
| Kategori : / GEÇERKEN UÐRAYAN YAZARLAR | Okunma Says: 4793 |
“Çatal kazk yere geçmez.” der atalar. Söz, sanki tasavvuf terbiyesinde çift müride balanmann yanlln anlatmak için söylenmitir.
Bir insan bir yola girmeyi murat ederse iin banda ehil bir mürid aramaldr. Aramak balanmak deildir. Birçok müridle tanr, görüür ve rûhuna en yatkn olana balanr. Bir defa balandktan sonra artk müridinin usûlünce talim terbiyeye koyulmaldr.
Tasavvufî terbiye ve talimde mürid en mühim figürdür. O, müridi için âdetâ bir yol klavuzudur. Müridinin yürüyecei yollarda daha önce yürümü, onun vâsl olmak istedii ehri köe bucak gezmitir. Yolun hangi noktasnda hangi tümsekler, talar var; bu tümsek ve talara taklmadan yola nasl devam edilebilir; hangi tepenin ardnda harâmîler bekleir; bu harâmîlere varln kaptrmamak için ne yapmaldr; ehrin hangi sokanda hangi tehlike veya nimetler-imkânlar vardr; bu tehlikelerden nasl korunulur, nimet ve imkânlar nasl deerlendirilir… Mürid bunlarn hepsini görmü, yaamtr. Vazifesi de kendine teslim olmu insanlar çok iyi bildii bu yollardan merhale merhale geçirip hedefe ulatrmaktr. Tehlikelere düürmeden, haramilere kaptrmadan…
Bir müridin, müridinin izni olmadan bir undan, bir bundan terbiye, feyz ve bilgi almaya kalkmas makbul deildir. Bu, kafasn ve gönlünü kartrmaktan baka bir netice vermez. “Her çiçekten bal almak” bu vadide geçerli deildir. “Tek çiçekle yaz gelsin” de denemez elbette. Çok çiçek olsun; ama bütün çiçekleri müridinin elinden devirmelidir. Çünkü çiçeklerin içinde zehirleyen, hasta edenler de bulunabilir. Bunu ancak mürid-i hakîkî bilebilir. “Teslimiyet” müridden istifade için art. Bir otobüse bindin mi tam bineceksin ve oföre tâbi olacaksn. Bir ayan vastada, bir ayan yerde olursa bana ho eyler gelmeyecektir. ki vastaya birden binmenin daha da tehlikeli olduu açktr.
Mürid, “yol bilgisi”nin tamamn bir müridden almal. Sadece bir müridin feyiz ve metoduyla yürümeli. Çünkü mesafe alabilmek için “usûl bütünlüü” lâzmdr. O da tek müridde vardr. Birden fazlas usûl karmaasna sebep olacak ve büyüklerin pek güzel söyledikleri üzere, “Usûlsüz vusûl” gerçeklemeyecektir.
Mürid, “yola dair” her bilgisini ve fiilini tek müridden örendii zaman fikir, inanç ve usûl bakmndan âdetâ müridinin nesebinden olur. Her bakmdan müridine benzemeye balar. Çocuun mereben sütünü emdii kadna çekmesi gibi… Kadn da süt emzirdii çocua daha yürekten balanr, onu gözünden saknr. Çünkü ona kann, cann, emeini-terini vermitir. Mürid de böyledir. Ayn sebeplerle çocuk da genlerini tad, sütünü emdii annesine yapmacksz ve zorlamasz bir sevgiyle balanr.
Fikrî ve itikâdî hamûlesini baka merep ve müesseselerden devirmi kiiler, bir topluluk içinde evlatlk gibidir; neseben anasna çekmez; rûhunda, gdaland baka merep ve müesseselerin izleri daima görülebilir. Bu izler, her an, onu, usûle uymayan, beklenmedik davranlara itebilir. Böyle bir çocuun yeni annesine-âilesine snmas, onu bütün rûhuyla benimsemesi de çok zordur. Benimsemeyi baaranlar görülmemi deildir; ama zordur.
Büyükler, hizmete muhatap alnacak kiilerin daha önce kalben, fikren, mereben, usûlen baka alâkalarnn olmamasn tercihe ayan bulmulardr. lk einden boanp yeniden evlenmi kadnlar yeni eiyle eskisi arasnda durmadan mukayeseler yaparlar. Bu durum hem kendisini hem yeni eini rahatsz eder; huzur bulmaz, huzur da vermez. Evvelce bakalaryla ünsiyeti olanlarn hâli buna benzer. “Daha önceden ball bulunanlarla fazla megul olmayn.” tavsiyesinin sebebi de bu olsa gerek. Her eye ramen “nasip” diye bir ey vardr ve dalarn altnda da olsa nasip sahibini mutlaka bulur.
nsan beyaz bir sayfa gibi gelip “Yaz beni!” derse, hem kendisi yeni âilesini kolayca benimser, hem de âile onu kolayca barna basar. Usûlde bit yenii olmaynca da “vusûl” sür’at ve suhûletle gerçekleir.
