HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 4059
Yazar: Burak Ertürk
ÇEKER HOCA, BÖHÜRLER... veya BU ÝTHAL BAKIÞTAN KURUTULAMAYACAK MIYIZ?

Kadn cinsel bir metȃ olarak gören; açlp saçldkça çadalat herzesini bir itikat umdesi gibi kabullenmi; slȃm’n sosyal hayata taallȗk eden tüm ahkȃm ve tezȃhürlerini ‘gericilik’ olarak yaftalayan; bütün enerji ve motivasyonunu, dine ve onun temsil ettii deerlere meydan okumaya borçlu olan ‘tek dünyallar’ anlamak çok da zor olmasa gerek…

Ancak, mütedeyyin kimliiyle boy gösterip, dindar etiketiyle arz- endȃm ettii halde, üzerine nereden ȃrz olduu meçhul bir aalk kompleksinin pençesinde kvranan ‘bizim mahalle’nin ‘entelektüellerinin’ duruunu –yoksa savruluunu mu demeliydim!?- anlamlandrmak bir hayli zor görünüyor…

Evet, söyledii sözlerden ötürü son zamanlarn en ciddi ‘medyatik lincine’ mȃruz kalan Orhan Çeker Hoca’ya dönük tepkilerden söz ediyorum.

Burada kalkp uzun uzadya, “Hoca ne söylemiti”, “hiç söylemedii halde ona hangi sözler isnȃd edilmiti”, “aslnda ne demek istemiti” türünden, meseleyi sündürmeye mȃtuf spekülasyonlara girecek deilim; bunlar hakknda yeterince sarf- kelȃm edildi zaten…

Ben, modern ezberlere ilien, ehl-i dünyann bȃtl kabullerini sarsan, bize yedirilmeye çallan lȃdinȋ yaam tarzna meydan okuyan, dinin asln nevzuhur deer yarglarna kurban etmeyen bir çk söz konusu olduunda, ‘bizden biri’ görünümüyle öne çkan ‘muhafazakȃr’ okur-yazar kesimde sk rastladmz ‘fikrȋ dankla’ çevirmek istiyorum nazarlarmz…

Oldukça problemli, kendi içinde ciddi tutarszlklar yaayan ve müslüman kimliiyle temȃyüz eden çoklarn esir alm o bildik ‘özür dileyici’ tutumdan bahsediyorum.

Liberal deer yarglarna rȃm olmu, modern tasallut karsnda teslim-i silah etmi, dinȋ olan her olguyu hȃkim ve cȃrȋ kabullere vize ettirme telȃyla hareket eden, ahkȃmdan utanan, dinle modernizmi telif etme sevdasyla hakikati eip büken, modern zihinlere anlatamayacan düündüü dinȋ hükümleri tekellüflü tevillerle rafa kaldran bir ‘aydn savruluu’ sizin de gözünüze çarpmyor mu?

Bu savruluun arka plȃnnda bir ‘zihnȋ malubiyet’in izleri okunuyor. Bat uygarlnn en önemli kazanmnn maddȋ plȃnda ele geçirdii tartlmaz üstünlük olduunu düünenler fazlasyla yanlyorlar. Meselenin nirengi noktas, bu zȃhirȋ terakkinin uȃlaryla gözleri kamaan muhataplarn, zihnȋ düzlemde de yenilgiyi kabul etmi olmalardr. Eer bugün kendisi dndaki tüm medeniyet tecrübelerini hayatn dna itmi bir Bat uygarlndan söz edebiliyorsak, bunun, malup cenahta cȃrȋ olan ‘entelektüel eziklik’ ile ciddi alȃkas olduunu da bilmek zorundayz.

Bu ‘eziklik’ çok deiik ekillerde tezȃhür ediyor. En merkezȋ vurgusu ise tek dünyallara sarktlan “Biz sizin bildiiniz dindarlardan deiliz!” mesaj… Toplumun fikrȋ olarak ortadan ikiye bölündüü mevzularda zihni modern tasallut ile ifal edilmi kalabalklarn ve dinin hemen her tezȃhürüne cephe alm muannidlerin houna gidecek ‘aykr’ (!) çklar yapyorlar. Güya ‘ezber bozuyorlar’. En mümeyyiz vasflar, içinde yaadklar toplumun modern-bȃtl kabulleri ile dinȋ deer yarglar çattnda, sank sandalyesine hep ‘geleneksel’ diye tahfif ettikleri miras oturtmalar…

Tekere çomak sokan, zihin konforumuzu bozan, ehl-i dünyann tepkisini çekebilecek hükümleri, türlü atraksiyonlarla devre d brakmaya çalmalar bundan…

Nasl bir zihnȋ dezenformasyonun öznesi hȃline geldiklerinin farknda deiller. Ehl-i dünyann “bu devirde de bu olur muymu canm!” bayal ile karlad her meselede, onlarn yannda saf tutuyorlar.

