
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 447 |

nsanlk, ilk bilinç seviyesine ulatktan sonra hep 'güç' peinde kotu. Ne yapp etti ise bu arzu veya 'hrs'a uygun davranarak yapp-etti.
stisnalar elbette oldu; peygamberler, veliler, bir ksm bilim insanlar, sanatkârlar, yazarlar, felsefeciler vs... Siyasetin gdas hep ihtiras ve kan oldu. Siyaseti hizaya getirmek isteyen yazarlar, düünürler ise ihtiras ve kann egemen olduu siyaset dünyasn terbiye etmeyi baaramad. Ya sahneden çekildiler veya ar bedel ödediler.
imdilerde unutulup gitmi bir yazarmz ayn zamanda gazeteci) Refik Özdek'in (1928-1995) "Yaz Yazmaktan Karn Nasrlanan Adam" (Ötüken, 1994) isimli bir roman vardr. Roman kahramann, kitabnn bir yerinde öyle tasvir eder: "Siz hiç, yaz yazmaktan karn nasrlam adam gördünüz mü, duydunuz mu? 'Parmaklar ya da dirsei nasrlam adam' desem, 'olabilir' derdiniz. Ama itiraf edin ki yaz yazmaktan karn nasrlanm bir adam görmemi duymamsnzdr. Mehmet Zarkii, yaz yazmaktan karn, nasrlam tek adamdr. Tam ad ‘Abiolu Mehmet Zarkiiev' idi"
Roman, eski SSCB topraklarnda kalan Türk yurtlarn anlatr. Sembolik bir dili vardr. Etkileyici tasvirleri ile okuyucuyu ilk satrdan itibaren kurgusunun içine alr.
2024 Austosunda bir gün arayla ebediyete uurladmz Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoan (1945-20 Austos 2024) ile D. Mehmet Doan' (1947-11 Austos 2024) düünürken, aklma, bedel ödemek zorunda braklan -hatta bunun için gönüllü olan- fakat buna ramen karnlar nasrlasa da yaz yazmaktan ve konumaktan asla vazgeçmeyen iki dert adam, iki güzel insan geldi.
Sevgi Dou'dan Gelir
Her ikisiyle de 40 yla yaklaan tanklmda, malayani ve söz israf olarak tanmlayabileceim hiçbir zaman dilimim olmad. 1980'Ii yllarn ortasnda, Cahit Zarifolu vefat etmi, Mavera dergisi yaynlanyordu. Ben de bu dergide yazyordum. Nazif Hoca’nn imzasna Mavera'dan aina idim- 'Hoca' olduunu bilmekle beraber onun ince bir edebi zevkle ve mecazlarla örülü sosyoloji yazlarn, deerlendirmelerini, izlenimlerini okuyordum. Ömrünün sonuna kadar sürdürdüü yapc, iyimser ve köklere bal yaklam ile iki nesil yetitirme baarsn ite o yllarda kaleme ald yazlar ile ifreliyordu. O yllarn 'küre dünyas’nn kapitalist sistemin bir kuklas haline nasl getirildiini derin tahlillerle anlatyordu. Mehmet Akif, Necip Fazl, Nuri Pakdil ve Sezai Karakoç izleinden hareketle n tekrar Dou'dan nasl yükselebileceine ilikin teoriler üretiyordu. "Atalarmz geçtii yerleri âbâd etmitir. Dolaysyla Dou'dan balayan bu hareket Bat'ya medeniyeti tamtr. imdi yeniden bir yükseliteyiz. Kzl Elma artk Brüksel'dir, Londra'dr, New York'tur" diye yüksek sesle konumas bu inançtan ve bilgiden geliyordu. M. Zahid Kotku Hoca'y merkeze ald "Görünmez Üniversite" kitabyla literatüre yeni bir kavram kazandrm olsa da n (sevginin yeniden Dou'dan nasl yükseleceinin srrn bu kitapta ele almt.
Ersin Nazif Gürdoan bir akademisyendi. Baarl bir hoca idi. Fakat onu akademi dünyasnn odalarna kapatmayan en önemli özellii zihninin, gönlünün ve dikkatinin hep darda olmas idi. Bu dikkat, Mevlana'nn pergel metaforuna uygundu. Sabit aya bu medeniyetin merkezine raptedip, pergelin dier ucuyla bütün dünyay taramak, dolamak ve anlamak... Kendisi bunu baarmt. Yurt dnda ald eitim, devlette üstlendii resmi görevler, tand- tant siyasetçiler, sk bir edebiyat camiasna iltisakl olmas onun zihninin duru bir su gibi deer üretmesini salad. Bazlar için aalk kompleksi olarak görülen veya dudak bükülen deerler (masal, tasavvuf, edebiyat vb.) onda için kurucu deerler olarak tevarüs etti. Hangi örencisine sorulursa sorulsun, Nazif Hoca için diyecei ey, "Bize sevginin Dou'dan söyleyen, Mavera'nn kurucusu yedi güzel adamdan birisi olan, daima örenmemizi, farkl alanlarda okumamz öneren, okulun sadece dört duvarla çevrili bir mekân olmadn, yeryüzünün hepimiz için bir mektep olduunu her frsatta bize söyleyen adam" sözleri olacaktr.
