
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 4670 |

Peyami Safa dil konusunda en doru yerde durmamakla birlikte döneminde dikkate deer çk yapanlardan biriydi.
Osmanlca Türkçe Uydurmaca
Peyami Safa, Osmanlca Türkçe UydurmacaTürk dilinin, Osmanlcadan sonraki deime ve gelime safhasn anlatyor Peyami Safa'nn bu mehur kitab. Yklan mparatorluun ardndan kurulan Türk Devletinin eski alfabeden kurtulmaya çalma safhas ve bunun ardndan kabul ettii Latin alfabesi... Ve bu durum içerisinde deien, deimesi gereken; deien ya da deiemeyen bir sürü kelime... Bunun ardndan ortaya çkan karklklar...
Her muharrir bundan nasibini almtr. Aslnda muharrirden önce gelen, yetien nesil bundan çok etkilenmitir. Bununla birlikte gelecekle ilgili çok ciddi karmaalar yaanmaktadr ve yaanacaktr. Eskiyi unutmaya çalan bir nesil... Eskiden ayrlamayan geçmii unutamayan eskiler... Yeniyi anlamayan yeni millet... Bu karmaann içinde büyümeye, gelimeye çalan Türk usûlü Latin alfabesi.
Sadece alfabe deimedi
Herkes her eyi farkl söylüyordu. Çünkü farkllklar çoktu; deien harfler... Aslnda deien sadece harfler deil inanlar, davranlar, ve en önemlisi deien millet... Deien harflerin ardndan yeni harflerin eskilerin yerini alamamas, bunlara uygun olup olmamas... Karlk bulamamas... Ve bundan dolay da oluan anlam kargaas... Artk çou kelimeler anlamn tam karln vermiyorlard. Çünkü kelimeler de azalmt deien alfabeyle, çkarlmt çou Arapça kelimeler ve hala çkarlmaya devam ediliyordu.
Aslnda yanlt bu uygulama evet artk kendi alfabemiz vard kendi kelimelerimiz de olmalyd ama bunlarn olmas için de zaman gerekiyordu. Zaten her kelime sadece kendi ülkesinde gezmiyordu, farkl farkl ülkelerde geziyor ve her yere uyum salayabiliyordu. Böyle olabilirdi. En azndan böyle olmas gerekirdi u kargaay atlatmak için.
Bozulan, deien, dönüen binlerce kelime... Bunlar yaanrken artk bir eyler yapmak gerekir diye düündü baz düünürler. Ne yapmak lazm? Öncelikle bir akademi kurmak lazm. Baz konular hakknda kitaplar yazlmas lazm neyin ne olduu ortaya çkmas açsndan. Mesela bir sözlük, bir dil bilgisi kitab bunlar genel olarak gidiat belirleyecekti. Herkesin farkl farkl kullanlar engellenecekti. Tek bir kaynak tek bir usül ortaya konulacakt.
Tam kökünden budand o güzel dil
Nitekim çalmalar balad. Yazarlar, airler ve bilim adamlaryla birlikte komisyonlar kuruldu. Bir yn toplantlar yapld. Kah herkes ayn karara vard kah tartmalar çkt. Aslnda kendileri de biliyorlard az yol kat etmemilerdi lakin daha yapacak çok ileri vard. Arapça, Farsça kelimeleri de çkarmak... Asl önemli konu da buydu fakat nasl olacakt? Ya da olmas gerekiyor muydu? Olmasn istemeyenler eskiye dönüü istiyorlar diye yarglandlar. Dierleri ise uydurmacalar içine girdi. Lakin unuttuklar bir ey vard. O eski dedikleri, unutturulmaya çallan elifba bu milletin yüzyllar boyunca konutuu, anlad ve bunun üzerinden tahlillerde bulunduu bir elifba idi.
Hala çaresi var!
