HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 366
Yazar: Dursun Gürlek
PROF. DR. EROL GÜNGÖR'ÜN ENFES BÝR YAZISI

PROF. DR. EROL GÜNGÖR'ÜN ENFES BR YAZISIEskiden, yazlarn okuyarak, konumalarn dinleyerek hatta hal ve tavrlarna bakarak kendilerine hayran olduumuz bir hayli kalem ve kelam erbab vard. Bunlardan biri de genç yata ve hayatnn en verimli devrinde vuku bulan vefatyla bizleri hüzün deryasna gark eden merhum Erol Güngör’dü. O, kalem ustalnn yan sra ahlak ve karakter âbidesi olarak da dostlar tarafndan çok seviliyor ve hürmet ediliyordu. Nerede, ne zaman karlasam, yannda daha fazla kalma ihtiyac duyuyordum.

Geçenlerde “Türk Edebiyat” dergisinin eski saylarndan birini, Haziran 1974 tarihli nüshasn gözden geçirirken onun “Bu Ülke Bir Acayip Ülkedir” balkl yazsyla karlatm. Bu balk bana hemen Cemil Meriç’in ilk yaynlandnda büyük yank yapan “Bu Ülke” isimli eserini hatrlatt. Ciddi okuyucular gayet iyi bilirler Meriç’in yazlarnda ve konumalarnda sk sk kulland kelimelerden biri de “müstarip”tir. Biliyor musunuz, bizde bu kelimeyi ilk kullanan kii mehur Ahmet Mithat Efendi’dir. Bunu da eski ünlü gazetecilerimizden Münir Süleyman Çapanolu’nun “Basn Tarihine Dair Bilgiler ve Hatralar” isimli eserine dütüü u nottan örendim:

“Geçen sene Akam’a yazdm ‘Müstarik-Müstarip’ makalesinde müstarip kelimesini ‘galiba ben uydurdum’ demitim. Mithat Efendi’nin Avrupa’da Bir Cevelan’n okuyunca gördüm ki bu kelimeyi Mithat Efendi benden evvel kullanmtr. Kim bilir, ondan evvel daha kimler kullanmtr?”

Bu hesaba göre, Cemil Meriç, müstarip kelimesini kullanan üçüncü kii oluyor.

Baknz, sözü nereye getireceim. Temmuz 1975 tarihli Kubbealt Akademi Mecmuas’nda Cemil Meriç imzasyla ve “Müstaripler” balyla neredilen yaz beni o kadar etkiledi ki tekrar tekrar okuyarak neredeyse ezberledim. Ve birkaç yl sonra, birkaç okul arkadamla merhum Cemil Meriç’i Göztepe’deki evinde ziyaret ettiimde bu makaleden baz paragraflar ezbere okudum. Üstadn çok houna gitmi olmal ki beni rahle-i tedrisine davet etme lütfunda bulundu. Yani bu yaz hayatmda bir dönüm noktas oldu.

Tanzimat’ ve Tanzimat hayranlarn konu alan bu yaz u cümlelerle balyordu:

“Tanzimat uçuruma açlan dehliz. Bu tereddiler berzâhnda da düe kalka ilerleyen kervann öncüsü, ulema deil artk; üç be air, bir iki gazeteci, yani bir avuç kalem efendisi. Hepsinin ortak vasf: Batclk. Onlara bunun için müstarip diyoruz.

Birer çocuktu ilk müstaripler, mark, hayalperest. Mefhumlar ve müesseselerle oynuyorlard. Binbir yelken açtklar küfür diyarndan kanatlar krk, kalbleri yaral döndüler,

ki ayr dünyann ilk uurlu temasyd bu. Bir yanda yal ve yorgun bir medeniyet. Ötede bir tilki ‘uygarlk’. Elbette ki aldanacaktk.