En acnas özellikleri de, Hak ile bȃtl arasnda salnm yapyor olmalar. Ne yardan ne serden geçebiliyorlar. Müslüman kimlikleri ile modern basklar arasnda yaadklar skmadan, nevzuhur bir ‘orta yol’ ihdȃs ederek syrlmaya çalmalar da, ne ölçüde çaresiz olduklarnn göstergesi olarak okunmaldr.

Kur’ȃn’n, ‘sȃliha’ kadn ‘kocasna itaat eden’ kadn olarak tarif ettiini[1] biliyorlar ama en ucuz feminist söylemlerden de yakalarn syramyorlar.

Dinin hayatn her ünitesine dair hüküm vȃz ettiinden haberdarlar ama demokrasi rüzgȃrnn bu ölçüde sert estii bir vasatta “dinin devlet talebi olmad” tekerlemesini dillerinden düürmüyorlar.

slȃm’n erkee içtimȃȋ hayat, kadna ev merkezli bir yaam tarz telkin ettiini bal gibi biliyorlar ama kadnn sosyallemesinin bu ölçüde terviç edildii bir çada ne’et ettikleri için, “hadislerin tekinsiz olduu” yalanna bel balyorlar.

Gerek fkh kitaplarnda karln bulan teorik birikim, gerekse slȃm’n hayata hayat klnd uzun asrlardan bu yana yaanan tarihȋ tecrübenin önümüze getirdii uygulamalar aksini söyledii halde; ‘artk devrin deitii’ balonundan medet umuyor ve kadn-erkek ihtilȃtnn meru, hatta kaçnlmaz olduu tezine gönül ediriyorlar.

Dünyevȋleme dalgasnn müslümanlar da önüne kattn, artk bizim de ‘çözülme’ diye bir gündemimiz olduunu, kadim slȃm toplumlaryla aramzdaki makasn iyiden iyiye açldn, gayr- müslimce bir hayat tarznn bizi esir aldn müahede ediyorlar ama ‘açlm’, ‘terakki’, ‘büyüme’ gibi ‘büyülü’ kavramlarn herkes tarafndan kutsand bir vasatta, ‘marjinal’ damgas yemeyi göze alamyorlar.

Hakk söylüyor da olsa, modern engizisyonlarn mahkȗm ettii mü’minlere ne yazk ki ilk ta hep onlar atyorlar.

u bȃtl gidiata dur diyen, birilerini rahatsz da etse kitabn ortasndan konuan bir ȃlime ‘satamay’, ehl-i dünya ile yaknlama adna frsat olarak görüyorlar.
*
Bu ‘ezik muhafazakȃr’ prototipin hususiyetleri saymakla bitmez; özellikle dinȋ hassasiyetlere sahip kiilerin kalem oynatt medyada bunlardan mebzul miktarda var. Cinsiyete göre de tarzlar farkllaabiliyor: Erkeklerinde acnas bir liberal diskur, kadnlarnda çok yüzeysel bir feminizm jargonu baskn…

Neyse biz konumuza dönelim. Ne demi Orhan Çeker Hoca? Meȃlen, “Tȃciz gibi aalk bir suç varsa, bunu önleme adna meselenin sebeplerine eilelim ve bu sebepleri ortadan kaldrmak suretiyle problemi kökten çözmenin yollarn aratralm. Çok yaygn bir ekilde, hatta millȋ bir politika hȃlinde ahlȃkȋ eitime öncelik verelim. Bu tür suçlar tevik eden yaynlar yasaklayalm. Kadn, giyim tarz itibariyle tahrik edici ve davetkȃr davranyorsa tȃciz suçuna ortak olur.”

Bunlardan yanl olan hangisi?

u ‘entelektüel müslüman’ edȃsyla ortada dolanan ve ehl-i dine akl vermeye çalan nȃehiller, ideal bir slȃm toplumunda kimsenin kafasna göre bakalarn tahrik edecek ekilde giyinemeyeceini, imdilerde bayraktarln yaptklar türden çarpk bir ‘özgürlük’ anlaynn söz konusu olamayacan hakikaten bilmiyorlar m? Biliyorlarsa u bȃtl rüzgȃra kaplp “Söyletmen! Vurun!” hoyratlyla Hoca’ya yüklenmelerine ne demeli?