NOT: Mevzûbahis olan “tek rehber” bilhassa tasavvuftaki mürid-mürid münâsebeti içindir. lim sâhasnda bir ilmi bir âlimden baka bir ilmi baka bir âlimden almakta bir beis olmadna dâir misâller vardr. Meselâ:
mam Ebû Hanîfe; fkh ilmini Hammad b. Ebi Süleyman‘dan, hadîs ve menâsik/Hac ilmini Atâ b. Ebu Rabah’tan,
mam Ebû Yûsuf; fkh Ebû Hanîfe ve bn Ebî Leylâ’dan, siyer ve Meâzî ilmini bn shak’tan,
mam Muhammed; fkh Ebû Hanîfe e Ebû Yûsuf’tan, hadîs ilmini mam Mâlik’ten örenmitir.
Yazar: Ahmet Çelen |
02-02-11 |
||
|
E mail: ahmet_ar@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||
| H HÜSEYÝN | |||
TAMAM |
Tarih : 03-02-11 | ||
KALEMÝN SAHÝBÝNE YAZISI ÝÇÝN TEÞEKKÜR EDERÝM. ÖNCE BAÞLIK SONRA METÝN, DURUMU TAMAMEN AÇIKLAMIÞ, ALLAH SÝZDEN RAZI OLSUN |
|||
| Ýhsan Efendioðlu | |||
YOL GÖSTERÝCÝ |
Tarih : 03-02-11 | ||
Ahmet Bey çok ehemiyetli bir konuya temas etmiþ. Bütün yolculuklarda rehber çok önemli. Hiç bilmediðimiz bir memlekete giderken mutlaka bir rehber ararýz, sahte olmamasýna da dikkat ederiz. Ahiret yolculuðunda rehbersiz, yol bilgisi olmadan yola devam edilebilir mi? Ahmet Bey'e çok teþekkür ediyoruz. |
|||
| CYÞ | |||
Dikkat ve Tefekkürle Okunacak Bir Makale |
Tarih : 02-02-11 | ||
Ahmet Ar Beyefendi, tasavvuf gibi, en "kaleme gelmez" sahalardan birinde dahi kalemini ustalýkla kullanmýþ. Üstelik tasavvufun en nâzik ve zor bir mevzûunda... Daha mühimi þu: O zor meseleyi aklýn kolayca anlayacaðý bir üslûpla, misallerle îzâh etmiþ. Bu sitedeki en faydalý yazýlardan biri... "Doðruluþ"a eriþenler ne kadar þanslý!.. |
|||
| TAC01 | |||
SUYUN KAYNAÐI VE VERÝMÝ ÖNEMLÝ |
Tarih : 02-02-11 | ||
Bahçesi için su arayan kiþi birden çok yerde su araþtýrmasý yapabilir. Ama en verimli gördüðü yere sondaj vurdurur, masrsfýný oraya yapar. Hele hele kesintisiz, verimli bir su kaynaðýný bulduðu zaman borusunu oraya baðlar. Ýþte bunun gibi baðlanacaðýn zatýn DÝN HÝZMETÝ KURAN HÝZMETÝ ÝRÞAD HÝZMETÝ bulunduðu beldeyle mi sýnýrlý yoksa tüm cihana mý þamil, bu çok önemli. YAZINIZA BÜTÜN KALBÝMLE KATILIYORUM KIYMETLÝ KARDEÞÝM. |
|||
| ibrahim TUNCER | |||
dua |
Tarih : 02-02-11 | ||
ALLAH RAZI OLSUN AZÝZ KARDEÞÝM. HA ÞÖYE. ÝNÞAALLAH BEKLEDÝÐÝMÝZE DEÐECEK, YAVAÞ YAVAÞ DÖKÜLMEYE BAÞLADI. YAZMAK ÝÇÝN ÝLLA KÝ TAÞMASI MI GEREKÝYOR?... |
|||
| Ýbrahim Hoca | |||
Gittiðimiz Yolun Önemi |
Tarih : 02-02-11 | ||
Abi siz böyle güzel mevzularda þahane yazýlar yazdýkça çok mutlu oluyoruz. Hz. Allah(c. c.) kýlavuzu olmayanlara yardým etsin, olanlar da çokca þükretsin. Bu yazý, birçok insanýn baþýný iki elinin arasýna alýp düþünmesine vesile olacaktýr inþaallah. |
|||