HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / HUKUK HÝKÂYELERÝ
Okunma Says: 492
Yazar: Yasin Aktay
Bu anayasa herkesin içine bir Kenan Evren ekmiþ

Bu anayasa herkesin içine bir Kenan Evren ekmi“Belirli bir düünce geleneinde düünülemez alan geniletildiinde ve yüzyllar boyunca sürdürüldüünde, akln entelektüel ufuklar azalr ve eletirel ilevleri daralr ve zayflar çünkü düünülmezin alan daha kararl hale gelir ve düünülebilir olan için çok az yer kalr. Düünülmeyen, belirli bir logosferde düünülemez ilan edilen birikmi sorunlardan oluur. Logosfer, düüncelerini, temsillerini, kolektif hafzalarn ve bilgilerini birletirici bir dünya görüü (ideoloji) olarak iddia edilen temel ilke ve deerlere göre ifade etmek için ayn dili kullanan herkes tarafndan paylalan dilsel zihinsel alandr.”

Cezayirli mehur slam reformcusu Muhammed Arkoun’un bu sözleri (The Unthought in Contemporary Islamic Thought, Dar el-Saqi, 2002, s. 12) aslnda slam düünce geleneini eletiriye açmak üzere skça tekrarlad sözlerden. Ona göre ilk bata önceki geleneklerde düünülemez ilan edilmi birçok sorunu, birçok alann düünülebilir olduu iddiasyla gelerek devrimci bir rol oynayan slam düüncesi de zamanla kendi geleneini oluturup yüzyllar içinde bu düünülemeyecek alanlar alabildiine artrm, böylece slami akln entelektüel ufuklarn azaltm, eletirel ilevlerini daraltm ve zayflatmtr.

Arkoun’un verdii en önemli örnek Kur’an’n yaratlp yaratlmam olmas meselesinin tarih içinde ald ekil. Bu alanda zamanla iktidar olan bir kesim önemli snrlar koyarak alan düünceye kapatmtr Arkoun’a göre. Böylece slam düünce tarihi içinde gerçeklemi olan böyle bir çevrim (devirdii eskinin aynsna dönüme) slam düüncesini aslnda bir bakma baka dier bütün düünceler nezdinde sradanlatrr, farkszlatrr. Böylece Müslümanlarn da bakalarnda fark kalmam olur. Onlar da düüncede belli bir konum yakaladklarnda kar çktklaryla ayn izleri takip eder, siyasi iktidara geldiklerinde de yine dierleriyle ayn eylem çizgisini takip ederler.

Açkças, Arkoun’un bu sözleri slam düüncesi için çok büyük bir hakszlk. slam düüncesi içinde düünülemez dedii alanlarn hiçbiri hiçbir zaman düünülemez olmamtr, ne geçmite ne bugün. Kur’an’n mahluk olup olmad düünülemez deil, düünülmü ve düüncenin bütün gereklerine uyularak çürütülmü bir iddiadr. Buna ramen her dönemde ayn düünceye tekrar dönüp onu tekrarlayanlar olmu, karlarnda bazen düünce anlamnda güçlü muhataplar bulmu bazen bulamamlardr. Bir düüncenin resmi görü haline gelmi olmas onun düünülmesine veya kabul edilmesine kar baz snrlar koymu olabilir zaman zaman. Ona bakarsanz, Kur’an’n mahluk olmadn düünmenin önünde de hemen öncesinde çok kat snrlar olmutur. slam tarihindeki ilk büyük Mihne olay tam da o düünülemeyeni düünmü olduu iddia edilen özgürlükçü Mutezililer tarafndan uygulanmtr. O dönemde Abbasi Halifesi olan Memun Mutezile’ye mensuptur ve düünceleri de resmi görü mesabesinde olup baka türlü düünenlere bask yapmaktadr. Ancak Kur’an’n, yani Allah kelamnn yaratlm olup olmad tartmas böylesi resmi görü konular olarak belli kstlamalara konu olmusa da slam filozoflar, alimleri, düünürleri hiçbir zaman bu konuda düünmekten ve her iki dorultuda tezler ileri sürmekten geri durmamlardr.

Arkoun Kur’an’ harfi harfine Allah’tan vahiy sayanlarn, bu vahiy hakkndaki kendi yorumlarn da neredeyse vahiy saymak gibi bir otoriterlikle hareket etmelerinin yaratt sorunlara iaret ediyor. Elbette Kur’an vahyi Allah’tan olsa da onunla ilgili hiçbir yorumumuz Allah’tan deil, beerdendir. Bunu en banaz sandnz kii bile bilir aslnda. Ama bu özdeletirmenin en basit örneinden hareket ederek slam düüncesine bu kadar büyük bir banazlk atfedip genelletirmek hem Arkoun’un hem de bütün tarihselcilerin en büyük skandallarndandr. Kader meselesi olsun, irade meselesi olsun, ruh ve beden meseleleri olsun, akla gelebilecek bütün çetrefil meseleler olsun slam düüncesinde bunlar “düünülemez” veya “düünülmez” klacak hiçbir otorite hükümferma olmamtr. Kur’an- Kerim’in kendi bariz söylemi sürekli her eyi düünmeye, akletmeye, tefekkür, tedebbür ve sorgulamaya, bu konularda en ar sorularla özgüvenle yüzlemeye bir davettir.

