
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 247 |
Filistin bata olmak üzere slâm corafyasnn kanayan yaralarna son derece duyarl bir dostumuz, uzak diyarlardan gelen ac haberler karsnda duyduu çaresizlik sebebiyle, 1990’larda babasnn evdeki radyo ve televizyonu kaldrdn anlatt. Sürekli dinleyip izlemek ama hiçbir ey yapamamak o kadar yormu ki adamcaz, çareyi haber alma kaynaklarn hayatndan çkarmakta bulmu. Babasnn hissettiklerinden çok daha fazlasn yüreinde duyan dostumuz, onun yaptn yapamadndan da ikâyet etti. Dün radyo ve televizyonu evden attmzda gündemden büyük oranda kopabiliyorduk, ama bugün böylesi bir izolasyon elbette mümkün deil.
Gazze’de srail tarafndan uygulanan çok boyutlu soykrm seyrederken hepimizin hissettikleri aa yukar ayn: Çaresizlik, öfke, hüzün... Aslanlar gibi ehadete koan yiitlerin hayatna ve cesaretine hayranlk; kendimize baknca içimize dolan kymetsizlik ve yetersizlik duygusu…
Örnein, Hz. Peygamber’in her gün sürekli ve srarl biçimde ettii dualarn içinde “Hüzünden ve kederden Sana snrm!” ibaresinin neden yer aldn derinlemesine düünmeye deer. Hayat acnn, üzüntü ve skntnn her türlüsüyle dopdolu olan bir Peygamber, niçin hüzünden ve kederden Rabbine snr? Bu sorunun belki de en kestirme cevab udur: Çünkü yaamaya devam edebilmek için morale ve dirence ihtiyaç var. Hüzün ve keder insan önce sarsyor, daha sonra omuzlarndan bastrp yere diz çöktürüyor, nihayet ümitsizlie ve eylemsizlie sürüklüyor. Yürüyüü sürdürebilmek, kalkmak ve yeniden yola koyulabilmek, ancak salam ve güçlü bir maneviyatla mümkün.
Kriz dönemlerinde itidal üzere hareket edebilmek de itidale davet etmek de zordur. Bugün Gazze balamnda yaadmz snavlardan biri, hadiselere slâm’n penceresinden bakabilmek noktasnda düümleniyor. Öfkeli ve hamasî sloganlar atmak en kolay. Sakince düünmek, kalplerdeki rikkati öldürmeden akl da sürekli yedekte tutabilmek, ideale yürürken gerçeklikten kopmamak, gelecee dair uzun vadeli planlara odaklanabilmek, hiç yorulmadan çalmak, bugünlerin yarnlarnn da olduunu unutmamak, umudu diri tutmak, umutsuzlukla ölümüne savamak… Esas kabiliyet, bunlar baarabilmek.
Kur’ân- Kerîm’deki u ayet, nasl hareket etmek gerektiini anlama balamnda, önümüzü ve ufkumuzu açacaktr: “Mü’minlerin hepsinin toptan sefere çkmalar doru deildir. Onlarn her kesiminden bir grup, dinde derinlemek ve kavimleri (seferden) döndüklerinde onlar ikaz etmek üzere geride kalmaldr…” (Tevbe 122). Erbabnn da hemen fark edecei üzere, ayette seçilen kelime, scak sava tanmlayan “ktâl” deildir. Sefere çkmak ise, içine “ktâl”i de alan çok geni bir faaliyetler yelpazesini kapsar. Bugünün artlarnda, zulmün ortadan kaldrlmas ve adaletin tesisi için verilecek her türlü mücadele, seferin tanm içindedir. Ayet, Müslümanlarn içinden belli gruplarn, seferden geri durarak, ilme odaklanmalarn ve seferden dönenleri ikaz etmek üzere iin teorisine kafa yormalarn salk vermektedir. Çünkü sahada olmak insann kalbini ve zihnini datr. Birilerinin, dalm olan toparlamak üzere fikrî hazrlk yapmas gerekir.
Muhtemelen bu yazm “pasifizme davet” olarak yorumlayanlar çkacaktr. Vicdanen doru olan söyledikten sonra, sorun deil. Dedim ya, kriz dönemlerinde en zor ey, itidali koruyabilmektir.
Yazar: Taha Kýlýnç |
23-08-25 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||