HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 3673
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
ET-TEFTÂZÂNÎ VE SAHÂBE

"Mu'âviye'yi sevmiyorum" diyen Prof. Dr. Hayreddin Karaman hocann, bu tavrn et-Teftâzânî ile desteklemek amacyla ondan naklettii bir pasaja 31 Ocak tarihli yazmda yer vermitim. et-Teftâzânî'nin genel olarak Sahabe ve özel olarak da Hz. Mu'âviye hakkndaki görüünü yine ayn yazda özetle aktarmtm.

Acaba et-Teftâzânî'nin konu hakkndaki tavrn hangi iktibas gerçek olarak yanstyor? "Zahiriyle onlara ta'n etmeyi gerektiren hususlar da güzelce tevil etmek ve uygun anlamlara yormak gerekir...", "Hz. Ali'ye muhalif olanlar, hak imama bir üpheye Hz. Osman'n katillerine ksas uygulanmamasna- dayanarak bakaldrdklar için baidirler; (...) fask, kâfir veya zalim deildirler. Çünkü bir tevilden hareket etmilerdir. Eer onlarn bu tevilleri batl ise, onlar hakknda olsa olsa, ictihadda hata ettikleri söylenebilir. Bu ise -tekfir öyle dursun-  onlarn fask olduklarn söylemeyi dahi gerektirmez" diyen et-Teftâzânî, hem de ayn balam içinde "Sahabe arasnda geçen kavgalar ve tartmalar açkça gösteriyor ki, onlarn bir ksm haktan sapm, zulüm ve günah snrna ulamtr. Bunun da sebebi kin, inat, haset, direnme, servet ve iktidar talebi, dünyann çekiciliine (lezzet ve ehvete) meyildir" demi olabilir mi? Eer böyleyse burada açk bir tutarszlk yok mudur?

Aslnda burada "tutarszlk" gibi görünen durum, hocann, et-Teftâzânî'nin ifadesini tercüme edi tarz dolaysyla ortaya çkyor. öyle ki:

et-Teftâzânî'nin, hocann alnt yapt yerdeki ifadeleri öyle balyor: "Enne mâ vaka'a beyne's-sahâbe mine'l-muhârebât ve'l-müâcerât ale'l-vechi'l-mestûr fî kutubi't-târîh ve'l-mezkûr alâ elsineti's-sikât yedullu bizâhirihî alâ enne ba'dahum kad hâde an tarîki'l-hakk ve belea hadde'z-zulmi ve'l-fsk (...) llâ enne'l-ulemâ li husni zannihim bi Ashâbi Resulillâh (s.a.v) zekerû lehâ mahâmîle ve te'vîlâtin bihâ telîku ve zehebû ilâ ennehum mahfûzûne ammâ yûcibu't-tadlîl ve't-tefsîk..."

Hocann çevirisine baklrsa yukarda verdiim ifadelerinde et-Teftâzânî öyle diyor: "Sahabe arasnda geçen kavgalar ve tartmalar açkça gösteriyor ki, onlarn bir ksm haktan sapm, zulüm ve günah snrna ulamtr."

Oysa yukardaki ifadelerin birebir çevirisi öyle olmal: "Tarih kitaplarnda kaydedildii ve güvenilir raviler tarafndan zikredildii ekliyle Sahabe arasnda vuku bulan muharebe ve çekimeler zahiri anlamyla, Sahabe'den bazlarnn hak yolundan saptn, zulüm ve fsk snrna ulatn gösteriyor. (...) u kadar var ki ulema, Hz., Peygamber (s.a.v)'in ashabna olan hüsn-i zanlar sebebiyle bu olaylar uygun ekillere haml ve tevil etmi, Sahabe'nin tadlil ve tefsik gerektiren hususlardan mahfuz olduu görüünü benimsemitir..."

Hoca, et-Teftâzânî'nin, "yadullu bi zâhirihî" sözünü, "açkça gösteriyor" eklinde çevirmi. Oysa "zâhir"in delaleti her zaman "açk" olmaz. Hatta zahirin delaletinin uygun ekillerde tevil edilmesini gerekli klan durumlar vardr. Kelamn zahiri her zaman kasd- mütekellimi vermez. Tafsilat gerektirdii için bu noktay belki baka bir yazda ele alrz...

Burada dikkat çeken husus, et-Teftâzânî'nin bu ifadelerinin tabir yerindeyse "nötr" olup, kendi adna herhangi bir hüküm ifade etmiyor oluudur. Burada o, tarih kitaplarnn ve ravilerin aktard hususlarn zahiri haliyle bir ey ifade ettiini, ancak bunun ulema tarfndan uygun bir ekilde tevil edildiini söyleyerek bir durum tesbiti yapyor. Kendisi herhangi bir ey söylemiyor.

et-Teftâzânî'nin konu hakkndaki tutumunu kendisine ait net ifadelerle yukarda belirttiim yazda aktardm için tekrarna lüzum görmüyorum. Dolaysyla onun konu hakkndaki ifadeleri arasnda herhangi bir çeliki ve tutarszlk bulunduunu söylemek doru deildir. Onun tavr bellidir: Sahabe'yi uygun olmayan ifadelerle anmak, aralarnda geçen olaylar sebebiyle onlarn bir ksmnn fask, zalim... olduunu söylemek doru deildir.

Onun da dier Ehl-i Sünnet ulemasnn da Hz. Ali ile Hz. Mu'âviye'yi bir tutmad, aralarnda geçen olaylarda Hz. Ali'nin hakl olduu görüünü benimsediklerini ise ayrca belirtmeye gerek yok.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
07-02-11
E mail: milligazete.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ET-TEFTÂZÂNÎ VE SAHÂBE
Online Kii: 37
Bu Gn: 29 || Bu Ay: 6.011 || Toplam Ziyareti: 2.929.188 || Toplam Tklanma: 58.619.609