Nazif Hoca, kaleme ald onlarca kitab; (bazlar; Dünya Bir ehirdir, Kültür ve Sanayileme, New York'tan Los Angeles’e Yeni Roma, Teknolojinin Ötesi, Kirlenmenin Boyutlar, ki Dünyann Hesaplamas, Zaman Aan ehirler), hayat hikâyesi, yetitirdii yüzlerce talebesi, fikir ve edebiyat hayatmza kattklar ile daima sayg, minnet ve hürmetle anlacak; yeri doldurulamayacak bir deerdi.
Topçu'dan Hediye Harf
Ve bir gün sonra...
Yeni bir selâ ile günü karladk. Bu kez dünya kafesinden uçan -kurtulan- isim D. Mehmet Doan (1947-11 Austos 2024) idi. Nazif Hoca ile Doan, yada. ki yl var aralarnda. kisi de ayn sosyolojinin içinde yetiti, deer üretti, konutu, yazd. Asl ad Mehmet Doan’dr. mzas dergilerde görülmeye baland ilk gençlik yllarnda hocas Nurettin Topçu (1909-1975), o sralar ‘piyasada’ çok fazla Mehmet Doan ismi olduu için isminin bana, aslnda bir mana tamayan "D” harfini ilave etti ve sonraki yllarda hep D. Mehmet Doan olarak anld, yazld. Biz de ona "Mehmet Abi" demeyi sevdik. Mehmet Abi, baz yazlarnda Al Osman Eilmez ve Halil Kaleli (mizah yazlarn, bu isimle yazyordu) müstearlarn da kulland.
Keke iire de devam etseydi" diye düündüüm Mehmet Ahi'nin ilk iiri (hatta ilk imzas) "Çizgilerde Yaamak", hocas Nurettin Topçu’nun bir mektep olarak kurduu, günümüze da pek kymetli isimler brakan Hareket dergisinin Kasm 1967 tarihli nüs- hasnda yaymland. smi Mehmet Doan. Ya henüz 20. ki ktalk iir öyle:
“Hepimiz ba baayz ölümle imdi burda,
Bambaka bir sevgidir çizgilerde yaamak.
Sevgide, yaamada, inanda ve huzurda
Ve sezmek sevgileri, sezgilerde yaamak...
Durak durak yürüyü snrl uzaklara
Kaybolmak dizge dizge, sezgilerde yaamak!
Yaamak, nokta-çizgi ulamak meraklara
Erimek çizgilerde, çizgilerde yaamak!"
Yaz hayatna iirle balayan ve Hareket'te "Scak Öle Atlar", "Bu ehrin nsanlar", “Ölümsüz, “Eski Sur Türküleri", "Çember" isimli iirleri de yaynlanan Mehmet Abi, yakn çevresinin yönlendirmesi ve tavsiyesiyle nesre yöneldi ve birbiri ardnca aratrma, inceleme, biyografi, senaryo, sözlük, eletiri, ehir monografisi alanlarnda çok yetkin eserlere imza att (bazlar; Batllama haneti, Büyük Türkçe Sözlük, Kelimelerin Seyir Defteri, Neden Klasiklerimiz Yok, ki Yol Açc: Nurettin Topçu ve Necip Fazl, letiim veya Dehet Ça, Camideki air Mehmet Akif vb.)...
hanetin Batllamas
Mehmet Abi, çok genç yata kaleme ald "Batllama haneti" (1975) isimli eseri ile bir mücadeleye balamt. Geride braktmz, unutturulmaya çallan ve resmi ideoloji tarafndan kökü kaznan bir bilincin üzerindeki ayrk otlarn temizlemeye ve görüntüyü en net biçimde sunmaya adamt kendini. Ad geçen kitap ayn zamanda bir hesaplama idi. Çok ses getirdi. tirazlar olsa da öncü idi. Kitap hakknda Cemil Meriç, Ergun Göze, Fethi Naci, Mete Tunçay bata olmak üzere birçok yazar övgü dolu yazlar kaleme ald. Kitap, "Cumhuriyet tarihinde resmî ideolojiye kar ilk defa gerçek bir itiraz" olarak tanmland ve "özümüz slâm'dr" ana fikrini savunuyordu. Burada bir yanl da düzeltmek gerekir; Mehmet Abi, Batllama haneti'nde modernlemeyi deil körü körüne Batllamay eletirir. Bunu yaparken Mehmet Akif'in
"Alnz ilmini Garb'n, alnz san'atini;
Veriniz hem de mesâinize son sür'atini.
