
| Kategori : / TASAVVUF | Okunma Says: 4038 |
…
Hayâlî keiflere ve misâl âlemine ait sûretlerin zuhûruna aldanarak ehl-i sünnet ve’l-cemaat yolundan sapmaktan saknnz. Çünkü bu frkaya tâbi olmadkça kurtulu düünülemez. Size düen, var gücünüzle çalarak bu büyüklere uymak, onlarn izinden ayrlmamak ve ne olursa olsun, bu tâbi olua aykr eylerden uzak durmaktr. “Elçiye düen, yalnzca duyurmaktr.” (Ankebût, 18)
fadelerdeki rahatlnz ve geniliiniz beni öyle bir vehme götürdü: Bu hayaller sizi neredeyse bu büyüklere uymaktan alkoyacak ve nefsinin keiflerine tâbi olanlardan klacak… Böyle bir durumdan, nefislerimizin errinden ve kötü amellerimizden Allah Sübhânehû’ya snrz. eytan güçlü bir dümandr. nsan doru yoldan çkp dier yollara sapmamak için nefsine dikkat etmelidir.
Bu nasl bir belâdr ki, ayrldktan sonra bir sene bile geçmeden ihtiyat yolundan, sünnete ve ehl-i sünnet ve’l-cemaata smsk sarlma anlayndan bir kayma olmu! Kurtuluun bu büyüklere tâbi olmakla snrlandn siz de kabul ederdiniz. Ama imdi hayallerinizi inançlarnz hâline getirip üzerine bir sürü mesele binâ ediyorsunuz. in zâhirine bakarsak, karlamamz çok uzak bir ihtimâl. Ümit ban koparmadan geçiminizi ve muamelenizi sürdürmelisiniz.
“Rabbimiz, bize katndan bir rahmet ver ve bize u iimizden bir çk yolu hazrla!” (Kehf, 10)
mâm- Rabbânî, Mektûbât Tercümesi, Yasin Yaynevi, c. 3, mektup: 31 (Molla Bedruddîn’e yazlmtr), s. 279-280
Yazar: Ýmâm-ý Rabbânî Hz. |
30-12-10 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||