HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÝL KALESÝ
Okunma Says: 3681
Yazar: Yavuz Bülent Bakiler
TÜRKÇEMÝZÝN BÜYÜK TALÝHSÝZLÝÐÝ (Atatürk ve Türkçe)

1932-1938 yllar arasnda, Atatürk’ün üç ayr dil anlay oldu. Atatürk 1932-1934 yllar arasnda, dilimize Arapça’dan ve Farsça’dan giren ne kadar kelime varsa, hepsinin ayklanp atlmasn istiyordu. “ey” kelimesini bile yasaklamt. Türkçe’miz her gün kan kaybediyordu. Kimse kimseyi anlayamaz hâle gelmiti. Falih Rfk Atay, ÇANKAYA isimli eserinde, o tasfiye hareketinden çok ikâyet ediyor. ÇANKAYA‘nn 476. sayfasnda diyor ki:

“Arapça olduu için ‘ey’siz yazp konuacaktk. Bir akam, sofra bittikten sonra, Atatürk, yan bandaki iskemleye oturmam emretti:

-”Dili bir çkmaza saplamzdr” dedi. Sonra: “Brakrlar m dili bu çkmazda? Hayr! Ama ben de bu ii bakalarna brakmam! Çkmazdan biz kurtaracaz!” dedi. Dilde tasfiye hareketinden bizzat Atatürk vazgeçti.

1934-1935 yllar arasnda, Atatürk, Türkçe’mizde sadeleme hareketine giriti. Bu dil anlay çok dorudur. Türkçe’miz nefes almaya balad.

1935-1938 yllarnda Atatürk, Güne-Dil Teorisine inand. Bu anlayn Dil ve Tarih Corafya fakültesinde ders olarak okutulmasna emir verdi. smet nönü, 1940 ylnda, (Güne-Dil Teorisinin hiçbir ilmî özellii olmad için) bu derslerin yasaklanmasn istedi.

Dil bizim varlk sebebimizdir; ah damarmzdr. Büyük Cemil Meriç diyor ki: “Kamûsumuza -lügâtmza- uzanan el namusumuza uzanm demektir.” imdi herkese soruyorum: Kamusumuza neden el uzatld/uzatlyor? Bunun cevabn dosdoru verenler, parmakla gösterilecek kadar azdr: Cumhuriyetimizin ilânndan sonra, devlet hayatmzda çok yetkili olan baz kimseler, sandlar ki, geri kalmzn sebebi slâmiyettir. Onlar, açk açk diyorlard ki: “Kur’an, 1400 yl önceye ait bir çöl kanunudur. Batan sona kadar Muhammed’in eseridir! slâmiyetten, yani Kur’an- kerimden ayrlmadan ilerlememiz mümkün deildir!”

Bu düüncede olanlar, Kur’an dili olan Arapça’nn da, Türkçe’mizden tamamen çkarlp atlmasn istiyorlard. Bu bakmdan:

1931 ylnda, baz milletvekillerimiz, ilim adamlarmz ve Cumhurbakanl Genel Sekreterliimiz tarafndan hazrlanan, Devlet Matbaasnda bastrlan ve 1950 ylna kadar liselerimizde okutulan TARH kitabnn 2. cildinin 89. sayfasnda öyle bir iddiada bulunuyorlard:

“Muhammed, 40 yana geldii zaman, vatandalarn kendinin bulduu ve doru olduuna inand yeni bir dine dâvete balad.”

Bu kitabn 90. sayfasnda diyorlard ki: “Muhammed’in koyduu esaslarn toplu olduu kitaba Kur’an denir.” Bunlar, dehet verici bir inkârn ifadeleridir.

1975 ylnda baslan PAALARIN KAVGASI isimli kitabn 173. sayfasnda Kâzm Karabekir Paann hâtratndan alnan bir bölüm var. Atatürk, Kâzm Karabekir Paa’ya diyor ki: “... Dinî ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkûmdurlar. Böyle kimselerle memleketi zenginletirmek mümkün deildir.” Ayn kitabn 159. sayfasnda, Atatürk, Karabekir’e diyor ki:

“Evet Karabekir! Arapolunun yavelerini Türk oullarna öretmek için Kur’an Türkçe’ye tercüme ettireceim. Ve böylece de okutturacam. Ta ki budalalk edip de, aldanmakta devam etmesinler!”

Ayn kitabn 145-146-147. sayfalarnda, bizzat, Karabekir Paann hatralarndan alnan çok önemli bir bölüm var. Eski babakanlarmzdan Fethi OKYAR, eski dileri bakanlarmzdan Tevfik Rütü ARAS, büyük bir öfke ile Karabekir Paa’ya diyorlar ki:...Türkler, slâml kabul ettiklerinden böyle geri kaldlar. Ve slâm kaldkça da bu halde geri kalmaya mahkûmdurlar!”

Karabekir Paa, bu görülere iddetle kar çkyor; “Türkler ne dinsiz olurlar ne de Hristiyanla geçerler!” diyor. Müzakereler sertleince Atatürk toplanty kapatyor.

Bâz kimselerin, laiklii hâlâ slâm dümanl eklinde anlamalar ve bin yldan beri konua konua tamamen Türkçeletirdiimiz Arapça asll kelimeleri dilimizden silip atmaya çalmalar, bir Ebu Leheb öfkesiyle Kur’ana ve Sevgili Peygamberimize yumruk skmalarndandr.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yavuz Bülent Bakiler
16-01-11
E mail: turkiyegazetesi.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TÜRKÇEMÝZÝN BÜYÜK TALÝHSÝZLÝÐÝ (Atatürk ve Türkçe)
Online Kii: 28
Bu Gn: 1 || Bu Ay: 5.983 || Toplam Ziyareti: 2.929.152 || Toplam Tklanma: 58.618.812