Ne densin istiyorlar? Veya gerçekten neye inanyorlar? Tȃciz gibi aalk bir suçun bu ölçüde yaygnlamasnda bu topraklar slȃmszlatrma projesinin en etkili ȃmil olduundan haberdar deiller mi? Ve ibu slȃmszlatrma projesinin en sinsi boyutunun, dinin içini boaltarak, liberal tezlere demir atm bir inanç telakkisini terviç etmek olduunu hiç mi düünmüyorlar? slȃm’n ahkȃmn ve muȃmelȃtn budaya budaya, ibadetten baka boyutu olmayan tuhaf bir algy din diye sahiplenir olduk ve içten içe çürüyen toplum gele gele bu ölçüde pespȃye bir derekeye geriledi. Bunu hatrlatana çemkirmek niye?

Hoca bu minvalde konumu ama ne hikmetse Yeni afak’tan Aye Böhürler de ‘koroya’ katlp Hoca’ya ‘giydirmek’ için kollar svam ve andmz yazar profiline örnek tekil ettii izlenimi veren bir yaz yazm.

Neredeyse dört gündür lehte veya aleyhte yayn yapan tüm yayn organlarnda ve Hoca’nn kendi internet sitesinde, artk bktracak ekilde tekrarlanan “Hoca’nn ‘tecȃvüz’ deil ‘tȃciz’ dedii” bilgisi ne gariptir, Böhürler’in görü alanna hiç girmemi. Sar sultann bile duyduu ve meseleyle yüzeysel de olsa ilgilenen basit bir televizyon izleyicisinin bile vȃkf olduu “tecȃvüz demedi; tȃciz dedi” bilgisinden, bu meseleyle ilgili köe yazs kaleme alan bir gazetecinin hiç haberdar olmamas ac mdr; yoksa gülünç müdür? u satrlar, Böhürler’in o yazsndan: “Ancak slam Hukuku Profesörü Çeker'in tecavüz gibi Allah'n kesinkes yasaklad büyük günahlardan kabul ettii bir konuyu, bu hayvanl yapana deil de kkrtc unsurlara sahip olarak kadna dayandrmas, inanan inanmayan hepimizin tepkisini çekti.”[2]

Yazsnda “slam'a göre kadnlara nizam vermeye çalan erkekler, kadnlarn nasl olmas gerektii konusunda tezler yazarlar ama dindar erkekler nasl olmal konusunda yaplm tek bir çalma ya da tez bulamazsnz.” tesbitine yer vermesinden, bütün bir slȃm düünce ve eser geleneine vȃkf (!) olduu sonucunu çkardmz yazar, “unun urasnda camilerde, "karlarnz dövmeyin, günahtr!" sözü ancak 3-5 yldr söylenebiliyor.” türünden ‘orijinal’ deiniler de yapyor.

Böhürler’e ait bu satrlar bizi artmad. Çünkü bunun öncesi de var. Böhürler’in nasl bir zihnȋ arka plȃndan ses verdiini görmek için okuyalm: (mlȃ ve cümle kurgusundaki hatalar yazara aittir)

“…Eleri ile ilikileri de hep muhalifti. Ben yeni hayatmn içinde sahih olup olmadn bilemeden ee itaat hadislerine tpatp amel modunda iken beni yoldan onlar çkard. Aile saadeti tanm ve bunun öncelik haline gelmesi hepimiz tarafndan küçümseniyor...[3] (Dinci olmakla suçlanan muhafazakȃr arkadalarndan söz ettii yazsndan… B.E.)

“28 ubatn faydalar da oldu tabii ki... kiyüzlülerin,riyakarlarn kefine turnusol gibi imkan tand. Gerçek demokratlarn saylarnn ne kadar az olduunu örendik,dindar görünen erkekleri tandk. 28 ubat zaferi her kesimden erkeklerin oldu.”[4]

“u anda 70 yanda kanser hastas, ama mücadeleden vazgeçmi deil ne kendisi ne de toplum için. Hepimizin scak evlerinde oturduu zamanlarda o köyleri dolam, kendine deil ideallerine öncelik vermi. Bu nedenle her zaman sayg uyandrmtr bende. Hatta Yemen'de bakent Sana'da tamam yüzleri siyah peçe ile kapanm kadnlar görünce, dönünce derneine üye olmay bile aklmdan geçirmitim.”[5] (Türkȃn Saylan’dan bahsettii yazsndan… Vurgu bana ait. B.E.)

