Dünyâ kamuoyu Rusya-Ukrayna savana kilitlenmi iken patlayan 7 Ekim hâdisesi ve arkasndan gelenler herkesi artt. Bunun rastgele yaanmadn artk daha rahat görebiliyoruz. srâil’in faist, arlkç hükûmeti bunu kendisi için bir frsata çevirdi ve Gazze’de kelimenin tam mânâsyla bir soykrma giriti. Bununla da kalmad; operasyonunu Lübnan ve Sûriye’ye doru geniletti. Bahsedilen genileme, esâsen ran ile nihâî bir hesaplamay hedeflemekteydi. Ama küresel ölçekte bunun iki boyutu daha vard. Ayn safha sâdece ran’n deil; ran ile berâber Rusya’nn ve Çin’in de Dou Akdeniz, Ortadou ve nihâyet Afrika’dan ayann kesilmesini hedeflemekteydi.
Ukrayna ile savaan Rusya; Hindistan ve Çin ile ilikilerini salama alm, ran ve Kuzey Kore ile stratejik/askerî bir yaknlama içine girmiti. Nihâyet Çin, ran ile uzun vâdeli bir program üzerinden devreye girmi, Körfez devletleriyle ran arasnda bara gidecek bir zemini oluturmaya balamt. te 7 Ekim ve sonrasnda yaananlar, bu süreçleri topyekûn bozmaya mâtuftu. Rusya, Ortadou’da esen ve trmanan ran kartl karsnda alabildiine bocalad. Bilhassa Ukrayna sava sebebiyle Ortadou’daki askerî varln bir hayli azaltmt. ran olmakszn Ortadou’da tutunamayacan öngörüyordu. Lâkin ran ile ayn çizgide bulunmann kendisi için bir çeliki olduunun da farkndayd. srâil’in saldrlarna göz yummak zorunda kald. Astana’y devreye sokarak Esed rejimi ile Türkiye arasnda bir anlama zemini yaratmak istedi. Geç kalnm, biraz da can havliyle yaplm bir hareketti bu. Bir Erdoan-Esed görümesinin nâfile olduunu akl banda herkes öngörebilir. Eminim Türk devlet akl da bunu görmütü. Dahas, bunun ran tarafndan asla istenmeyeceini de biliyorlard. Ama Türkiye eklen de olsa sürece sâhip çkt. Böylece, en azndan reddeden taraf olmad. Bunun son derecede doru olduunu; Rusya’nn da söyleyecek bir sözü kalmam olduunu görebiliyoruz.
Esed’in suyunun snm olduu artk anlalyordu. Sûriye’nin Arap Birlii’ne yeniden kabûlü meselesi, yaklaan frtnay gören Körfez Araplar ve Msr’n ona uzatt son can simidi ise de bunun Esed’e fazlaca bir faydas olmad.
ran da aknd. Bunun er geç yaanacak kesin bir hesaplama olduunu göremedi. Hizbullah 7 Ekim’in hemen ardndan HAMAS’a destek vermedi. Eer vermi olsayd tablo bugünkü gibi mi olurdu, bilemeyiz. srâil evvelâ ran’n Lübnan’daki uzants olan Hizbullah’ ar bir malûbiyete uratt ve hudutlarndan uzaklatrarak Litani Nehri’nin kuzeyine sürdü. Daha sonra Sûriye’yi ar bir bombardmana tâbi tutarak buradaki ran unsurlarn ezdi geçti. Artk Sûriye’deki kilit açlmaya balayacakt.
Türkiye Cumhûriyeti devletinin gelimeleri çok sk tâkip etmi olduu anlalyor. dlib’de hazrlanan yaplamaya ve hazrlklara destek verdi. Bu arada, Irak’taki varln alabildiine kuvvetlendirmi, Pençe-Kilit operasyonlaryla Kandil’i nefes alamaz hâle getirmiti. Bu harekâtlar, Sûriye’de yaanacak olanlardan kopuk deerlendirilemez.
