Birlik vazeden bu yaplarn müterek nitelii ekümenikliktir. Modern dünyâda da “sivil din” olarak târif eden ve Aydnlanma olarak bilinen fikir külliyât da ekümeniklii dünyevîletirmi ve evrensellik, insanlk gibi kavramlarla yorumlamtr.
Gelin görün ki, târihin diyalektii ilemi, en bata ekümeniklik iddiasnda olan dinler derin ve çok kanl da olabilen çatlamalar ve ayrmalar yaamtr. Dünyevî ölçekte ise merkezî imperium yaplar u veyâ bu sebepten güç kaybna urayp câzibelerini kaybettikçe mahallî veyâ kenar dünyâlardan balayarak parçalanmlardr. Modern sivil dinin mesajlar ise çkar temelli acmasz bir dünyâ paylamna çarpm ve dalmtr. Evrenselciliin ekümenik medenî iddiasnn, çkar odaklarnn dünyâ paylamnda üzerinde yol aldklar medenî-lkel ayrmnda ve bu ayrmn imledii ilkel dünyâlar medenîletirme misyonunda tuzla buz olduuna âhit olduk.
Milliyetçilik, ideolojik düzlemde üzerinde standart gelitirmenin son derecede zor olduu bir yapya sâhiptir. Hakikaten de, milliyetçiliin târihî ak tâkip edildiinde bu durum çok berrak olarak ortaya çkar. Soru udur: Milliyetçilik dank parçalarn birletirilmesine mi, deilse veri birliin datlmasna, ayrtrlmasna m hasredilecektir? 19.Asrda Kont Cavour, Garibaldi, Mazzini gibi talyan milliyetçileri tekmil enerjilerini talyan Birliinin salanmasna hasrediyordu.. Bismarc’n dank Alman Prensliklerini birletirmek için hayâta geçirdii ve Kan ve Demir Siyâseti olarak bilinen dramatik gayreti de buna verilebilecek baka bir misâldir. Pan milliyetçilikler olarak bilinen milliyetçiliklerde de birletirmeye mâtuf adanmln izlerini tâkip edebiliyoruz. Bunlara bakarak milliyetçiliin standartnn dank corafyalarda yaayan kavimlerin birletirilmesi olduuna hükmedebiliriz.
Gelin görün ki ayn târihsel aralkta ayrlkç milliyetçiliklerin yükseldiinine de âhit oluyoruz. Çek, Macar, Polonya milliyetçileri kendi kaderlerinin tâyin hakk üzerinden kendi milletlerinin âit olduu siyâsal birliklerden kopmak için enerjik hareketlere girimilerdi. Rusya’da Türk/Tatar milliyetçileri de benzer bir teebbüs içindeydiler. Bunu müstemlekecilik kart baka hareketler de tâkip etti. O zaman soru daha da keskinleiyor: Milliyetçilik birletirmeci mi; deilse ayrlkçlk standartna m sâhiptir? Literatür bu çelikilerin üstesinden gelmek adna milliyetçilik tipolojileri gelitirmitir. Ama nihâî tahlilde bu kadar çelikiyi ayn kavramda buluturmak dâima sorunlu olmutur.
Çkardan baka standart olmayan -o da standart saylacaksa- reel siyâset ise en geni mânâda milliyetçilie âit çelikileri iine geldii gibi kullanmaktadr. Bunun en tâze misâlini yakn corafyalarmzda görmekteyiz. Ortadou’da evvelâ Osmanl Birliini dattlar. Bunun yerine çou târihsel bir derinlik tamayan tuhaf sun’i siyâsal birlikler (devletler) peydahladlar. kinci aamada bu nevzuhûr birlikleri kendi aralarndaki rekâbetin fonksiyonu olarak bir paylama soktular. Görünüte uluslarn kendi kaderlerini tâyin hakk gibi bir ilkenin yorumuydu bu. Aslnda kimsenin kendi kaderi üzerinde bir söz hakk yoktu. Güdümlenen birliklerdi bunlar. Souk Sava devri bunlarla geçitirildi. Souk Sava biter bitmez , Dou Avrupa ve Balkanlardan balayarak Ortadou’ya yaylan bir dalga üzerinden dinî ve etnik temelde yaanan depremlerle bu çerden çöpten birlikler datlmaya balad. Bosna ile Lübnan ayn kaderi paylat.Kimi yerlerde bu parçalanmalardan yeni devletçilikler türedi. Yugoslavya’nn veyâ Çekoslovakya’nn payna düen buydu. Ortadou’da ise veri siyâsî corafyalar büyük ölçüde muhafaza edildi; lâkin etnik, dinî ve mezhebî parçalarn karmak temsilî gibi modellerle yönetilemez hâle getirildi. çinde bulunduumuz safhada ise tamâmen srâil’in güvenlii ekseninde yeni müdahaleler yaanyor. Çifte standartn çelikilerinin birbirine bu kadar yakn seyrettii baka bir evre yaanm mdr, bilmiyorum. Kbrs’da Türkiye igâlci saylp Ada’nn birletirilmesi yolunda kampanyalar hz kazanyor. Lübnan’da Hizbullah’n silahlarn brakmas ve srâil yanls merkezî otoritenin güçlendirilmesi savunuluyor. hemen Lübnan’n dibinde olan Sûriye’ye geldiinde ise müselleh PKK/PYD’nin, brakn silâhszlandrlmasn, memleketin en verimli ve kaynak açsndan en zengin bölgesindeki hâkimiyetine merûiyet tanyan formüller havada uçuuyor.
Ahmet Kaya sa olsayd, iç geçirip “Ne yaman çeliki anneciim” derdi..
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.