
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 183 |
Bir video izledim geçenlerde…
Bir grup sporcu caddede kouyorlar. Baka bir grup insan da kaldrmlardaki sandalyelere kurulmu bir eyler içiyorlar. Oturanlar koarak kendilerine doru gelen insanlar görünce, kötü bir ey olduunu düündüklerinden olacak, anszn kalkp komaya balyorlar.
Böylelikle olacaklardan habersiz koan sporcu grubun ardna, nereye gittiklerini, niçin gittiklerini bilmeyen ama koan gruba katlmadan da yapamayan insanlar taklyor.
Çamzn eilimini daha sade çarpc anlatan çok az ifade bulunur! Bana kalrsa bu videoda gördüümüz “ey” oldukça manidar. zlediklerim manidar, çünkü günlük hayatmzn en rahatsz edici, en marazi ama en gizli yann çok yaln ve çarpc bir biçimde ortaya koyuyor.
“Birileri kouyor ve onlar gören dierleri; srf birileri kotuu için, o kouya katlyor…”
Neden kotuklarn bilmeden!
Kimse onlar komaya zorlamad halde…
Düünmeden, nedenini sormadan toplumda baskn olan eilime teslim olmak ve bu eilim bizi nereye götürüyorsa oraya gitmek, hayatlarmzn temel paradokslarndan biri.
Mesela, eski fotoraflarmza bakarken o günün giyim kuam bize pek komik gelir. Hatta sadece komik gelmez saçma da buluruz eski görünümümüzü. O saçn nasl öyle kestirildiini, o tuhaf kyafeti utanmadan nasl giydiimizi düünürüz hayretle.
Üzerimizdekiler hiç de bize yarar eyler deildir. Birinin onlar bize zorla giydirmediini de biliriz. Biliriz ama yine de hayatmzn popüler kültür akntsnda yüzen bir saman çöpü kadar uursuz atlmlarla ekillendiini kabul etmek istemeyiz.
Aknt cezbedicidir. Güven ve de konfor vaat eder. Çabalamanz gerekmez. Güvendesinizdir. Yol alyorsunuzdur. Hareketliliiniz, die dokunur bir ey yaptnza dair bir yanlsama oluturur sizde. Geride braktnz, kprdamadan sabit duran eylere ve onlarn deimez talihlerine küçümseyerek bakarsnz.
Fakat öyle de bir gerçek vardr ki, o akntnn içinde bir ömür geçirseniz dahi büyüyemez, güçlenemez, kendi imkanlarnz kefedemezsiniz. Çünkü aknt içindeyken zihniniz ilemez, uzuvlarnz çalmaz. Gerek de yoktur zaten. Çünkü sizin hesabnza sizi tayan, yönlendiren ve nereye gideceinize karar veren bir yapnn içindesinizdir.
Çalmayan uzuvlarn yava yava öldüünü aknt debisini yitirdiinde anlamaya balarsnz.
****
Fert olmann vaat ettii güçlükler bizi, “herkesin” o büyük ve bulank akntsna kaplmaya iter.
Çünkü her eyden önce, bir doruya, bir deere ait olmann ve o aidiyetle yaamann kendisi bile, bal bana pahal bir eydir.
Böyle bir konuma erimenin ve onu idame ettirmenin maliyeti ardr. Ancak fedakârlk, çaba, inanç ve korkusuzluk bize ferdiyetimizi muhafazann yolunu açabilir. Fert olmann yükünden “herkes” gibi olarak kurtulmaya çalmak modern zamanlara özgü deildir elbette ancak çamzn balca meselelerinden biridir.
Fakat gözden uzak tutulmamaldr ki, herkes olmann da maliyeti vardr. Herkes olmak, parmak izimizden zihnimize kadar bizi biricik klan her eyden syrlmak demektir. Aynlamak ve bu yolla görünmez olmak demektir.
Popüler kültürün kalplarna dolacak kadar akkan kimliklere sahip olanlar üretim bandnn dier ucundan ötekinin “kopyas” olarak çkarlar. Herkesin birbirinin ayn olduu yerde de aslnda “kimse” yoktur Foucault’un dedii gibi…
Sevdiim bir baka söz daha var. Byung- Chul Han, Eros’un Istrab’nda “Bakasnn ortadan kayboluu”ndan bahseder.
Yaznn giriinde videonun manidar olduunu söylerken iyimsermiim. Han’n iaret ettii yerden baknca durumun trajedi olduunu görmek zor deil. Bu bir trajedidir! Bu, “aynnn cehennemi”dir. Görünmez olmak demek, kimliksizlik demektir.
Eer kendimiz deilsek, hiç kimseyizdir!
****
Doldurulmu yanaklar, kalkk kalar, simetrik burunlar, ters üçgen yüzleri ve kimyasallarla iirilerek biçimlendirilmi uzuvlaryla birbirinin kopyas olan yar mutant kadnlar çoalyor mesela. Doallk ve kendine özgülük nostalji oluyor.
Artk birkaç ylda bir deien beeni imajna göre vücutlarn modifiye eden yapay, kurgusal, anonim, derleme kimlikler çandayz.
Bu kimliklerin kahir ekseriyeti yalnz görünüm itibariyle deil, düünü ve duyu itibariyle de birbirlerine benziyorlar.
Güya geleneksel toplumlar düünmeyen, sorgulamayan birer biat toplumuydular! Bilgisayar, navigasyon ya da akll telefon kullanan; CERN’de meçhulü kurcalayan “eitimli” insanlar rasyonel düünerek mantkl olan seçecek, yararl olan yapacak, Yaratc da dahil her eyi sorgulayarak ve hiçbir eye itaat etmeyerek, kendi emsalsiz ve özgün benliklerini var oluturacaklard.
Bunlar olmad ama bunlarn tam tersi oldu. Kitle iletiim araçlar, arklar, reklam filmleri, sinema salonlar, dijital platformlar ve internetle insanlar üzerinde tek renkli, tek sesli bir totaliter bask kuruldu.
nsanlar belli bir ekilde giyinmeye, belli bir ekilde elenmeye, belli bir ekilde tüketmeye sevk edildi. Byung-Chul Han, iktidarn modern toplumda kendini “özgürlük” olarak sunduunu söylemiti. Özgürlük ad altnda bireyselliklerin yok edildii bir tiranlk ina edildi. nsanlk çlgn bir histeri nöbeti içinde önüne çkan her akntya kaplma yarna girdi. Ve hatta bu yartan yorgun dütü. Ferdiyet bir yüke dönütü. Popüler olana itaat etmek bir seçkinlik alameti haline geldi.
una inanyorum ki zamanmzn en büyük ödevlerinden biri bütün özgünlüüyle ferdiyetimizi muhafaza etmektir. Dolaysyla bu provokatif bir marjinalleme çars deildir. Biricikliimizi öütmeye çalan popüler kültür dililerine kar ahsiyetimizi koruma giriimidir. Bizi sürüden ayran, kim olduumuzu söyleyen deerlere tutunarak ancak kendimizi akntnn dna atabiliriz. Bir “kimse” olmak için bahsedilen manada “herkese” kar çkmak durumundayz.
Yazar: Ali Osman Aydýn |
10-09-25 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||