
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 284 |
nsanlk, sosyal/sanal medyann kurgulad bir girdapta maruz kald vurgunla sersem bir ekilde yayor. Sosyal medyay hayatnn ayrlmaz bir parças hâline getirenler, medya terimine dair zihni bir kurcalama yaamlar m acaba? “Medya” diye adlandrlan mecra, “Radyo, televizyon, gazete, dergi vb. iletiim ve yayn organlarnn tamamna verilen ad.” olarak tanmlanmasna ramen; belli gruplar, ideolojiler, çkar çevreleri, dezenformasyon ve alg uzmanlar medyay insanln canna okuyan bir mecraya dönütürmütür. nsanlar için doru bilgi üretmesi gereken medya, bilgiye eriimi kolaylatrmas gerekirken; gereinden fazla malumat ve yorumla dorular örenmeyi engelleyen kirli bir bilgi kazanna dönütü. Tarifte sözü edilen medya araçlar, belli gruplar araclyla belli siyasî, kültürel cemaatin sesine ve sözüne dönüerek ilgilendikleri meselelerin tamamn, ait olduklar kampn argümanlaryla aktarmay tercih ediyorlar. Bu söyleme ve yazma biçimi, insanlarn etkileimini olumsuz etkileyerek kötücül ve karamsar bir kakofoni zemininin olumasna sebep oluyor. Yazl ve görsel medya Filistin, Gazze ve siyonist soykrm ile ilgili bir haberi iki farkl ekilde verebiliyor. Haberi yazarken 40 binden fazla insan katleden soykrmc Netanyahu lehine tek bir cümle kurmuyor; 7 Ekim basknnda rehine alnan bir çocuun çerçeveli fotorafnn Trump’a takdimini haberde kullanyor veya sosyal medyada servis ediyor. Bir baka medya grubu da youn bombardman sonucu enkaza dönen mahallede hedef gözetilerek katledilen çocuklarn fotorafn kullanyor ve altna “srail askerleri güvenlik gerekçesiyle be çocuu öldürdü.” diye yazyor. Bu iki bak açsnn birbirinden bir fark var mdr?
Bilinen, takip edilen, verileri alntlanan medyann yukardaki tavr, dijital ve sanal medyada daha farkl bir kurgu ile karmza çkarlarak "hakikat krizi" oluturuluyor. Kullanlan kelime, görsel, üslup ve söylemle insanlarn birbirini anlamad hakikatten kopuk bir ortam hazrlanyor. Dolama giren her yalan, birkaç dakika içinde birilerinin “hakikati”ne dönüürken; dierlerinin “hakikat olarak servis edilene dair üpheli bir tutum almalarna” mâni olacak bir alg oluturuyor.
Sosyal/sanal medya, nefreti yaama biçimi olarak benimseyen, ötekiye düman ve zihni bir bunalma maruz kaldnn farknda olmayan bireylerin maruz kaldklar telkinleri, saykladklar, nefret ve kinle kkrttklar duygularn gerçek bir düünceymi gibi paylatklar bir dünya. Sanal terimini ehliletirmek üzere sosyal ifadesiyle birletirseler bile kamus/sözlük sanal kelimesini “Gerçekte var olmayan, var olduu sanlan, farz edilen, mevhum” eklinde tarif eder. Tanmlamada kullanlan mevhum üzerinde ayrca durmak gerek. Gerçekten kar karya kaldmz ve gereinden fazla anlam yüklediimiz sanal dünyay belki de en iyi anlatan terim mevhum [(vehm ‘tahayyül etmek, zannetmek’ten mevhūm) Gerçekte olmad hâlde var gibi düünülen, kuruntuya dayanan, vehmedilen (ey)].
Kelimenin anlamlandrd hakikat üzerinden meseleyi anlamaya çaltmzda gün içinde ne kadar anlamsz ve gereksiz bir veri akna, daha doru bir söyleyile derinlii olmayan malumatfurulukla megul olduumuz hakikatiyle yüzlemi oluruz. Çou zaman yüzeysel verilerle alg yaratmaya yönelik ve meselelerimizi derinlemesine düünmeyi engelleyen sanal dünya, ksa mesajlar ve balamndan koparlm görseller araclyla çounluun gürültüsüyle bizi karmak ve yanltc bir yanlgnn içine sürüklemektedir.
nsanlarn ekserisi, uyank geçirdikleri zamann neredeyse üçte birini gönüllü olarak ‘sanal dünya’da yaamaktadr. Bu durumun tetikledii ruhi ve zihni bamllk insanl hakikat yerine bir vehimler dünyasna kapatyor. Bu karanla kapan, insanl anlatlardan ve anlatlarn tad insanlk mirasndan koparyor. Modern dünyada anlatlarn yok oluu, insan topluluklarn insanî ve birlikte yaama ideallerinden de koparyor. Tarih, medeniyet ve kültürel birikimi tayan hatralar ve anlatlar, topluluklar oluturur ve birbirine balanmalarn temin eder. Tamamnn aktarlma vastas olan anlatlar, maalesef modern ideolojilere körü körüne teslim olmu, öretilmi epistemolojiye tabi nesil tarafndan yok kabul ediliyor. Tevarüs edileni dikkate almadan “an”a odaklanan ve “an” kurtarma derdine düenler, temelsiz zeminde gökdelen ina etmeye çalanlarn çabalarn hatrlatmaktadr.
Bilim ça diye tavsif edilen ve toplumu hakikat kriziyle kar karya brakarak yaamaya zorlayan muhayyel dünyann çocuklar, siyasetçileri, kültür çevreleri ile cemaat/ideolojik klik mensuplar, Hasan Sabbah kalesinin kampa dönütürülmü modern mahallesinde yaadklarnn farkna ne zaman varacaklar? Bamlln yasakl madde ve alkolle snrl olmadn birilerinin anlamas gerekmiyor mu artk?
Yazar: Üzeyir Ýlbak |
01-12-24 |
||
| E mail: dirilispostasi.com | Tweet | ||