
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 219 |
Bir lisede örencilerin öretmenleriyle alay ettii, aalad, itekledii ve öretmenin bezgin, yorgun, umutsuz ekilde en arka sraya oturup kald görüntüler infiale sebep oldu. Ayn günlerde sosyal medyada bir örenci velisi, okulda oluna yaplan ve tacize kadar uzanan akran zorbalndan, okul yönetiminin yetkisizliinden, kanunlarn yetersizliinden ikâyet ediyordu. Bir meslek lisesi öretmeni, snftakilerin kendi örenci numaralarn bile yazamadn dehetle aktaryordu.
Bu örnekler ilk deil, son da olmayacak. Milli Eitim Bakan’ndan okul müdürlerine, öretmenlerden örencilere, velilerden müstahdemlere kadar eitim zincirindeki her halkaya bir dokunduunuzda bin âh iitiyorsunuz. Eitim imkanlar yaygnlarken, frsatlar eitlenirken, eitim alt yaps güçlenirken kalite ayn oranda yükselmiyor. Müfredat, disiplin, mesleki yönlendirme, maalar, özlük haklar ve daha nice sorunla eitim sistemimiz milletin vergilerinden ald devasa payn hakkn veremiyor.
En önemlisi, artk her biri birer prens ve prenses olan örenciler, anne-babalarn yükledii (özgüven deil) zorbalk ruhuyla disiplinsiz snflarda öretmenlere adeta kan kusturuyor.
Evet, eitim sisteminin çok sorunu var, 100 yldr konuuyoruz bu sorunlar, daha da konumay sürdüreceiz.
Ama eitimle ilgili hiç sormadmz, sormaya yanamadmz, esas, temel bir soru var: Biz, bütün çocuklar 12 yl zorunlu eitimden geçirmek zorunda myz? Buna gerçekten gerek var m?
Takldm nokta 12 yl deil; çok daha ileriye gidiyorum: Herkes ilkokul, ortaokul, lise okumak zorunda m? Bunun gerçekten faydas var m?
Durun hemen linç etmeyin, alay etmeyin! “Toplum zaten cahil, iyice cahil mi kalsn?” dediinizi duyar gibiyim.
Öncelikle eitimin cehaleti ald yargs külliyen yanl. Bugün toplumda trafik magandalndan iddete, mafyatik yaplanmalardan teröre, sokaa çöp atmaktan dolandrcla, hrszla, cinayete, yolsuzlua kadar her suçun ve kusurun failleri artk çounlukla lise, en azndan ortaokul mezunu.
yi liselerde okumu, iyi üniversiteleri bitirmi, Bat’da yüksek lisans, doktora yapm, hatta prof. ünvann kazanm nice diplomal insan, kendisini allame, baka herkesi cahil olarak görürken, modern eitim makinelerinde formatlanmann bir sonucu olarak sormadan, sorgulamadan her türlü cereyann içinde savrulup gidebiliyor; giyim kuamyla, yeme-içme alkanlklaryla, dinledii müziklerle, hatta düünme biçimiyle nasl tutucu, statik, edilgen olduunu fark dahi etmeden kibirle ortalkta dolaabiliyor.
Eskiler, “örenci” kelimesi yerine “talebe” kelimesini kullanrlard. Örenci edilgen bir konumdayken talebe, örenmeyi talep eden, isteyen, arzulayan, örenme fiiliyatna ak, sabr, tahammülü, terbiyeyi, saygy katan kii demekti. lim talebi için çocuk yata ailesinden ayrlp stanbul’a gelen talebe bazen on yllar boyunca ailesiyle görümez, örenme yolunda varln gönüllü olarak feda ederdi. Hep hikayelerini okuduumuz, bir at ya da deve srtnda, sadece adn duyduu bir kitaba ulamak için aylar boyu çöller, dalar aan ilme ak insanlar, “yitik mal” gibi gördükleri ilmin peinden koarlard.
Bugün örencilerin önemli ksm ise teneffüs zilinin çalmasn sabrszlkla bekliyorlar.
Her çocuu, belli bir seviyenin üzerinde okutmak zorunda deiliz. Bu öncelikle büyük israf. Kapasitesi, ilgisi, merak bulunmayan, istidad baka alanlarda olabilecek çocuklar darack snflara kapatyor, bir yandan zihinlerini, bir yandan o dar alanlarda ruhlarn törpülüyor, örseliyoruz. Çocuklar, gençleri kolay ikna edilebilir, sadakatli, kolay itaat eden, belli ideolojilere, belli inanç kalplarna sorgusuz sualsiz inanan, yobaz, tutucu, resmi ideolojinin uyumu müridi birer robot olarak formatlamak için topyekûn harcyoruz.
Milli Eitim Bakan Sayn Yusuf Tekin, ara tatillerin kaldrlmas gerekçelerini açklarken, örencilerin evde kalmas nedeniyle çalan velilerin zorluk yaadn söyledi. Evet, evde kalmasnlar, çalan anne-babalarn gözü arkada kalmasn. Bunun için de çocuklar 12 yl boyunca okula deil, bir nevi kree gönderiyoruz.
Baka alanlarda çok daha verimli olabilecek gençlerimizi kre ya da kla ilevi gören okullara gönderiyor, 12 yln sonunda adn yazmay, okul numarasn yazmay dahi örenemeden, ya da bütün eitim sistemini üniversite snavna indirgedii için hayat skalayan, okumuuyla okumam arasnda aslnda çok da fark olmayan bir toplum ina ediyoruz.
Sahi, mesela bir çiftçinin, bir kaportacnn, hatta mesela bir sanatçnn, 12 yl boyunca o müfredat almasna gerek var m?
Türkiye modernleme sürecine geç balad; bunun çok avantaj var. Yanl taklit etmek yerine kendi özgün formüllerimizi üretebilir, kendi tarihimizi model alabiliriz. Okula giden “talebelerin” yan sra, “okulsuz toplumda” talim ve terbiye gören bir sistem de ina edebiliriz.
Örenciden ikâyet etmek kolay; belki de örenciyi ruhuna dar gelen bir atmosfere, bir ruh hapishanesine kapatyoruz. Kree gider gibi okula gelen örenciden öretmene hürmet bekliyoruz. Çocuklara ve gençlere yönelik bu ikence ve zulmü, milletin srtndan da eitim vergisi israf ve yükünü kaldrmay tartsak, eminim güzel formüller üretilecektir.
Yazar: Aydýn Ünal |
06-12-25 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||