
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 341 |
Gözlemleyebildiim kadaryla Türkiye’nin yaklak son yetmi ylnda ekonomi-politik balamnda paradigma açdan pek deien bir ey yok. Fakat dini-kültürel düzlemde (ki bu alt toplumsal alanlar aslnda hep birbirleriyle ilintilidir) baz deiimlerden bahsedilebilir.
Bir kere 2000’li yllara gelinceye kadar Türkiye’de varlk gösteren bulunan ideolojilerin iddialar göze çarpmaktayd. Bu biraz da modernitenin dünyaya dair iddial doas ile ilintili görünmektedir. Bu minvalde tüm dünyada sol iddial bir ekilde yükselmi fakat 80’lerden itibaren etkinliini yitirmitir. Bat’da Marksist edebiyat ve düünce eletirel tavrn devam ettirmitir. slamclk ise 1970’lerden itibaren kprdan göstererek 2000’lere kadar Türkiye’de farkl toplumsal alanlarda iddiasn devam ettirmitir.
2000’lerden sonra tüm ideolojiler için söyleyebileceimiz ortak bir durum olumutur. Post/modern dönem “iddia”lar olan ideoloji, düünce ve dinlere meydan okuyarak bugünlere gelinmitir. Öyle ki din, ideoloji gibi tüm meta anlatlar reddeden post/modernite bugün aslnda paradoksal olarak kendisinden baka iddia brakmamtr. Dorusu slamcln zayflama hikayesinden bir bölümü bu deien durumla ilintilidir.
slamclkla ilgili daha önemli deiim ise, islamcln 1990’larda biraz varolan entelektüalitesinin giderek zayfladdr. Öyle ki, daha önce islamc düünce içinde yer alan baz insanlar bu konumlarn hzla terk etmilerdir. Daha da önemlisi islamc düünce u an mevcut dünyann ve hatta içinde yaad mekann sorunlarn kapsayacak ve karlayacak bir düünce üretmekten uzak görünmektedir. Dolaysyla belirsizliklerin, mulaklklarn, krizlerin artt bir çada hala bir ümit olarak görülmemektedirler.
Bu minvalde baz islamclar sorunlar karsnda slam’n ihtiva ettii kuvveye ve insanlarn “akn”la olan ilintisine bakarak dinle ilgili konformist bir yaklam içinde bulunmaktadrlar. Halbuki burada slam’n kuvvesinin otomatik olarak slamcl beslemediini belirtmek gerekmektedir. Elbette slam bir din olarak insanln mustarip olduu sorunlar karlayabilme kapasitesine sahiptir ve bu balamda kurtulu iddiasndadr. Fakat slamcln bugünün dili üzerinden slam’ nasl ifade ettii ve konumlandrd önem tamaktadr.
Tüm bunlardan çkaracamz öncelikli sonuç; slamcln vakit kaybetmeden kendisiyle yüzlemesi gerektiidir. Bu yüzleme ayn zamanda müslümanlarn gelecekte slam ile irtibat biçimleriyle de ilintili olacaktr. Bu balamda slamcln yakn geçmiten hu yana devam ettirdii baz hareket tarzn ve slam ile irtibat kurma biçimini deitirmesi gerekmektedir.
1970 ve 80’lerde arlkl olarak islamclkta görülen modern dünyaya eletiri dili artk deimek durumundadr. Elbette içinde yaadmz dünyaya yönelik eletiriler önemlidir. Ancak islamcln eletiri ile birlikte ina aamasna geçmi olmas gerekir. Zira insanlk artk sorunlarna çare istemektedir. Dier yandan slamcln tam da eletirdii post/modern durumun içinden konumaya baladn ve bunun da bir teslim olmuluk görüntüsü yarattn görmekteyiz. Dorusu benim gözlemim; islamclkta 1980’lerde varolan kendisine güvenin ve gelecee doru ümidin giderek zayflad yönündedir. Bununla birlikte sorunlar tam olarak kapsayamamaktan kaynaklanan popüler bir hamaset dilinin üretildiini görmekteyiz. Popüler hamaset dili, eletirellik üzerinden sorunlarn üzerini örtmeye devam etmektedir.
Bugün küresel bir dünyada yaamaktayz. Bunun anlam; düünce ve yaklamlarn yerellikleri dikkate almakla birlikte insanln geleceini ina edecek bir kapsayc dil gelitirmelerinin gerekliliidir. slamc entelektüeller ise yeni bir yol ayrmmda kendileriyle yüzleerek gelecek rotalarn çizebileceklerdir.
Yazar: Mustafa Tekin |
22-02-26 |
||
| E mail: milatgazetesi.com | Tweet | ||