O halde nasl oluyor da SiyoNaziler ve müttefikleri insan tanmnda ortak olabiliyorlar? Gazzelileri aç brakmakla övünen o SiyoNazi bakan, nasl oluyor da hâlâ insanlarn içinde yaamaya devam edebiliyor? Onun bir bel hum edal olduunu bile bile mefluç vicdanlaryla onu destekleyenler onunla ayn aalk konumu paylam olmuyorlar m? Gazze nedeniyle merhamet ehlinin ruhen savrulmasna karlk olarak m sürdürüyorlar varlklarn; savrulann savrulularnda da zillete düüp, insanlklarndan utanmalar, hayattan soumalar, acizyetin, güçsüzlüün dibine inmeleri ve böylece ruhsal yönden de SiyoNazi zulmüne kar çkamayacak, bir hayat ve hareket, küçücük bir direnç belirtemeyecek seviyeye dümeleri mi için mi?
Psikolojik savaa dair olan bu soru, Gazze’yi yazann kendi çaresizliini yazyor olma, yazmayann farkl temalarla yazdn ondan bir kaç gibi görme gelgitinde savrulann varln bizzat bilmem nedeniyle beni korkutuyor. Kendime tanklm bir yana, hatrn sormak için aradm bir yazar refikimin “Biraz önce Gazze’den yine kötü bir haber aldm. SiyoNaziler, gda yardm alabilmek için yollara dümü bir gruptan otuz alt kiiyi daha ehit etmiler. Elim ayam döküldü. Okuduum kitab kapattm. imdi acizliimi düünüyorum sadece” deyii karsnda ürpererek, sorulara boularak, onun savuruuyla savrularak müterek halimizden korktuum gibi…
Bu durum bana, zillette maruz kalmann berisinde zillete mahkûm olma ve bunu kabullenme halini dayatyor. Nitekim, “Kadn, çocuk, ihtiyar demeden elimizin erdii herkesi fiilen, onlarla aidiyet kurabilenleri de manen yok etmek kastyla öldürüyoruz. Böylece bir grubun ölümüyle bir ümmetin ölümünü hedefliyoruz. Bu en büyük baarmzdr.” eklindeki SiyoNazi sözleri her yönden kulaklarma doluyor. ABD-sraili’nin Gazze’deki soykrm, açl gündemden düürmek için kuduz bir köpek gibi Suriye’ye yapt saldrlar da asla umutsuz deil ama yer yer krlm bir umuyla yine zikrettiim minvalde deerlendiriyor ve izliyorum.
Bu çifte savrulmaya kar, iyi tahkim edilmi bir tutumun gerekliliini unutuyor deilim. Hatta ilk tepkim böylesi bir unutmay unutmann kendisinedir. Zira söz konusu vahet ben yaarken olduu gibi, ben “Gazze’de kardelerim var” dediim için de oluyor. Dolaysyla SiyoNazi vahet hem fiili hem de manevi boyutta Gazze’den ümmete doru yaylmak isteniyor.
Ben yaarken olan, ben henüz yokken bezer bir düzeyde olan -hiç unutmadm ve asla unutamayacam- dier bir olayn bilgisiyle birletirerek, böylece bana dayatlan savrulmaya kar itirazm ina etmeye yöneliyorum.
Unutmadm olay Kudüs’ün Haçllar tarafndan igal edilmesidir. Orada 20.000 Müslüman’n çocuk, kadn ayrm yaplmakszn katledilerinde tarihçi dikkatine taklan onlarn katledili eklidir. Bebeklerin kafalarnn duvarlara vurularak ezildiini, kadnlarn ve erkeklerin kendi elleriyle yaktklar atelere atldklarn, öyle ki igalinden alt ay geçmesine ramen Kudüs’te yanm insan eti kokusunun hiç eksilmediini bizzat katillerin tarihçileri -övünmek kastyla- yazyorlar.
Tam burada “yi de o vaheti Hristiyanlar yapmt” hatrlatmasnda bulunabilecek olanlar, SiyoNazi terimine yakndan bakmaya davet ediyorum. lk defa Yeni afak gazetemizin mahir editörleri tarafndan kullanlan SiyoNazi terimi, Siyonistlerle Hristiyanlar birletiren bir terimdir. Nitekim Batllar Yahudilerle siyasi balarn ve vahette yardmlamalarn Eski ve Yeni Ahit üzerinden temellendirmiyorlar m?
Kudüs’teki Haçl igalini 1187 ylnda Selahaddin Eyyubi bitirdi. Sonras malum… Haçllarla Müslümanlar arasnda birkaç kez el deitiren Kudüs, Yavuz Sultan Selim eliyle 1516’dan 1917’ye kadar kesintisiz olarak huzuru ve güveni yaayan bir ehir haline getirildi. Bugünkü Kudüs ise 1917’deki ngiliz igaliyle balayan karmaann, çatmann, igalin, zulmün ve vahetin adresi…
Olanlar nedeniyle ferdi savrulmaya ve bu savrulmay -psikolojik sava esasnda- slam ümmetine yaymak isteyenlere kar çkmak demitim.
Örneimi nasipse izleyen yazmda vereyim.
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.