
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 453 |
Ortaokulda okuyan torunlarmn yazs berbat. (Artk ortaokul yok, anlalsn diye yazdm). Annesine, babasna söyledim, nedir bu dedim; cevaben okullarda artk pek yaz yazlmadn, yaznn güzeline çirkinine baklmadn, esas ilemlerin dijitalde gerçekletiini; çocuklarn eitiminin merkezinde “test çözmek” olduunu söylediler. Ne yani, dedim “güzel yaz” dersi de mi yok? Ohoo baba, o senin zamanndaym, dediler.
Vay be!
Hakknda sûre inmi olan “kalem”, devrini tamamlam haberimiz yok.
Herhalde zaman sonra öretmen akll tahtaya yazacak, yaz ânnda örencinin tabletine aksedecek. Defter-kalem, gitti gider.
Oysa biz, ilk mektepte hokka (içinde mürekkep olan, sallansa da dökülmeyen bir kutu) ve kalemle (ucu çelik, sap uzun bir kalem) ne günler geçirmitik.
“Harita Metod Defteri” denilen A4 kâd ebatlarnda kareli veya yaz için özel çizgili defterlerimiz vard.
lk mektep üçüncü snftan itibaren bu defterlere önce alfabenin tamam, hem büyük harf hem küçük harf yazlrd. Daha sonra öretmenin verdii bir cümle aralkl harflerle (ki daha sonralar bunlar birletirip, el yazs dediimiz asl yazya geçiliyordu) defalarca yazlarak tekrar edilirdi. Sayfalarda en küçük mürekkep lekesi olmasn denirdi.
El yazsna geçtikten sonra bu defterlere ünlü airlerimizin ünlü iirleri kaydedilir, bu iirler ezberlenirdi.
iir sevgisi böylece devam edip uygulama; ortaokulda ve lisede her örencinin kendi zevkine göre seçtii iirlerle dolan (hatralar olan) birer “iir defteri”ne dönüürdü.
(Resme istidadm olduu için çok güzel yaz yazardm. imdi elimde Parkinson var, yazm bozuk, ne yazk.)
Ben öretmenliimde (Bundan elli sene önce alt yl lise edebiyat hocal yaptm) bu “iir defteri” geleneini devam ettirmitim. Önce beendiim baz iirleri tavsiye ediyor, sonra örenciyi kendi zevkine brakyor, iirle alâkasn ölçüyordum. iirle alâkas olmayan edebiyat dersinin çek kuyruunu.
Yaz, icadndan bu yana insan hayatnda çok önemli bir yer tuttuu için, onun taa, mermere, tulaya, kil tabletlere ve nihayet “kâda” geçirilmesi de bir o kadar mühim olmu, bu sebeple yazlan metin kadar onu yazmak da sanat seviyesine ulamtr.
Güzel yaz, hat sanat, kaligrafi uzun bir konudur.
nsanolunun “kalem muhabbeti” ciltler dolusu hatray barndrr.
TRT 2’de Erkan imek’in yapt “Edebiyat Dünyas” adl bir program var. Gerek dekoru, gerek bölümler arasnda yer alan grafikal unsunlar, bölümlere verilen hususi emek ile program göz dolduruyor. Buna Erkan imek’in sunumunu, konuklar ile yapt konumalarn olgunluunu katn program benzerleri arasnda öne çkyor. Bu programlarn birinde bir Azerî air-yazar-gazeteci konuk edildi: Rait Mecit Bey.
Mecit Bey esasen air, ancak çkard “365” adl günlük gazete (bu ad yanl yazm olabilirim ama her halükârda rakam idi) ile gündem oluturuyor, edebiyatn ve basnn meseleleri üzerinde duruyor.
iirlerini günün mâna ve ehemmiyetine, kendi duygu durumuna göre telefona okuyor ve sosyal medyada yaymlyor. Baz yazlarn da ayn yoldan nerediyor. Bu yazlarndan oluan bir de kitap yaymlam; ad “Kalemsiz Yazlar”. Al ite, ben size “kaleme veda” dememi miydim.
Yazlarm deftere veya kâda yazyorum. Bilgisayara elimi sürmedim, cep telefonum yok, sosyal medyadan haberim yok. Bunlar marifet imi gibi yazmyorum. Teknoloji ve onun eseri olan dünyann berisindeyim.
Bu iyi mi acaba?
Geçelim. Sözü uraya getireceim: Bana söylenenlere göre air ve yazarlar ürünlerini artk sosyal medyada yaymlyorlarm, etkisi ânnda meydana çkyormu.
Bu uygulama içinde bulunduumuz “haz ve hz” çana çok uygun. “Özgürlük, hemen imdi”.
Fikrim u: Teknoloji insan yönetiyor. nsan teknolojiyi yönettiini sanyor. Teknoloji sonunda kalemi elimizden ald. Sümerlerden bu yana kullandmz kalem rafa kalkyor. Ardndan at yakalm m?
O artk Nabi Avc ile Muhittin imek gibi kardelerimizin emin ellerindedir.
Ey kalem! Nur içinde yat.
Yazar: Mustafa Kutlu |
06-11-24 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||