Müslümanlar tarihte hangi konuyu düünmekten kaçnm, hangi sorunla yüzlemekten çekinmitir? Bugün de slam bu konuda büyük hiçbir eyi düünmekten, hiçbir gerçekle yüzlemekten kaçnmayacak, çekinmeyecek bir özgüven vermektedir.

Arkoun’un slam düüncesine yönelik bu eletirisi haksz derken bir yandan da onun bu tartmay öne sürdüü tarihe, Müslümanlarn koullarna da insafla davet ettik hep. Arkoun’un Müslümanlara yönelik bu eletirileri yapt dönemde bütün Müslümanlar balarna dikilmi sömürge idarelerinin dayatt resmi ideolojilerin “düünülemez”, “dokunulamaz”, “deitirilemez” ilan ettikleri yasak alanlarn arasnda kendilerine kalakalm ancak darack hücrelerde yaayabiliyor, düünebiliyorlar. Mesela Türkiye’de Müslümanlarn önündeki “düünülemez” alanlar slam düünce gelenekleri tarafndan m dayatlm yoksa bizzat balarnda bulunan idarelerin ilan ettii ideolojiler tarafndan m?

Bugün Kemalizmin “düünülemez” ilan edilmi alanlarn ölçmeye kalksak 780 bin kilometrekare alan kaplar. Son yazmzda bir dokunduk, kaç tane mayn patlamas sesi duyduk. Daha Osmanl’nn Filistin cephesinden balayan çöküü ve ardndan ngiliz igali altndaki Türkiye’de Cumhuriyete geçiin gerçek artnamelerini düünemiyoruz. Tamamen halka ramen on binlerce insannn hayatna mal olacak ekilde gerçeklemi deiimlerin nasl “halk için” olabildiini de… Ne kadar baarl ve kurucu da olsa birileriyle ihtilafl, kavgal, tartmal bir beerin bütün yaptklarnn, sözlerinin nasl tartlmaz, mutlak ve referans haline gelebildiini de…

Bu noktaya Arkoun’dan dolap gelmemin sebebi Arkoun gibilerden esinlenen baz ilahiyatçlarn onca eletirel lakrddan sonra gelip Kemalizm’e saplanmalarnn makamn da sras gelmiken göstermi olmak: Hidayetten sonra delalete ne uruna katlanlabilir?

Zaten her taraf deimi bulunan bir anayasada bu saatten sonra ilk 4 maddeye de dokunulmayacaksa o zahmete girmeye hiç gerek yok dedik. Çünkü bu anayasaya 12 Eylül darbe anayasas vasf veren ey dier anayasalarda olmayan bu buyurgan ve ideolojik içerikten bakas deil. Eer hedef 12 Eylül darbe zihniyeti ise o zihniyet sadece orada var. nsanlarda yeni anayasayla ilgili muhtemel bir heyecan uyandrabilecek tek konu bu olabilir. imdi yeni anayasa deyip o maddelerle ilgili bir sorun yok denilirse, brakn dank kalsn demek çok daha hayrl olur. Neticesinde o zihniyete bir kat daha dokunulmazlk zrh kazandracak bir mevzu neden açlsn ki?

“Deitirilmesi teklif dahi edilemez” cümlesinin içerdii buyurgan dil en çok bizim toplumsal karakterimizi, kiiliimizi kötü etkiliyor, hatta belirliyor demitik ya. Baksanza bu kadarlk bir tartma teklifine karlk ne kadar çok insan bu içeriin ne CHP’liliine ne 12 Eylül darbeci kökenine bakmadan birer diktatör kesilmi. Meer bu anayasa dili herkesin içine birer diktatör ekmi. Tohum vermi her diktatör de en kaba, en buyurgan ve tehditkâr diliyle düünülemeyecek, geçilemeyecek yasak alanlar bararak, höykürerek, buyurarak söylüyor. Hayrdr 12 Eylül diktatörünün kapatt alanda size ne miras kalm?

Sözü bitirirken Arkoun’a da hakszlk etmemek adna onun tam da slam ülkelerinde sömürge sonras artlarda kurulmu diktatörlüklerin düünce alannda oluturduklar snrlarn çok daha kesif “düünülemez” alanlar oluturduklarn ve giderek bunun daha akut bir sorunumuz haline gelmi olduu tespitini de yapm olduunu kaydedelim:

“Müslüman ülkelerde, bu politika düünülemez ve düünülmeyenin alann geniletmeye yardmc oldu çünkü entelektüel ve kültürel faaliyetlere, devlet tarafndan uygulanan yukardan sansür ve kamuoyu tarafndan uygulanan aadan sansür, özellikle dinle ilgili konulara ikili bir sansür uyguland ve hala uygulanyor. Birçok entelektüel, bu ikili kontrolü Ulus veya din adna içselletirmeye geldi ve dardan zaten dayatlana öz sansür ekledi.”

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yasin Aktay
21-09-24
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Bu anayasa herkesin içine bir Kenan Evren ekmiþ
Online Kii: 24
Bu Gn: 220 || Bu Ay: 5.313 || Toplam Ziyareti: 2.928.259 || Toplam Tklanma: 58.600.596