Avrupa’nn dini bâtllar karsnda gösterdiimiz dikkati, siyasi yalanlar karsnda gösteremedik. Misyonerin karsnda ümmet vard. Uyank, tecrübeli bir ümmet. Siyasi misyonerin muhatab aydnd, imann kaybetmi, köksüz ve ufuksuz bir aydn.

Osmanl, kâfir çocuklarna kendi ruhunu nefhetmiti. Aydnlatarak dost yapmt düman, aydnlatarak ve benimseyerek. Bir çaryd Yeniçeri; kardelie, adalete, mutlulua. Avrupa kelimelerle büyüledi intelijansyamz, kelimelerle, yani yalanla. Nass mukaddesler dünyasndan kovan intelisansiya, Avrupa’nn siyasi mitoslarna teslim oldu. ‘zm’ler irfan kalemize sokulan tahta at. Jön Türkler, Avrupa’nn yeniçerileri.”

imdi sözü Cemil Meriç’in takdirkârlarndan Erol Güngör’e brakyorum. Baknz merhum, Meriç’in isrinden giderek nasl bir deerlendirme yapyor:

“Bir ark hikâyesinde bütün tarih u üç kelime ile hülasa edilir. Dodular, yaadlar, öldüler. Bu hülasa bize nasl ve niçin sualleriyle ilgili bilgi vermiyor ama bütün o suallerin arkasnda yatan gerçei en veciz ekilde ifade ediyor. Doum ve ölüm hakknda da ayn kaytszl, miskin bir teslimiyetle de olsa, hepimiz gösteririz, ama hayatn hikâyesi üzerinde milyonlarca ton keçiboynuzuna benzer laf etmiizdir. Bütün bu ynn içinde bir damla bal bulacak insan pek nadir yetiiyor. te Cemil Meriç, bu ‘Bu Ülke’ ad altnda neredilen eserinde bize bu bal veriyor. Hacmi küçük, muhtevas büyük olan bu eseri gördükçe, sözü uzatarak ciltler dolusu kitap yazan, hatta her iki ayda bir yeni eser nereden son devir allâmelerini hatrlayp da topuna birden ‘Glzetin fehmolunur hacmi kitabndan senin’ dememek elde mi?

‘Bu Ülke’ bizim hâlâ devam eden Batllama hareketlerimizin kat’i ve veciz bir icmalidir. Siyasi müesseseleriyle, kendine ait dertleriyle, batl itikat ve hurafeleriyle, her türlü sapklk ve saplantlaryla Avrupa’y benimseme gayretlerinin altna çizilen bir yekûn çizgisi. Çizginin altndaki hanede koskoca bir sfr buluyor Cemil Meriç. imdiden sonra da ayn yolda devam etmek isteyenler bu sfrn sa tarafna -isterse soluna olsun- dizilmi yeni sfrlardan ibaret kalacaklardr.

Cemil Meriç, milli ahsiyetin iki ana unsurdan meydana geldiini, bunlar gidince ahsiyet ve cemiyet diye bir eyin kalmayacan söylüyor. Dil ve din… Millet hayatnda her türlü deiiklik; bu iki unsur muhafaza edilmek artyla, bir insann geceleyin elbisesini çkarp pijama giymesi gibi ârzi bir hadisedir. Meriç’in ‘Müstaripler Kervan’ dedii Türk intelijansiyas gelip geçici deimeleri öz saymlar, böylece elbise deitirecek yerde elbisenin içine yeni bir insan -Avrupal denilen bir Zümrüdüanka veya bir ucube- koymak istemilerdir. Onlara bu tavr âdeta bir kadna tasallut etmek için onun kocasna ait kyafete bürünüp, gece karanlndan istifade ile yatak odasna szan marazi bir âkn haline benziyor. Karanlk içinde gelen bu adam ehvani hrslarna malup olmu bir akl hastasndan ibarettir. Azn açp iki kelime konutuu zaman derhal anlalyor ki, dili o dil deildir. Soyunup dökününce Müslüman olmad da açkça görülür. Ne dili, dilimize benzer, ne dini dinimize. Karacaolan’n Frengistan’da gördüü tiptir bu.