Esed’in çöküüne giden ve eanl olarak Rusya ve ran’ oyundan düüren süreçleri anlatmaya gerek yok. Bunun, bileenlerinden ilkinin aklna dayanan bir Angloamerikan plân olduunu daha ilk gün yazm ve söylemitim. Bölgesel düzeyde bunun, birbiriyle çatan iki aya olduunu da görmek gerekiyor. Bu iki unsur srâil ve Türkiye’den bakas deil. Ortadou’da bundan sonra olacaklarn, ayn süreçte yer alan; lâkin çatan iki taraf arasndaki bir bilek gürei olacan rahatlkla iddia edebiliriz. Kadim nehir Frat burada yine belirleyici. Frat’n batsnda ran ve Rusya’ya müzâhir PKK’y temizleyen ve SMO ve HT üzerindeki nüfûzuyla temâyüz eden diri bir Türkiye var. Bir senedir savaan ve yorgun bir srâil, Türkiye’nin, Frat’n batsnda kontrolü ele almasndan ve am’da boy göstermesinden son derecede rahatsz.(Benzer bir rahatszln, Katar hâriç Körfez Arapl ve Msr’da da olduunu görüyoruz). Bir taraftan Golan çevresinde kendisi için emniyetli bir sâha oluturmann derdinde. Dier taraftan Frat’n dousundaki PYD ile destek temaslarn arttryor. srâil ile sava istemediini çeitli vesilelerle açklayan HT’den rahat deil. Bir taraftan HT-SMO ordusu arasndaki akordu bozmak veyâ HT bileenlerini birbirine krdrmak; dier taraftan Türk devleti ile HT arasndaki balar andrmak için elinden geleni yapacandan emin olabilirsiniz. srâil bununla da kalmayacaktr. Türkiye’nin Irak’ta salamlayan Erbil’i de hedefleyecektir. Yapaca daha ileri bir hamle ise, ran’ kartrp bir Türk-Fars savan tezgâhlamak olabilir.
Buna mukâbil Türkiye de bo durmuyor. HT ile PYD arasndaki mesâfeyi diri tutmaya çalyor. Dier taraftan Frat’n dousunda PYD varln yok etmek için radikal admlar atyor. Artk u çok iyi bilinmelidir ki Türkiye için mesele 30 km’lik bir emniyet eridi oluturmann ötesinde geçmektedir. Türk hâriciye ve istihbarat, yer yer HT’nin desteini alarak, yer yer Frat’n dousundaki PYD dndaki Kürt ve Arap unsurlar devreye sokarak PYD’nin o corafyadaki ayan yerden kesmek için çok mühim teebbüslerde bulunuyor. nallah gerek kalmaz ama son çâre ise Türk Ordusunun devreye girmesi.
Bütün mesele, Körfez ve Dou Akdeniz’deki enerji kaynaklarnn Anglosakson enerji irketleri tarafndan Avrupa’ya ulatrlmasnda hangi yolun izlenecei. En aklc tercihin Türkiye olduu muhakkak. Ama mesele bunun azgn srâil tarafndan istenmemesi. srâil’in en büyük beklentisi ise, arkasna dev silâh ve teknoloji irketlerinin desteini alm olan Trump’n ibana gelmesi. Trump, akl bagajnda iki çeliik unsuru tayor. Bir tarafyla hesâba, kitaba dayal ekonomik bir akl var. Dier tarafta ise hayli bulank ileyen Evanjelik bir ideolojik akl... lki Türkiye’den yana iler. Dieri ise srâil’den yana. Bakalm hangi akl baskn gelecek. Bakalm ngiliz akl Trump’ ne kadar kontrol edebilecek... imdilik erken görülebilir ama bir soru daha: Eer bilek güreini Türkiye kazanrsa, bunun bedeli olarak bizden ne istenecek? Acaba yeni bir Krm Sava’nn eiinde miyiz? Allah esirgesin…