
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 2444 |
(Millî Gazete - Mehmed Niyazi - Özdemir NCE - Ruen ÇAKIR)
Millî Gazete (Haber Bal – 16 ubat 2011)
“Saadet Partisi’nin en büyük referansnn kendisi olduunu ifade eden Genel Bakan Yardmcs Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Saadet iktidarnda 1996'da olduu gibi ekonomide devrim oluturan Havuz sisteminin yeniden kurulacan ve çalanlara en az yüzde 50 zam yaplacan açklad.”
Bu haberdeki mulak ifade uras: “Saadet Partisi’nin en büyük referansnn kendisi olduunu ifade eden Genel Bakan Yardmcs Prof. Dr. Mustafa Kamalak…”
Bu ifadeye göre “Saadet Partisi'nin en büyük referans” aadakilerden hangisidir?
A) Prof. Dr. Mustafa Kamalak’n kendisi
B) Saadet Partisi’nin kendisi
Eer ilk ihtimal doruysa cümlenin ba ksm aadaki A kk, ikinci ihtimal doruysa aadaki B kk gibi olmalyd:
A) Kendisinin, Saadet Partisi’nin en büyük referans olduunu ifade eden Genel Bakan Yardmcs Prof. Dr. Mustafa Kamalak…
B) Saadet Partisi’nin en büyük referansnn partinin yine kendisi olduunu ifade eden Genel Bakan Yardmcs Prof. Dr. Mustafa Kamalak…
***
Millî Gazete (Haber Bal – 17 ubat 2011)
“Fail-i meçhul izleri Ergenekon’da”
Millî Gazete’nin yanl yazd – veya yanl bildii – söz: fail-i meçhul.
Türkçede bir sfat olan bu kelimenin dorusu “faili meçhul”dür. Daha ziyade birtakm cinayetler için kullanlan bu söz “Faili bilinmeyen; kimin yapp iledii belli olmayan” demektir.
Eer “fail-i meçhul” eklinde kullanrsak bu kelime mana ve tür bakmndan deiir; “bilinmeyen fail” demek olan bir isme döner.
Millî Gazete’nin bal öyle olmalyd:
“Faili meçhullerin izleri Ergenekon’da”
***
Mehmed Niyazi (Zaman – 14 ubat 2011)
“Romancy ilim adamndan ayran en büyük özellik, sezgilerinin çok güçlü olmasdr. Bu sezgilerle ilimle ulalamayan insan ruhunun girift, en karanlk dehlizlerini aydnlatr.”
Her iki cümlede de kusur var; bilhassa ikincisinde…
Bu iki cümle aadaki gibi kurulsayd daha isabetli olurdu:
“Romancnn ilim adamndan en büyük fark, sezgilerinin çok güçlü olmasdr. Romanc, insan ruhunun ilimle ulalamayan, girift, en karanlk dehlizlerini bu sezgileriyle aydnlatr.”
***
Özdemir NCE (Hürriyet – 30 Ocak 2011)
“Amaçlar, Osmanl dönemini güllük gülistanlk göstermek ve Cumhuriyet cehennemi(!) ile yüzlemek idi. Ben de istediklerini yapm, kendilerini Osmanl düzeni ile yüzletirmi idim.”
ki cümle arasnda tezat var:
Bazlar “ Osmanl dönemini güllük gülistanlk göstermek ve Cumhuriyet cehennemi(!) ile yüzlemek” istiyormu; NCE de onlar “Osmanl düzeni ile yüzletirmi” ve kendisine göre onlarn istediklerini yapm!.. Ali’yle yüzlemek isteyen adam Veli’yle yüzletiriyorsunuz ve “Adamn istediini yaptm.” diyorsunuz… Bu bir NCE’lik midir?
***
Ruen ÇAKIR (VATAN – 07 ubat 2011)
“Çok sayda destekçisi olduunu bilip tahmin etmeme ramen…
Onun da benim yazp söylediim birçok eyi yadrgadn, sevmediini biliyor ve tahmin ediyorum.”
Ruen ÇAKIR birinin (Yazya göre bu kii Süheyl Batum’dur.) “çok sayda destekçisi olduunu” biliyorsa onu bir de “tahmin etme”sine lüzum yok… Yazp söyledii birçok eyi birinin (Yazya göre bu kii de Süheyl Batum’dur.) “yadrgadn, sevmediini” biliyorsa “tahmin etme” duranda Ruen ÇAKIR’n ii yok…
Ruen ÇAKIR – veya herhangi bir insan – bir eyi biliyorsa o yolda “tahmin etme” menzilini geçmitir. Fakat henüz “tahmin etme” basamandaysa “bilme” seviyesine çkamam demektir...
Yazar: C.Yakup Þimþek |
18-02-11 |
||
|
E mail: c.yakup_simsek@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||