
| Kategori : DÜNYADA NELER OLUYOR / ÝSLÂM ÂLEMÝ | Okunma Says: 488 |
Önceki yazmzda, berya’daki Müslümanlarn varlklarn en ar iddetle ortadan kaldrma çabalarn ifade eden Reconquista kavramnn, hasredildii 718-1492 yllar arasndaki devirde deil, ondan çok çok sonra kullanldn, öte yandan milel ve nihal eserlerinin sahibi büyüklerimizin -ki bunlardan biri Endülüslü bn Hazm’d- ayn balamda Katoliklik mezhebine özel bir vurgu yapmadklarn belirtmitik.
Bunun anlam, büyüklerimizin tek isimle Hristiyanl muhatap alarak, kimlerinin isimlerini zikretmelerine ramen onun mezhep ve tarikatlar üstünde durmaya gerek görmeyileridir. Nitekim bu balamda Fahreddin er-Râzî, tikâdât’nda akide ve amel farkllklarna çok ksa bir ekilde deinerek Hristiyanln be büyük frkasn üç-be satrla iletivermitir.
Büyüklerimiz Hristiyanlk konusundaki bu toptanc tutumlaryla bize unu da söylemilerdir: Hristiyanlk, eran ve siyaseten slam’a muarz, daha açk bir ifadeyle dümandr. Ondaki mezhep ve tarikatlardan kimilerinin slam’a yakn görünmelerine akide yönünden deil ancak siyaseten itibar edilebilir.
Nitekim Endülüs’ün fethi -Katoliklerle dorudan mücadele- de böylesi bir siyasi yaknln kurulmasyla balamtr.
Özetle, Hz. sa’y Tanr deil peygamber olarak vasflandrmak ve Hz. Meryem’e bir kutsiyet atfetmemekle Katoliklik mezhebinden farkl olan Arianlar’n Sebte hâkimi Julianos, Vizigot Kral Katolik Rodrigo ile olan savanda, 705 ylnda Marib Afrikas’nda kesin bir zafer kazanan Mûsâ b. Nusayr’dan yardm istemi, o da Târk b. Ziyâd’ bu maksatla Endülüs’e göndermitir.
Târk, Kral Rodrigo kumandasndaki kalabalk bir Vizigot ordusunu birkaç gün içinde bozguna uratm ancak bununla yetinmeyerek, bilahare Mûsâ b. Nusayr’n da kendisine katlmasyla spanya’nn neredeyse tamamm fethetmi ve spanya’da 1492 ylna (hatta bir yüz yl daha ilerisine) kadar sürecek olan Endülüs Müslümanlar devrini balamtr. (Bkz.: Mehmet Özdemir, Endülüs Müslümanlar – Siyasi Tarih, TDV, Ankara 2016)
Kendi zamanmzn bakyla söz konusu fetihte ahlaki - siyasi bir çatmann öne çktn söyleyebiliriz. Çünkü birilerine yardm etmek ahlaki, bir mülke hakim olmak ise siyasi bir konudur. Ancak burada unutulmamas gereken ahlakn fertlere, siyasetin ise devletlere has olduudur. Günümüzde ABD’nin Ukrayna- Rusya savanda Ukrayna’ya yapt yardmn onun nadir toprak elementlerine el koymasyla sonuçlanmas bunun tipik bir örneidir.
Hristiyanlkla slam arasndaki inançtan kaynaklanan kartln, zikrettiimiz örnek üzerinden dümanla dönümesi ve hatta bu dümanln Müslümanlar tarafndan, inanç ve siyaset kartlnn müterek ifadesi olarak Haçllk’la karlanmas spanya mücadelesi özelinde Katoliklik mezhebiyle olan çatmay aarak genellemitir.
Ama yine de Katoliklerin Reconquista’da Müslümanlar topladklar meydanlarda diri diri yakmalar, Ronda uçurumlarndan atarak katletmeleri, sürgün için zorla bindirildikleri gemileri batrarak bomalar… ABD-sraili’nin Gazze Soykrm’ndan farkl bir sonuca balanamaz. Bu sebeple her ikisi de Haçllk kelimesinde toplanmakta ve eski – yeni ayrm söz konusu olmakszn Müslümanlarn hakl tepkisine konu olmaktadr.
Bu durumda önceki yazmza balk olan “Filistinlileri seven Katolikleri sevmeli miyiz?” sorusunu nasl cevaplayabiliriz? Yani 5 asr önce Endülüs Müslümanlarn katleden spanyol Katoliklerinin, Gazze Soykrma kar çkmann da ötesinde canlarn ortaya koyarak Küresel Sumud ve Özgürlük filolarnda yer almalarn nasl izah edebiliriz?
Pragmatist baklarna yorarak, bunun “evrensel, genel, kapsayc, bütünsel” anlamna gelen katolik kelimesini mezheplerine ad olan seçen Katoliklerin, ayn zamanda bal bana bir iddia olarak benimsedikleri o vasflarn korumak ya da yeniden hatrlatmak üzere hareket ettiklerini ve dolaysyla dini-siyasi (Haçl) olan bu hareketleri nedeniyle onlar sevemeyeceimizi peinen söyleyebiliriz.
Ancak bu, hakim siyasi içerii - tonu nedeniyle en kolay ve Dominiken papaz-akademisyen Vitoria’nn da zikrettii vicdani alan tekrar açlmamak üzere kapatan bir cevaptr.
ABD-sraili’nin Gazze Soykrm hakknda çeitli vesilelerle dile getirdiimiz vicdann, insann yaratlnda, ftratnda, mayasnda… yerleik ve bu manada eriatlar için de verili bir fenomen olmas, Hristiyanlk ve dolaysyla Katoliklik mezhebi için de geçerlidir.
Bunu öyle de ifade edebiliriz: Bir milletin bombalarla, açlkla yok edilmesi karsnda, Katolik kimi fertlerin canndan vaz geçme pahasna buna kar çkmas, inançtan / mezhepten önce insan olmakla alakal deil midir?
Yazar: Ömer Lekesiz |
11-10-25 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||