Müstaripler bu kitapta sadece bir ksm tekil ediyor ama bana kalrsa dier bütün ksmlar bu fasla ait birer alt bölüm diye ele alnabilir. Bizi u güzeli ve doruyu kaybetmi hayat içinde sefil ve perian sürükleyen ey batl olma illeti deil de nedir? Biz dilini de dinini de sanatn da kaybetmi bir topluluk -cemiyet deil- haline gelmiiz. çinde yaadmz u dünya insan ya yalnzla yahut yeni topluluun henüz öldüremedii birkaç ahsiyetin evlerinde ilk Hristiyanlar gibi halvet halinde konumaya itiyor. Çan dna çkp Cemil Meriç’i okumak, onunla konumak, daha dorusu onu dinlemek ne kadar güzel! Fuzûlî: ‘Gelin ey ehl-i hakikat çkalm dünyadan / Gayr yerler gezelim, özge safalar görelim’ diyor. ‘Revi-i silsile-i dehr’ airi melûl etmi. imdi bizim görüp iittiklerimiz insan dünyaya geldiine piman ediyor. Niçin bu çan, yani u zevksizlik, zorbalk ve hokkabazlklar dünyasnn dna çkmayalm?

Cemil Meriç bize bir ey daha öretiyor ki, hiçbir zaman aklmzdan çkarmayalm: Bat’nn bize açt belay, kendi dütüümüz çirkefi ve yerli medeniyetimizin yüceliini anlamak için bir Cemil Meriç olmak, hiç deilse onun usulünü kullanmak arttr. Bat’y iyi bilmeyen bir insann Bat’nn yüzüne tükürmeye hakk yoktur. Kendi medeniyetimizle övünebilmek için de Osmanl’y her yönüyle tanmalyz. Elbette ki herkes bu ii Cemil Meriç derecesinde yapacak bir zekâ ve bilgiye sahip olamaz, ama hiç kimsenin de ezbere konumaya hakk yoktur. Cemil Meriç ile müstarip münevverlerimiz arasndaki esas fark buradan ileri gelmiyor mu?

Aziz Cemil Meriç! ‘Bu Ülke’yi ben yazmak isterdim. Yazamayacam biliyorum ama hiç deilse bir ilim mensubu, bir psikolog olarak u satrlar ben yazm olsam kendimle övünürdüm.

‘Hangi ilmi hakikat bir kabile dininin naslarndan daha scak, daha doyurucu? nanmayanlarn inananlara satamalar kskançlklarndan. Mü’minlerin saadetini gölgeleyen tek zdrap, inanmayanlara kar duyulan merhamet olmal.”

Esefle belirtmek gerekirse, Tanzimat’la ilgili yaymlanan koca koca kitaplarn, cilt cilt eserlerin hiçbirinde bu minval üzere bir deerlendirmeye rastlamyoruz. Halbuki tarihimizde bir dönüm noktas olarak kabul edilen Tanzimat hareketinin salkl bir deerlendirme süzgecinden geçirilmesi için medhiyelerin yan sra reddiyelerin de dikkate alnmas gerekiyor. Takdir edenlerin yan sra tenkit edenlerin de sözlerine kulak verilmesi icap ediyor. Erol Güngör ve Cemil Meriç gibi mütefekkirlerimizden Allah raz olsun. Onlar ufuk açc yazlaryla, hakl eletirileriyle yolumuzu aydnlattlar.

Her ikisine ve ayn caddeden yürüyen dier ulemamza rahmet niyâzyla!..

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Dursun Gürlek
18-05-25
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
PROF. DR. EROL GÜNGÖR'ÜN ENFES BÝR YAZISI
Online Kii: 24
Bu Gn: 489 || Bu Ay: 5.581 || Toplam Ziyareti: 2.928.622 || Toplam Tklanma: 58.607.818