Çünkü kaabil deil artk yaamak bunlarsz;
Çünkü milliyeti yok sanatn ve ilmin; yalnz."
Dizelerini kendine rehber edinir. "Batllama haneti" ile bu eserinden iki yl sonra yaymlanan "Tarih ve Toplum" isimli kitabn birlikte okumakta fayda vardr.
Siyasal Bilgilerde Basn Yayn okudu. O yüzden gazetecilik hep birinci ii oldu. Sonraki yllarda uzun süre gazetelerde köe yazarl yapt. Yazlarnda da Batllama haneti'nde balad mücadelesini sürdürdü. Yunus Emre'yi, eyh Galib'i, Mehmet Akif’i, Necip Fazl' referans alarak yürüdü düünce yolunda. Türk Tarih Kurumu, Dergâh yaynlar, TRT... Hangi kurumda olursa olsun taviz vermedi inandklarndan. Hatta klndan kyafetinden...
Yazarlarn birlii için...
D. Mehmet Doan, bir grup arkadayla (Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Necmettin Türinay, Alper Aksoy, Saadettin Elibol, Ahmet Günbay Yldz, Yahya Akengin, Yavuz Bülent Bakiler, Mustafa Yazgan, Beir Ayvazolu, Zeki Ceyhan, Hasan Kayhan, Erdem Bayazt, Hüsnü Akta) yola çktnda tarih 1978'i gösteriyordu. Türkiye Yazarlar Birlii'nin kurulu çalmalar balam, 26 Nisan 1979'da yaplan ilk genel kurulda genel bakan olarak seçilmiti. 1998'e kadar yani yaklak 20 yl bu koltukta oturdu. Birlik Yaynlar'n da TYB’ye bal olarak kurarak yönetti. Kültür Bakanl, RTUK üyelii, üniversite hocal yapt ama o hep fikir, kültür ve edebiyat dünyasnn içinde kald. Bu bir tercihti. Bir sorumluluktu onun için. 1984'te kurulan Mehmet Akif Ersoy Sanat Vakf ile 1991'de kurulan Türkiye Yazarlar Birlii Vakf hayatnn en büyük mesaisi oldu.
Türkiye Yazarlar Birlii tarafndan balatlan ve iki ylda bir, farkl bir ülkede gerçekletirilen "Türkçenin Uluslararas iir öleni" de onun icad idi. Fransa/Strasbourg’da düzenlenen (2010) beinci ölene davet edilmitim. Birlikte uzun Paris gezimiz srasnda heyecanla sahaflar geziimizi unutmuyorum.
Bir Türkçe sevdals
D. Mehmet Doan, kaleme ald krkn üzerindeki eserinde bize bir ey anlatt: Bugünü kurmak ve yarna tamak için tutunmamz gereken ey geçmiin kadim deerleridir. Onun Türkçeye ball ve tek bana bir akademi gibi çalarak ortaya koyduu Büyük Türkçe Sözlük ite bu düüncenin meyvesi idi. Pek çok ödül ald ama bunlar önemsemedi. Pek çok yerde konferans verdi, adna kütüphaneler açld. Doktora ve yüksek lisans tez çalmalarna konu oldu. O hep mütevaz dünyasnda iddial eserler üretmeye gayret gösterdi. Bir televizyon kanal için birlikte kamera karsna geçmitik. Konu Mehmet Akif ve stiklal Marmz idi. Öylesine vukûfiyetle meseleyi anlatmt ki her iki konu hakknda bugüne kadar yaplan çalmalarn pek çounda bu derinlii göremediimi ifade etmeliyim.
Hem Prof. Dr. Ersin Nazif Gündoan hem de D. Mehmet Doan, yaarken yerlerini doldurmu, vefatlarndan sonra fiziken büyük boluk brakm ancak eserleriyle yllarca yaayacak çok kymetli iki isim, iki hazine… Önden gidenler kervanna katldlar.
Mekânlar cennet olsun.
AY VAKT / 212. SAYI/ 46-49
Yazar: Özcan Ünlü |
12-11-24 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||