
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 465 |
nsann yapmadn söylemesi , yapm, yapyormu gibi davranmas, konu ile ilgili olarak bakalarna akl vermeye kalkmas nefse ho gelen eylerden biridir..Bunun için Kur’an’da müminlere sorulan çok mühim sorulardan biri de udur: “Niçin yapmadklarnz, yapyormu/yapacakm gibi söylüyorsunuz..Bu Allah indinde hiç te ho olmayan bir durumdur...( Saf,61/2-3 )
Büyük ve mehur insanlar vefat edince eli kalem tutanlar hemen silahna sarlr ve “atmaya” balarlar. Onu överek aslnda kendilerini övmenin yolunu ararlar. Onun faziletlerini dolayl olarak kendine mal etmeye çalrlar.. Onun yaknnda olduunu ima ederek kendine “koltuk” hazrlarlar. Süslü püslü cümlelerle onun tilmizi olduunu, rahle-i tedrisinden feyz aldn, sohbetlerinin takipçisi olduunu ve adam olduunu göstermenin derdine düerler.
Halbuki bizim esas vazifemiz büyüklerin “büyük” davranlarndan ibret alp benzerlerini hatta daha iyilerini yapmaktr, yapabilmektir. Yani “hayrda yarmak”tr .. Methiye veya mersiye yazmak deil.
Mesela Sezai Bey’in bendenize göre “büyük”lüünü gösteren muhteem tavrlarndan biri Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük kültür ödülünü almas dolaysyla, kendileri için takdir edilen mebla -teekkürle kültür faaliyetlerinde kullanlmak istirhamyla- tekrar devlete iade etmesidir. Bu kapitalizme teslim olmu, paraya kul, öhrete köle olmu olan bir dünyada yedi milyar için verilen saf altn deerinde büyük bir derstir. Fakat bu dersi arif ve zâhit olanlarn yani hakikati kavrayan kâmil insanlarn dnda kimse veremez. O, bu paray alp Dirili dergisini daha iyi artlarda çkarmay, Dirili yaynlarna cansuyu vermeyi, Dirili Partisi’ne destek olmay düünemez miydi. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Maliye bölümünden mezun olmu olan bir insan olarak.. Ama düünmedi. Aklndan bile geçirmedi. Çünkü o “hakikî” ödülün kimden, nereden ve ne zaman geleceini iyi bildii için bu sanal ödülü, sanal paray, basit kat parçalarn souk bir aka gibi karlad. Bunun “sahte” olduunu gönül gözüyle gördü bildi ve hepimize okumamz gereken mühim bir ders verdi.
Bunu nasl yapabildi?
Çünkü kalbi mutmaindi.
imdi öyle bir soru sorabilirsiniz: O bu dersi kimden almt?. Çok isim varsa da imdilik bir tanesini –tahmin ederek- söyliyeyim: Mehmet Akif’ten. Hani, Ankara’nn souunda palto alacak paras olmad halde stiklâl Mar için takdir edilen mebla almayan TBMM Burdur mebusu.. Onun için hakknda müstakil kitab olan üç kiiden biridir Mehmet Akif Ersoy. Dier ikisi de dervitir: Yunus Emre ve Mevlânâ.
imdi onun , Muhyiddin bn Arabî gibi 16 Kasmda “ehzadebanda gün domadan” âlem-i cemâle intikalinden sonra almamz gereken derse gelelim:
Be paralk ödüller için be takla atan, ödül beklentisi ve dedikodularyla güzelim ömrünü heba eden, telif ücretleri için çatr çatr mücadele veren bizler, onun ruhunun âd olmasn istiyorsak dersimizi alalm, okumaya balayalm ve çada “put”lara kafa tutarak kendi gönül kozamz örmek için yollara düelim. nsan- kâmillerin yoluna.. Kendilerine nimet verilenlerin yoluna…
Gerisi aktörlükten ibaret..
Gerisi laf u güzaf.
*
Üfülüne Tarih
Dünya sürgünü sonland Karakoç’um
Dirilie hazr imdi Karakoç’um
Hamse-i âl-i abayla tarih dütü:
“ARM MERHUM SEZA KARAKOÇ’UM” 1443
Yazar: Mustafa Kara |
16-11-24 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||