HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 299
Yazar: Gökhan Özcan
HÝSS-Ý MÜÞTEREK

HSS- MÜTEREKDüüncelerimiz, hissiyatmz, hayallerimiz, edindiimiz hayat tecrübeleri derûnumuzda bir bütünlük oluturuyor mu? Bizler hayat sürerken önümüze çkan bir ‘ey’in ne olduuna, nice olduuna, nasl olduuna, nereden geldiine, nereye doru gittiine dair bir ‘his’se sahip olurken, iç irtibatlarmzdan, iç oluumuzdan, öz hissiyatmzdan, ftrî cevherimizden ne kadar besleniyoruz? Bunu söylerken aslnda insann tabiatnn hakiki ileyiine, hakikatle ftrî bana atfta bulunmu oluyoruz. Hal böyle deilse, bu tabii ileyite krlma ve aksaklklar mevcutsa, devrelerdeki bir arzadan, bir kopukluktan, insanla ftrî kabiliyetleri arasna tabii olmayan birtakm engellerin girmesinden söz etmek durumundayz.

Hay bin Yakzan’da geçip gidilmemesi, kerteriz alnmas gereken öyle bir izah var: “Eski ruhbilimciler, insandaki d duyulardan baka, be de iç duyu kabul ederlerdi. Bunlar bellek (hafza), sezgi (vahime), imgelem (muhayyile), anmsama (müzekkire) ve düünme (müfekkire) idi. Bu be duyu, bir ortak duyuda (hiss-i müterek) birleirdi.”

Bir hiss-i müterek ile mi bakyoruz hayata, insana, eyaya bugün? Hafzamz kurgulanm, sezgilerimiz manipüle edilmi, hatrmz örselenmi durumda büyük ölçüde. Muhayyilemiz igal altnda, tefekkürümüz devre d neredeyse! Kimler neyin hayalini kuruyor bir bakalm? Reklam ve propagandalarn oltasna gelmeyen kaç tane hayalimiz var? Etiketi olmayan neyi arzuluyoruz? Neyi etkileyici, güzel, cazibeli bulurken kendi iç temayüllerimizden yola çkyoruz? Neyi bakalarndan duymadan, ezberlere kaplmadan, kendi aklmzla kendi fikrimizle anlyoruz? Neredeyse tamamen kodlanm bir dünyann insanlaryz biz. Bize hazr verilenin yerine kendi muhakeme ve muhayyilemizden aldmz koyabilmek için en ufak bir gayretimiz yok. Daha kötüsü böyle bir farkndalmz da yok! Üç aa be yukar hepimizi ayn kii yapan bir büyük felaket bu ve yazk ki pek de rahatsz deiliz bundan!

nsan içinden sonsuza bakma kabiliyetiyle yaratlmtr. Öyle olmasaydk ‘son’u olmayan hiçbir eyi kavrayamazd zihnimiz. Görmemek için büyük bir gafletle gözlerimizi kapattmz hakikati bilelim o zaman! Bizi olduu-muzdan çok daha az klann ne olduunu anlayalm! Ve unu itiraf edelim: Varln sonsuz geniliklerine zihnini ve kalbini kapatan, d duyularndan aldnn ötesine akl erdiremeyen, ftratnn enginliine aykr bir dünya kafesine kendini mahkûm ederek daraldkça daralan insan bu gafletin kurbandr.

Ahmet Murat, ‘Kularla Sohbetin artlar’ isimli güzel kitabnda öyle bir anekdot aktaryor: “BBC, vakti zamannda çocuklar arasnda bir aratrma yapar. Soru udur: “Televizyonu mu yoksa radyoyu mu daha çok seviyorsun?” Sonucun televizyon lehine çkm olduunu bilmek için kâhin olmaya gerek yok. Ama artc olan u ki, baz çocuklar da radyoyu tercih etmilerdi. Bu çocuklardan birinin “Niçin radyo?” sorusuna verdii cevap uydu: “Çünkü radyo dinlerken daha güzel eyler görüyorum.”

Daldaki bir ku daldaki bir kutan m ibarettir? airleri topla da sor bakalm; dalda kaç dal var, kuta kaç ku var?

Görsel bir taarruzla kar karyayz her gün. Bitip tükenmeyen propagandalara, güdülemelere maruz kalyoruz. Her saniye dikkatimizi be duyumuzda tutacak megaleler üretiliyor. Zihnimiz abur cubur eylerle tka basa dolduruluyor her an. Bizi kendimizle ba baa brakacak hemen her an skclkla, bolukla, dayanlmazlkla yaftalanp elimizden alnyor. Kendimize gelebileceimiz bütün yollar bin bir türlü zamane icadyla sürekli tkanyor. Bilincimiz, muhayyilemiz, muhakememiz esaret altnda… Ve sonsuzla, sonsuzlukla, deruni nazarla, içimize ferahlk katacak geniliklerle, özümüzden damtabileceimiz zenginliklerle irtibatmz neredeyse tamamen kesik! çimiz çok sklyor, çünkü hiçbir yoldan bize ulaamyor!

“Öyle derin bir nazar kl ki!” dedi meczup, “gördüklerinin içinde göremediklerin de l l ldasn!”

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Gökhan Özcan
14-07-25
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
HÝSS-Ý MÜÞTEREK
Online Kii: 34
Bu Gn: 326 || Bu Ay: 5.419 || Toplam Ziyareti: 2.928.403 || Toplam Tklanma: 58.604.387