
| Kategori : DÜNYADA NELER OLUYOR / ÝSLÂM ÂLEMÝ | Okunma Says: 270 |
Önceki yazmz, Nasrallah ile ilgili iîlik ayrmn bizim yapmadmz, ancak bu ayrm sözleri ve menfur uygulamalaryla onun kendisinin yaptn söyleyerek bitirmitik.
Bu, eyin eyliine dair bilginin önce eyin kendisinden gelmesi nedeniyledir. Örnein tan kendisi hakknda verdii ilk bilgi soukluu ve sertliidir. Bu ilk -saf- bilgi, tala kurduumuz çarpma (ac verme), yer deitirme (sökülme), maden çkarma (kymetlenme), ileme (ekil verme), kullanma (bina, set ve köprü yapma) vb. ilikilere göre farkl nitelikler yüklenir.
Kendisinden bilgi verme cihetinden insann durumu tankinden farkl deildir. Bu balamda insan önce ekaliyle sonra hâl ve hareketiyle kendisinden bilgi verir.
Din, insann ekaline (boy, renk vs.) deil hâline ve hareketine itibar eder. Çünkü hâl ve hareket ayn zamanda mümin olmak, kafirlik, zalimlik, fasklk, münafklk…tan birini ya da birkaçn (zalim ayn zamanda kafir de olabilir) seçmeyi ihtiva eder.
Nasrallah’n hâl ve hareketlerine bakarak onun bir iî olduunu söyleriz ki, bu da -önceki yazmzda zikrettiimiz üzere tekfiri mümkün olmad için- onun müesses nizamn dnn içinde konumlandrlmasn beraberinde getirir. Zira ia demek, itikat ve amelden önce siyaset bakmndan ana akmdan (düünce ve amelden, iktidardan) ayrlmakla kalmayp, kendi üstünlüünü dayatan demektir.
Bu balamda bir iî olarak Nasrallah için bir hata-sevap cetveli çkarmamza gerek yok. Çünkü özellikle Suriye’de Sünnilerin ve oradaki iî cuntaya kar çkanlarn kanlar onun ellerine yapmtr. Bu katliam, tehcir, sindirme ve mezhepçilii hortlatma sürecine mahsus bilgiler -ne yazk olumsuz etkileri bugün de devam eden- canl tablolar hâlinde orta yerde durmaktadr.
Bizim Nasrallah üzerinden söylemek istediimiz asl ey, ran’n kurduu ve yönetimini Nasrallah’a verdii Hizbullah ile Yemen vd. yerlerdeki örgütlerinin hareketlilii üzerinden Sünnîleri pasiflikle, Müslüman olmayan yöneticilere tabi olmakla ve daha da önemlisi er güçleriyle ibirlii yapmakla ya da en azndan onlara bakaldrmamakla suçlamas ve kendisini söz konusu örgütleriyle birlikte zulme bakaldran, slam’ yayan, müstaz’aflara yardm eden… bir güç olarak konumlandrmak istemesidir.
Bunda siyasetle mayalanm bir anlayla kar karya olduumuz aikardr ve birçok somut örnei tarihimizde de yerleiktir. Sffin sava, Kerbela vaheti… vb. daha eski defterleri paranteze alarak, salt kendi kavmimizin tarihinden baktmzda, ia temelli Batnîliin, Abbasilerin inkraznda slam’n ihyasn tek bana gerçekletiren Selçuklular’dan bugüne kadar hemen her devirde Müslüman iktidarlarn bana bela olduunu görürüz.
Batnîliin snâaeriyye, smailîliyye, Gâliyye, Râfizîyye, Velayetçilik vb. adlara, Hasan Sabbah, ah smail, Kasm Süleymani, Nasrallah… gibi zatlara sahip olmas, hareketin zamana ve mekana tabi bir farkna deil, sadece siyasetteki sürekliliine iarettir.
Buna ramen biz, Temmuz 2017’de galci srail’in Mescid-i Aksa çevresinde metal dedektörler yerletirmeye kalkt günde söylediimiz u hususlarda bugün de srarlyz:
“Müslümanlarn, ulus ve kabile devletlerine, Batllarla iliki düzeylerine ramen (hatta bunlar birer gerçeklik olarak içlerine sindirerek), slam dünyasna yönelmi ve yönelebilecek igaller, basklar ve zulümler karsnda, ümmet ve uhuvvet kavramlarn (ortak-pazardan, saldrmazlk anlamalarna kadar) yeni zamana uygun bir mahiyetle tamalar ve dolaysyla bir olmasalar bile birlikte olmalar mümkündür.”
Ancak bu temenni ve bundaki srar, ran’n ABD-SiyoNazilere kar yapt güncel ataklarn moral etkisiyle, iîlerin Nasrallah yönetimindeki Hizbullah üzerinden son örneini Suriye’de verdikleri ar zulmü, orada Haçllar durdurmak adna kendisi de son tahlilde bir Haçl olan Ruslara alan açmalarn göz ard etmemize sebep olamaz.
Bu safhada “Aalm artk u Sünnî – iî ayrmn” demek tesirli görünse de hiç inandrc deildir.
Zira, bu söyleyi dinden ve tarihi gerçekler kadar bölge gerçeklerinden de kopuktur.
Sünnîlikle ia’nn din-iktidar ilikilerinde öncelikle ia tarikatnn mülk üzerinden pür siyaset gütmesi yüzünden ayrtklarn bilmeyenlerin, “Ben melamet hrkasn / Kendim giydim enime / Ar u namus iesini / Taa çaldm kime ne” romantizmiyle mest olanlarn söz konusu kopukluu idrak etmeleri mümkün deildir.
“Bir olamasak bile birlikte olmamz mümkündür” sözünün kuvveden fiile çkabilmesi için önce din’in din olarak dosdoru anlalmas, ardndan yeni siyasetin elbirliiyle oluturulmas gerekmez mi?
Yazar: Ömer Lekesiz |
03-10-24 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||