HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 234
Yazar: Ömer Lekesiz
‘Yýkýlmýþ aþiret il bozuk bozuk’

‘Yklm airet il bozuk bozuk’Her kültür kendi bana yani müstakil bir bütündür. Bu bütün, idraki oluturan uur; tasavvur; ezberleme; hatra ve hatrlama fiili; marifet; fehim; fkh; akl; hikmet; dirayet; zihin; fikir; sezgi; zekâ; fitnat / zihinî açklk; hâtr; vehim; zan; ilmelyakîn - aynelyakîn - hakakkalyakîn; bedahat / apaçklk; evveliyat; hayal; reviyye / etraflca düünme; kyaset / akll uyanklk; hubur / cokulu sevinç; rey / doru seçim ve ferâsete… kout olarak oluur. Dier bir ifadeyle zikredilen bu idraki unsurlar o toplumdaki çeitli gruplarn da -örnein marifetliler, aklllar, dirayetliler, ferasetliler… vb.- göstergeleri olarak kültür kavramnda toplanrlar.

Böylece söz konusu unsurlar, önce fertlere mahsus olmalar bakmndan, onlardaki ortaklama ya da benzeme yoluyla -slam toplumu, Hristiyan toplumu vb.- topluma dair bir surete veya resme konu olurken, bu resim ayn zamanda o toplumun vasflandrld -slam kültürü, Hristiyan kültürü vb.- kültüre de ad olur.

Yukarda zikrettiimiz marifet kelimesinin bizde sanat kelimesiyle e anlamda kullanlmasndan hareketle, idrak içinde marifeti / sanat, kültür içinde marifetlilii / sanatll / sanatçl, Yahya Kemal’in iiri merkeze alarak yapt kendimizle kaytl yani bize özel u yorumuyla çerçeveleyebiliriz:

“air bütün öteki sanatlara balyd: Divann yazp bitirdikten sonra hattata veriyordu, hattat o divandan talik hattn -hattn son- kvraklyla bir sanat eseri daha yaratyordu, mücellit deriden, sahtiyandan temasn bir hazzna daha misal gösteriyordu, müzehhip gözleri, arapkâri çizginin oyunlaryla, zevkiyle bir daha kamatryordu.

airin divanndaki arklar bestekâr birer makamdan besteliyor, Boaziçi yallarn, Rumeli ve Anadolu'nun konaklarn needen, hüzünden mest ediyordu; gazellerini, hanende Kâthane'nin ve Osmanl ülkesinin Budin'den Msr'a kadar semasna yükseltiyordu; naatlarn, naathan mevlitlerde okurken bütün bir ümmet zevkinden: ‘Allah!’ ve ‘Ya Muhammet’ nidasyla kubbeleri inletiyordu.

aire; mimar camilerinin, mescitlerinin, saraylarnn, hanlarnn, medreselerinin, çemelerinin, adrvanlarnn cephelerinde bir yer ayryordu; taç kitabe tan kesiyor, hattat kitabeyi yazyor, hakkâk oyuyordu.

air milli hayatn ahidi mevkiinde idi, padiahtan serdara kadar bütün ahsiyetleri o yaatyordu. Nefi diyor ki: ‘Sultan Süleyman’n namn hare dek yaatan, Bâki’nin sözündeki abhayattr.’ (…)

Hasl air bütün sanatlara, bütün hayata böyle balarla bal ve o cemiyetin timsali idi. iirin aletleri, usulleri, lisan, zevki birdi ve her yerde ayn seviyeye hitap ediyordu. (…)

Bu cemiyet cokun, takn bütün manasyla yayordu, onun için iiri de içeriden darya bir atltr, züht, hayata satat için zahitlere söver; felek, bu hayata kastettii için felee barr. Güzellii görmekten, çirkinlie bakp da irenmee vakit bulamaz. Sevmekten, nefret edilecek eyleri göremez(di).”

Yahya Kemal’in bunlar ifade ederken bavurduu “görülen geçmi zaman kipi”nden de anlalaca üzere o gidiatn yine onun kelimeleriyle yava yava ihtiyarlayaca, sonra ölecei ve bize iirin gövdesini miras brakaca, böylece marifetinin unsuru olduu idrak ile onun toplumsal pratii de diyebileceimiz kültürün bozulaca sonucuna varacamz malumdur. Özetle bu sonuç idraklerin bozulmasyla kültürün ya da kültürün bozulmasyla idraklerin bozulacann da beyandr.

Yahya Kemal’in mezkur söyleyiindeki “cemiyet” kelimesini “teba ya da airet(ler)” eklinde okuyarak devlete tahvil ettiimizde, söz konusu bozulmay hem fertten devlete hem de devlette ferde dönen çift kutuplu ama tek bir olgu ve dolaysyla olay olarak da ifade edebiliriz. Tpk Pir Sultan Abdal’n u dizelerindeki gibi:

“Bu yl bu dalarn kar erimez
Eser bâd- sabâ yel bozuk bozuk
Türkmen kalkp yaylasna yürümez
Yklm airet il bozuk bozuk”

Bizde zuhur eden idrak, kültür ve devlet üçlüsündeki bu bozulmay, siyasi bir nitelemeyle Batllama olarak adlandryoruz.

Burada siyasilik vurgusunu, Batllamann idrak, kültür ve yönetim esasnda kendiliinden yani normal bir etkileime tabi olarak gerçekletiine –çok zayf bir ihtimalle- inan(drl)yor olsak bile, gerçekte onun dtan inen, tepeden gelen, zorla dayatlan… açk bir baskya yani zulme konu olmas nedeniyle yaptmz da belirtmeliyiz.

Bu balamdaki bozulma örneklerinden birini, Yahya Kemal’in yukarda iir merkezinde resmettii sanat idrakinin yani sanatsal bütünlüün “halk ve saray” ayrmna uratlndan verebiliriz.

Nasipse sonraki yazmzda inallah.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ömer Lekesiz
23-11-25
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
‘Yýkýlmýþ aþiret il bozuk bozuk’
Online Kii: 25
Bu Gn: 292 || Bu Ay: 5.385 || Toplam Ziyareti: 2.928.354 || Toplam Tklanma: 58.603.345