
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 570 |
Sevgili Peygamberimizin (s.a.), vazifesini yerine getirmek için gerekli bulunan hürriyeti elde edecei Medine (daha önceki ad Yesrib) ehrine hicretinden (göçmesinden) günümüze kadar binden fazla yl geçti, bugün (yazy yazdm perembe günü) itibariyle 2 Receb 1446 hicrî yla ulam olduk.
Hicrî ylbandan balayacak olursak Muharrem aynn dinî ve tarihî yönlerden özellikleri var, bu sebeple oruçlar tutuluyor, anma toplantlar ve bakaca merasimler yaplyor. Yaplanlarn dinde yerinin bulunup bulunmad konusu da hep tartlyor. Bu yazmzda yalnzca Muharrem aynn belli günlerini deil, özel olarak ibadet ve merasim yaplan dier mübarek gün ve geceleri (bu arada Regâib kandilinde olduumuz için kandilleri) ele almak, incelemek, dindeki yerlerini ortaya koymak istiyoruz.
Din yalnzca kurallardan ibaret deildir; onu yaayan, hayatna uygulayan insan ferdi ve toplumunun anlay, duygular, âdetleri ve bunlarn sosyal ve kültürel hayata yansmalar ile din hayat canllk ve zenginlik kazanmakta, ancak bu arada baz bid’atler de olumaktadr.
Bid’at, “inanç, ibadet ve kural olarak dinde olmayan bir eyi uydurmak ve ona yamamak, dinde varm gibi bilmek, inanmak ve yapmaktr”. Mesela bir kimse, “Berat, Regâib, Kadir… gecelerinde u kadar namaz klmak gerekir, bu geceye mahsus öyle bir ibadet vardr” derse ve bunu yaparsa bid’at gerçeklemi olur.
“Bid’atin ne zarar var, yaplan meru ve faydal bir ey ise varsn yaplsn!” denemez. Çünkü din, Allah tarafndan tamamlanm, Peygamberimiz tarafndan da tam olarak tebli edilmi, insanlara bildirilmitir. Onda olmayan bir inanç, ibadet veya kural ona eklemek dini bozmak ve deitirmek demektir ve bu caiz olmaz.
Bir Müslüman, yasaklanan yerler ve zamanlar dnda, Allah rzas için istedii kadar namaz klabilir, oruç tutabilir, zikir yapabilir, sadaka verebilir... Ama bunlardan birini -slam’da böyle olmad halde- “u yerde, u zamanda, u kadar yapmak farzdr, vaciptir, sünnettir, sevaptr, gereklidir...” diyerek, bilerek, bildirerek yaparsa bid’at ilemi, dinde olmayan ona eklemi olur ve ite bu caiz deildir.
Belli gecelere mahsus nafile/sünnet namazlar var mdr?
Ramazan'da, yatsdan sonra klnan teravih namaz vardr, sünnettir, Peygamberimiz klm, ümmeti de bu sünneti devam ettirmitir. Bunun dnda belli bir geceye mahsus namaz yoktur. Be vakit farz ve sünnet, bu namazlardan önce ve sonra klnsn diye Peygamberimiz tarafndan klnm, tavsiye edilmi namazlarn dnda gecenin yarsndan sonra klnan teheccüd namaz vardr; ancak bu namaz belli bir geceye ait deildir. Mescidi selamlama (tahiyyetü’l-mescid) isimli iki rek’atlk bir nafile namaz vardr; belli bir gün veya geceye ait deildir. u halde Berat, Regâib, Mi’rac, Kadir gecelerine mahsus belli bir namaz yoktur.
Belli günlere ait oruçlar var mdr?
Ramazan'da tutulan ve farz olan oruç dnda Peygamberimizin tuttuu ve tavsiye ettii balca oruçlar unlardr:
* Ramazan' takip eden evval ay içinde alt günlük oruç.
* Zilhicce aynn on gününde tutulan oruç. Hac edenler arafe günü oruç tutmazlar. ki bayram günü ile -Kurban Bayram’nn, içinde tekbir getirilen- terik günleri de oruç tutulmaz.
* Muharrem aynn dokuz, on ve on birinci günlerinde tutulan oruç.
Peygamberimiz Muharrem’in onuncu günü aile reisinin evde ziyafet vermesini de tavsiye etmitir.
* aban aynn çounu oruçlu geçirmek. Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep'ten ibaret olan “haram aylarda” çokça oruç tutmak.
* Her pazartesi ve perembe günleri tutulan oruç.
* Her ayn “ak günler” diye anlan on üç, on dört ve on beinci günlerinde tutulan oruç.
* Devaml olarak bir gün tutmayp bir gün tutulan (gün ar tutulan) oruç.
Farz ve vacip namazlar ile yukarda sralanan nafile namaz ve oruçlardan baka -belli zaman ve mekânlara balanm, Hz. Peygamber tarafndan tavsiye edilmi ve/veya klnm bir oruç ve namaz yoktur.
Yazar: Hayrettin Karaman |
05-01-25 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||