
| Kategori : / -ÝZMLERE DÂÝR | Okunma Says: 620 |
Uzun uzun anlatacak deilim. Ksadan söyleyeyim: Bugün Türkiye’yi a noktasndan b noktasna selamet içerisinde, toplumsal bar içerisinde, bir arada yaama kültürü içerisinde götürmek isteyen her salkl politik hareketin tek, bir tek ajandas olmaldr: “Bir akl dlk ideolojisi, bir akl tutulmas olan Kamalizm’i bertaraf ederek Türkiye’ye temiz, kl, tehlikesiz bir sayfa açmak.”
Niçin böyledir bu? Çünkü Kamalizm bir oligarik tiranlk biçimidir. Türkiye’nin bütün noktalarna, adna “Türkiye’yi durdurmak” diyebileceimiz ekilde sirayet ederek memleketi “biz ve ötekiler” eklinde karpuz gibi bölmütür. Kendisine düen dilimin getirdii konforla kendisine benzemeyen herkesi ve her eyi yerle yeksan etme yoluna gitmitir.
Bugün Türkiye’de Anadolularn, düük gelirlilerin, Kürtlerin, Alevilerin, Sünnilerin, aznlklarn, köylülerin yaad bütün “ontolojik skmalar”n icat edicisi de, müsebbibi de, sürdürücüsü de Kamalizm’dir.
Bu, burada bir durmasn. Bunu biraz gelitirelim.
Yönünü ngiliz odakl emperyalist tecrübenin emir ve talimatlarna dönmü, Türkiye’yi hem içeride hem de darda bütün iddialarndan vazgeçirmi, mübarek ve muhteem Kurtulu Sava’mzda birlikte hareket ettii tüm toplumsal kesimleri kazklam, Türkiye’nin tutulabilecek bütün köelerini tutmu, modernlemeden naylon çorapla Cumhuriyet balosunu anlam Kamalizm, arkasna snd Mustafa Kemal kartyla toplumu lal etmi, can her istediinde seçimle gelmi iktidarlar darbeyle devirmi, ekonomiyi ve toplumsall gönlünce dizayn etmi bir saçmalktr.
Dümdüz, apaçk konumak gerekirse 23 yldr AK Parti’nin bu akl dlk ideolojisini yenmesini, tarihin çöp tenekesine yollamasn umut ediyorum. Fakat sanrm bu artk bu bo bir hayalden ibaret.
Yalan yok. AK Parti, 2002-2008 arasnda bu hesaplamay yapamayacan pekala biliyordu. 2008 sonras eline bir frsat geçtiini hissetti ancak bu sefer de memleketin bana gelmeyen kalmad. Biz de hep “dur bakalm, sra naslsa Kamalizm’e de gelir” diyerek bekledik.
15 Temmuz sürecinden sonra ben “tamam ite, tam sras artk” demitim. Ama srann Kamalizm’e gelmesini bir yana brakalm, 15 Temmuz süreci sonras Kamalizm, bence kendisinin de hiç ummad ekilde “prime dönem” diyebileceimiz bir dönem yaamaya balad.
sonunda geldi geldi, Kastamonu’da, AK Partili vekil bilmem kimin de katlmyla apka ve Kyafet Devriminin bilmem kaçnc yln cokuyla kutlamaya dayand. Ne diyelim, “Kamalizm’i de ikmal ettik elhamdülillah. Allah mübarek etsin.”
Ve fakat küçük bir sorunumuz var. apka ve Kyafet Devrimi, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve Dil Devrimi, kendisi üzerinden en çok “operasyon yaplan”, en çok insan öldürülen, öldürülmeyenlerin bertaraf edildii devrimler. Yanlyorsam lütfen düzeltin. 1930’da AK Parti Kastamonu vekili bilmem kim, banda apkas olmadan apka ve Kyafet Kanunu kutlamasna katlsayd en iyi ihtimalle birkaç yl hapis yatard. Neyi kutladlar acaba?
Bence unu kutladlar: AK Parti’de Türkiye’nin müesses nizamyla yani “oligarik Kamalizm ile hesaplaalm” diyen herkesin seneler içerisinde ya tasfiye edilmesini ya da etkisizletirilmesini.
Biliyorum. imdi AK Partili bir takm zevat bu yazy okuyunca “puff, bu slamclar da hiçbir eyden anlamyor, Türkiye’yi de dünyay da okuyamyorlar, Kamalizm ile barmann nesi kötü ki?” diyecekler ama onlara kötü bir haberim var. Dünyay da, Türkiye’yi de, soka da okuyamayanlar asl kendileri. Bildikleri en son siyaset teorisi 1980’lerin ikinci yarsnda tedavülden kalkm bu adamlar, AK Parti’nin Kamalizmle barmasnn çok hayrl sonuçlar douracan öyle fsltyla falan deil, yüksek sesle söylüyorlar artk. Kendi itikatszlklarn toplumun bütününe yaylm zannediyorlar.
Oysa olay illa Kastamonu’da geçecekse bizim nerede duracamz çok açktr. Milli Mücadele’ye, Kurtulu Sava’na destek vermek için 19 Kasm 1920’de Kastamonu Nasrullah Camii’nde olaanüstü bir hutbe irad eden Mehmet Akif’in yandr yerimiz. Cumhuriyet kurulunca kendisine kazk atlan, gönüllü sürgüne giden, yapayalnz geçirdii bir hastalk sürecinin sonunda yapayalnz ölen, üniversitenin gençleri imdada yetimese tabutu yerde kalacak bu stiklal airi, öyle haykrmt dünyaya: “Ey cemaat-i Müslimin! Hepiniz bilirsiniz ki buhranlar içinde çrpnp duran bu dini mübin, bu mübarek yurt bizlere vediatullahtr. Kahraman ecdadmz bu suphanî vediay siyanet urunda canlarn feda etmiler, kanlarn seller gibi aktmlar, muharebe meydanlarnda ehit dümüler; Rayet-i slam’ yerlere düürmemiler. Mübarek naalarn çinetmiler; eriatin harimi pakine yabanc ayak bastrmamlar. Babadan evlâda, asrdan asra intikal ede ede bize kadar gelen bu emaneti kübraya hyanet kadar zillet tasavvur olunabilir mi? Yoksa bizler o muazzam ecdadn ahfad deil miyiz? Ayar eline geçen Müslüman yurtlarnn hali bizim için en müessir bir levha-i ibrettir.”
Yazar: Ýsmail Kýlýçarslan |
27-08-24 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||