çabann sonunda özümseyerek, çilesini çekerek, bedelini ödeyerek yani hak ederek kazanamam demektir. Hakikat deil sahte hükümrandr orada. Hakikatin deil sahtenin kavgas veriliyor demektir o noktada. Bütün kavgalar da, gerçek deil, sahtedir ayrca. Gerçek meseleler üzerinden deil, sahte meseleler üzerinden giriilen kavgalardr öylesi bir toplumda. Sahte bir toplum var, demektir orada. nançlar, deerleri, aidiyet biçimleri, tarihi, kurumlar oturmam, s, sahte, kolayca çatrdamaya hazr yeri ve zaman gelince çökecek bir toplum var demektir.

Geçmi’i ve imdi’si belirsiz bir toplumun gelecei de karanlktr. Geçmi’i ve imdi’si köksüz bir toplumun gelecekte kök salabilmesi, gelecee uzanabilmesi de ham hayalden ibarettir.

Bu toplum nereden gelip nereye gidiyordu; daha dorusu nereden gelip nereye doru sürükleniyordu; en dorusu da, aslnda bu toplumun bir meçhûle, bir çkmaz sokaa doru sürüklendiini biliyor, görüyor muyduk; sadece toplum olarak deil, ülkenin entelijansiyas olarak?

Ne olduunu bilmeyen, nereden gelip nereye doru gittiini (açkças, sürüklendiini bile) idrak edemeyen, ça da, kendisini, kendi kültürünü, deerlerini, tarihini, medeniyet birikimini, ruhunu da tanyamayan, tastamam metamorfoz yiyen, mankurtlaan bir topluma dönüüvermitik iki asrlk modernleme / sekülerleme tarihimizin bizi getirdii noktada.

TÜRKYE, KMLKSZLNN KÖLESDR!

u an Türkiye köledir: Kimliksizliinin kölesi. Yönünü, yörüngesini ve ruhunu yitirme çukuruna sürüklendii için köksüzlüünün kölesi. Bin yl dünya tarihini yapan medeniyet dinamiklerini dinamitledii ve çocuklarn mankurtlatran sömürgeci bir eitim, kültür ve medya rejiminin esareti altnda eittii (“öldürdüü”) için tarihsizliinin, ufuksuzluunun ve geleceksizliinin kölesi.

Tek kelimeyle: Laikçiliin kölesidir! Laiklik deil laikçilik. Dokunulmaz kutsal inek ilan edilen laikçiliin kölesidir bu ülke. Laiklik herhangi bir ideolojidir; laikçilik ise, o ideolojinin din haline getirildii bir paganizm biçimi.

Laikçilik diye bir pranga geçirilmitir boynuna Türkiye’nin! nançlarn, deerlerini, tarihini, geleceini imha ediyor toplumun bu “pranga”.

Eitim, kültür ve medya rejimini kendi inançlarmz, deerlerimiz, tarih tecrübemiz, medeniyet ruhumuz ve dinamiklerimiz dorultusunda silbatan yeniden ina edemezsek, toplumu kendi ellerimizle kendini, inançlarn, kültürünü, deerlerini, tarihini, medeniyet birikimini inkâr ederek intiharn eiine sürüklemekten baka bir ey yapm olmayacaz!

Her zaman söylediim gibi: Tanpnar, yaadmz modernleme / laikleme tecrübesini kültürel inkâr olarak tarif etmiti.

Bendeniz de bir adm daha öteye giderek u tarihî uyary yapyorum: Bütün kültürel inkâr giriimleri kültürel intiharla sonuçlanr!

Benden uyarmas.

Vesselâm.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yusuf Kaplan
24-06-24
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Kültürel inkâr’dan kültürel intihar’a…
Online Kii: 22
Bu Gn: 515 || Bu Ay: 5.607 || Toplam Ziyareti: 2.928.654 || Toplam Tklanma: 58.608.764