
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 592 |
ve sosyal hayatmzda, yetki sahibi olduumuz alanlarda, çounlukla temsiliyetten ziyade teslimiyeti önemsiyoruz.
Kendimizi aktif bir ekilde ifade etmek, haklarmz savunmak ve "ben" demeye cesaret etmek yerine; pasif bir ekilde itaat etmeyi, biat etmeyi ve sorgulamamay tercih ediyoruz.
Peki, bu durum bizi nereye götürüyor?
Temsiliyet, özünde aktif bir duru sergilemeyi gerektirir.
Kendi düüncelerimizi, deerlerimizi ve inançlarmz özgürce ifade edebilmek, gerektiinde "hayr" diyebilmek, eletirebilmek ve sorgulayabilmektir.
Ksacas, özne olmaktr.
Özne olmak, kendi hayatnn sorumluluunu almak, kendi kararlarn vermek ve kendi yolunu çizmek demektir.
Bakalarnn beklentilerine göre deil, kendi deerlerine göre yaamaktr.
Teslimiyet ise tam tersine, pasif bir kabullenitir.
Karmzdakinin her dediini onaylamak, boyun emek, kendimizden vazgeçmek ve nesnelemektir.
Teslimiyeti temel alan bir toplum geliemez ve üretemez.
Düünmeyen, sorgulamayan, biat eden bireylerden oluan bir toplumun gelecei karanlktr.
Bu tür toplumlarda ehliyet ve liyakat yerini adam kayrmacla, yeterlilik ise teslimiyete brakr.
Sonuç ise vasatln, çapszln ve yetersizliin hüküm sürdüü bir düzen olur.
Bu düzende "farkl" olanlar, "düünen" olanlar ve "sistemi sorgulayan" olanlar dlanr, ötekiletirilir ve susturulur.
Maalesef makbul olan da tam olarak budur.
Eitim sistemimizden, aile yaplarmza kadar her ey bireyleri "itaatkâr" ve "sorgulamayan" nesiller olarak yetitirmeye odakldr.
Böylece "otoriteye itaat" ve "sorgulamama" alkanl küçük yalardan itibaren bireylere alanr.
Oysa gerçek bir gelime ancak "düünen", "üreten" ve "sorgulayan" bireylerle mümkündür.
Temsil ettiimiz deerlere, inançlarmza ve bireyler olarak bize en büyük zarar verenler, "temsil etme" yeterliliinden yoksun olanlardr.
Bu nedenle, hangi sahada olursa olsun, o alanda "kimlerin" öne çktna dikkatlice bakmalyz.
Konutuumuz konulara, tarttmz meselelere ve gündeme getirdiimiz eylere "nasl" yaklatmza da...
te toplum olarak "nerede" olduumuzun ve "nereye" gideceimizin cevab tam da burada yatyor.
Temsiliyet, ehliyet ve liyakat ile ilgili bir kavramdr.
Eer temsiliyet, "teslimiyet" ile e anlaml hâle gelmise orada ciddi bir sorun var demektir.
Bu durumda ne etkin çözümler üretebilir ne de var olan sorunlara bir bak açs getirebiliriz.
Kendimizi, deerlerimizi ve inançlarmz "temsil etme" cesaretini göstermeli, "teslimiyet" bataklna saplanmaktan kaçnmalyz.
Çünkü "temsiliyet" olmayan yerde "teslimiyetin" de hiçbir anlam yoktur.
Yazar: Murat Kubat |
11-10-24 |
||
| E mail: dirilispostasi.com | Tweet | ||
| AHMET FURKAN | |||
Allah'a teslim olmak, temel deðerlerini temsil etmek |
Tarih : 12-10-24 | ||
Allah'a teslim olmak, temel deðerlerini, Ýslâm'ý, aileyi, milleti, vataný en iyi ve doðru temsil etmek vicdanî, ahlâkî, insanî bir vazifedir. |
|||