“Yani geçmiin korkularn tamaktan vazgeçsek... Belki o zaman gerçekten anayasay da, baörtüyü de tartabiliriz. slam devletini demiyorum çünkü Türkiye'de kendisini dindar kabul eden kesimin arasnda bile böyle bir konu ve talep yok. slam devleti tartmalarn 80- 90 yllar arasnda islamc kesim kendi arasnda yapt. Medine Vesikas bu tartmalarn bir sonucuydu, çounluk Rad suresindeki /" siz kendinizde olan deitirmedikçe Allah'da bir toplumun durumun deitirmez "/ ayetini esas ald. Bu tartmalar modasn da önemini de yitirdi. Önemli olan adaletli olmak, insani bir yönetim anlayn benimsemek ve herkesimi kapsayan bir özgürlük alan oluturmak fikrinde hemfikir olundu.”[6]

“Günlük hayatn içinde k olmay istemek elbete çok kadnca bir ey ve çok anlalr. Fark edilir olmak, beenilmek bunlarn hepsi kadnca duygular. Yine de insanda bu kadar da olmaz dedirten durumlar var. Baörtüye gül takmak da bunlardan birisi bence. Tekbir defilesi, medyaya yansyan görüntüler ve en çok son yllarda baörtülü hanmlarn k olmak için baörtü üzerinde süslenme temayülleri böyle bir yazya sebep oldu. Örtülü ama olabildiine süslü kadnlar "niye örtünüyoruz ki" sorusunu sorduruyor, baba basks söylemini güçlendiriyor. Süslenmeye deil ama baörtüsünü süslemeye gerçekten itirazm var.”[7]

“1995 ylnda Kanal 7'de çalmaya baladmda, oradaki kadn ve erkeklerin birlikte çalma ortamlar çokça mevzubahis edilir, bunun doru olup olmad tartlrd. O dönemde medyada çalan baörtülü kzlarn pantolon giymesi, sigara içmesi gibi birçok konu tartmann odandayd. Ekrana çkmaya baladmda arkadam Yasemin Babayiit'in özgün kreasyonu olan pantolonlu ama uzun tunikli takmlar için bile ar eletiriler almtm. Kurulduu ilk günden bu yana Kanal 7'de çalanlar arasnda kadnlarn says erkeklere göre hep daha çok olmutur ve dindar kesimde birlikte çalma deneyiminin en iyi örnekleri orada sergilenmitir. Sadece kadn erkek deil, farkl görülerden inançlardan birçok insan orada çok rahat çalma imkân bulabilmitir. Kanal 7 ayrca da birçok yönetmen, yapmc, sunucu için iyi bir okul gibi olmutur ki ben de bu okulun talebeleri arasndaydm. Ekranda bir kadnn (baörtülü-ba açk) görünmesine tahammül edemeyen, ayak ayak üstüne atan kadn konuu lanetleyen bir kitleye yayn yaptmz o günlerden bugüne baktmzda, aradaki fark çok daha iyi ortaya çkyor. Kadnlarn ve erkeklerin hayatlar arasna duvarlar ören yaklam zaman içinde çok deiim gösterdi. Bu deiimde slami kesimin medya kurumlarnn öncülüü ve katks büyük. Ancak asl deiimi siyaset yapt. Siyaset bu duvarlarn tamamen yklmasna neden oldu.”[8]

[1] 4/en Nisȃ 34
[2] “Tecavüzden korunma dinȋ tavsiyeler”; 19.02.2011; Yeni afak
[3] “Benim dinci arkadalarm!”; 23.12.2006; Yeni afak
[4] “28 ubat en çok kadnlar vurdu”; 03.03.2007; Yeni afak
[5] “Canilerle din kardei olamayz”; 21.04.2007; Yeni afak
[6] “Müslüman olmaktan utanyor muyuz?” 29.09.2007; Yeni afak
[7] “Baörtüye gül takmak”; 03.05.2008; Yeni afak
[8] “Muhafazakȃr erkekler”; 21.03.2009; Yeni afak

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Burak Ertürk
22-02-11
E mail: darulhikme.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ÇEKER HOCA, BÖHÜRLER... veya BU ÝTHAL BAKIÞTAN KURUTULAMAYACAK MIYIZ?
Online Kii: 33
Bu Gn: 29 || Bu Ay: 6.011 || Toplam Ziyareti: 2.929.189 || Toplam Tklanma: 58.619.656