Aslnda yaplacak tek çözüm uydu: Dile kstlayc hiç bir müdahalede bulunmamak! Dili küçültmenin bir anlam yoktu. Kelimeler kalacakt çünkü yenileri eski anlamnn yerini dolduramayabiliyor, giden de kolay kolay geri gelmiyordu.
Çou zaman da bir kelime sadece bir millete ait olamyordu. Kelimeler ülkeler geziyordu. Deiik corafyalarda farkllaarak o milletin diline dahil oluyor. Kalplayor herkes onu benimsiyor ve kullanyor.
Kelimeler canldr aslnda diyor yazar. Ona canllk nitelii veriyor. Hatta ölebiliyor da kelimeler. Bazlar tekrar getirilebiliyor ama bazlar ise sonsuza kadar gelemeyebiliyor. Burada aslnda vurgulanmak istenen nokta kelimelerin ilevleri. Onlarn kullan biçimleri ve tarzlar.
Her alanda bu karmaa vard. Edebiyatta, tarihte, iirde, konumada, yazda, orda, burda, urda... Yani sadece ünlü düünürler bunun etkisini görmüyordu. Herkes, her ey bununla cebelleiyor.
Deiti her ey. Ama nasl? Ya da bunlar genç nesillere nasl aktarlacak, onlarn geçmii unutmas ne fayda verecek? Yazarmz bunun kaygsyla yazm eserini. Bunun için de ünlü muharrirleri harekete geçirmitir ve genel bilgiler içeren kitaplar yazmtr. Sözlükler, dilbilgisi ve imla kurallarn içeren bir bütünü oluturan kaynak eserler ortaya konulmutur.
Dou ile Batnn arasnda
Birbiri yerine kullanlmak istenilen ama uydurmacas onun anlamn tamayan kelimeler. En basiti mefkure mi, ülkü mü, ideal mi? Bu en basit ve en öne çkan. deal kelimesi bat diline aittir ve asl bu kelime gerçek anlam bütünletirmektedir.
Bir de u var: Arapça kelimelerden kurtulmak istiyoruz lakin ngilizce ya da Bat dillerinde kullanlan bir kelime çkartlmak istenmiyor; bunun da vurgusu yaplyor kitapta.
Aslnda kitabmz tamamen bir kimlik kaygsnn kargaasndan bunalan bir milleti anlatmaktadr. Osmanl elifbasndan gelen Türkçeleemeyenler ve uydurmacalar. Bunlarn ortasnda kalan neyin ne olduu belli olmayan unsurlar.
Osmanl mydk? Türk müydük? kisi mi? Yoksa hiçbiri mi? Bunlarn karmaas. Aslnda hepsiydik ama hep bir tarafmz görmezden geldik. Beceremedik de ama hangisi olduumuzu bilmek de istemedik. O zaman tek bir tip olacaktk. Bu eskilerden ya da yenilerden vazgeçmekti. Bu yüzden de hepsi olmak istedik lakin baz eylerden ödün vererek. Bu da geçmii unutarak oldu. Eski harfleri okumay bilmediimiz için Osmanl döneminde yaayan ünlü muharrirleri, airleri, alimleri, arifleri okuyup anlayamadk. Onlarn görülerini bilgilerini alamadk. Belki yeniydik ama cahildik de. Eskiyi bilmiyorduk ve yeniye bir eyler katamyorduk.
Bu ikilemler aslnda hala var sadece biraz unuttuk o kadar ve biraz daha ileri seviyedeyiz farkl kelimelerle zenginleti dilimiz. Ama hala eksik. Türk dilinin bir yan hala eksik. Kapanmayan, kapanamayan bir yara hem de. Deerli dil üstadmz brahim Demirci'nin deyiiyle dil yaras!
Hatice Kübra Karadeniz herkes Osmanl Türkçesini okumay örenmeli dedi.
Yazar: Hatice Kübra Karadeniz |
14-01-11 |
||
| E mail: dünyabizim.com | Tweet | ||