
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 4036 |
Bediüzzaman da tpk dönemindeki ulemann çounluu gibi, "hürriyet, adalet, müsavat" sloganlar eliinde Sultan Abdülhamid aleyhdarl yapmay "slam'n gerei" olarak görüyor ve bu çerçevede hareket ediyordu. Bir evvelki yazda Risale-i Nur'dan naklettiim pasajlar onun meseleye bakn kendi ifadeleriyle net biçimde ortaya koymaktadr.
Muhterem Kadir Msrolu bu olay öyle veriyor: "Rahmetli Celâlettin Öktem hocadan dinlediime nazaran, II. Merûtiyet arifesinde stanbul'a gelen Said-i Nursî merhum o zaman Dârulfünûn'a tahsis edilmi olan Zeyneb Kâmil Kona'nda bir konferans vermi. Bu konferansta Sultan II. Abdülhamid hakknda ileri-geri sözler söylemi. Ezcümle, Celâl Hoca'nn bizzat iittiini söyledii u sözleri sarfetmi:
"-Sultan tek bana koca bir saray igâl ediyor. Çksn oradan!.. Ben oray mektep yapacam.!.."
Daha sonra deerlendirmesini öyle sürdürüyor muhterem Msrolu:
"Bu ve benzeri sözler yüzünden tmarhâneye sevkedilmise de doktorlar, "aklnda bir noksanlk olmadn ve srf görgüsüzlüü sebebiyle yakksz sözler sarfettiini" söyleyerek O'nu serbest brakmlar.
"Bundan sonra Mâbeyn'e gelerek Padiah ile görümek istemi, fakat bütün srarlara ramen belindeki hançeri çkarmak istemediinden bu görüme vâkî olmamtr..."1
Bediüzzaman merhumun, hakknda konutuu kii "Halife-i Müslimîn"dir. "Son kale"yi muhafaza etmek için bütün varlyla hem içerideki hem dardaki muhalifleriyle mücadele etmek zorunda kalan bir padiaha reva görülen muamele elbette bu olmamaldr.
Bu satrlarn yazar, eyhülislam Mustafa Sabri Efendi merhuma gönülden baldr. Resmine bile her baktmda derin bir ihtiram kaplar bütün benliimi. lmin ve ilim adamnn hametini, izzetini, heybetini görürüm onda ve titrerim.
Ama ona kar duyduum bu derin hürmet ve muhabbet hissi beni adaletle hükmetmekten alkoymamaldr diye düünür ve onun Sultan II. Abdülhamid aleyhdarln her seferinde derin bir teessür ve inkisarla hatrlarm. Ve ruhunu teslim etmeden önce hakikati görüp nedamet getirdii için onun adna hamdeder, ükrederim.
Ayn durum Bediüzzaman merhum için de aynyla söz konusudur. Benim Mustafa Sabri Efendi merhuma ballm aynyla -hatta belki daha fazlasyla- Bediüzzaman merhum için hissedenler de bir noktay hatrdan çkarmamal: Hakk'n hatr her eyin üstündedir.
Bediüzzaman merhum ahir ömründe nedamet getirmi ve -yine muhterem Msrolu'nun naklettii veçhile (2)- Sultan II. Abdülhamid'in torunu Nemika Sultan'dan -ki Osman Turan beyin kaynvalidesidir ve hadiseyi muhterem Msrolu, Osman Turan'dan bizzat dinlemi birisi olarak nakletmektedir- dedesi adna helallik dilemise, bundan sadece ve sadece honut olunur. Bunu onun için bir "nakisa" gibi deerlendirip böyle bir hadisenin cereyan etmediini söylemeye kalkmann anlam yoktur. Bunun Bediüzzaman'a da, tarihe de, hakikate de hakszlk olduunu söylemek durumundayz.
Bediüzzaman merhum da hatasyla-sevabyla bir "insan"dr! Onu hayatnn her aamasnda ve her yapt ite "lâ yuhtî" (hatasz) görmek, her tavr ve davrannn altnda bir "hikmet" aramak bizim itikadmzla badamaz. Efendimiz (s.a.v)'dan nakledilen bir rivayet bize bu konuda rehberlik eder: "Bir eye olan sevgin (seni onun aleyhindeki hakikate kar) kör ve sar eder."3 Bediüzzaaman merhum hakkndaki fart- muhabbetimiz de bizi onun hakknda kör ve sar etmemelidir.
Devam edecek.
1 Bir Mazlum Padiah Sultan II. Abdülhamid, 22-3.
2 Bkz. Msrolu, a.e.g., 22.
3 Hasen bir rivayettir. Geni bilgi için bkz. Kefu'l-Hafâ, II, 79.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
02-01-11 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||