HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 2901
Yazar: Murat Türker
BU HEZEYANLARA SESSÝZ MÝ KALALIM?

Geçtiimiz hafta sonu Ebubekir Sifil Hoca, bir davet üzerine, Mustafa slâmolu nam zâtn ifsâd edici yaklamlar hakknda mütâlâalarda bulunmak için stanbul’da bir konuma yapt.

Kendisini davet edenler, müârünileyh ve benzer zihniyetteki ‘figürlerin’ ciddi anlamda çevre edinmeye balad, janjanl retoriklerinin aldatclna çoklarnn kaplyor olduu türünden endielerle, bu tür bir oturumun tertibini gerekli görmülerdi.

Ben de duyuyordum; bir anafor gibi sâfî zihinleri idlâl edip cezbeden mezkûr faaliyetleri…

Eskiden isim tasrih ederek ilmî tenkid yaplmasna prensip olarak çok scak bakmazdm.

Eletirel sahada daha çok fiil, tutum ve kanaatler üzerinden yol alnmas gerektii yönünde kuvvetli bir meylim vard.

Ama belli isimlerin, âhir zaman müslümannn zaten modern bombardman ile bulandrlm zihinlerini, köksüz ama kulaa ho gelen nevzuhur yaklamlarla aidiyetlerinden koparyor olmas, bu temâyülü bir kez daha gözden geçirmeme neden oldu.

Bilakis anlatlmal, insanlar bir girdap gibi içine çeken bâtl/bid’at düüncelerin bozukluundan ve sahiplerinin durduu mevziden mütehayyirler haberdar edilmeliydi.

Elbette, ilmî plânda kalnarak ve iin içine kiisel mülâhazalar katmadan…

Bel altndan vurma, özel hayata ‘dadanma’ ve Allah ile kul arasnda kalmas gereken bireysel sürçmeleri ifâ gibi pespâyeliklere mürâcaat etmeden…

Bu bahsi öyle hitâma erdirelim:

Hem “Karakterim tahkire, tezyife, hakarete izin vermez” diyen hem de masonluu, müfsidlii müseccel Cemâleddin Efgânî’yi eletirenlere atfen “Ona (Efgânî’ye) kara çalan adamlar, onun ‘tuvalet bezi’ etmezler” diyerek, ileri sürdüü hassasiyetlere uyma konusunda skntlar olduu anlalan slamolu'nu, lütfen, sadece onun tumturakl ifadelerinden deil, iin ehli Ehl-i Sünnet âlimlerden dinleyiniz.
*
Ben bu yazda, -daha önce de bu sütunda misafir ettiim- hsan Eliaçk’n, internette okuyunca ‘nevrimi döndüren’ ‘yeni’ hezeyanlarn sizinle paylama niyetindeyim.

Bunlar bilmek ve bu isimlere fevkalâde ihtiyatla yaklamak, itikâdn dikkate alan her mü’minin boynunun borcudur.

Önceki yazlarnda “Mucizât- Ahmediye yarna girmiler” yâvesiyle tahkir, tahfif ve tezyif ettii selef âlimlerine ve özellikle anlan isimde bir risalesi olan Bediüzzaman Hazretlerine nasl baktn, daha dorusu nasl satatn görmek isteyenler, u satrlara da bir baksnlar:

“Said Nursi esas itibariyle TC politikalaryla paralel hareket etmiti. Lemalarda sosyalizmin slam’la uyumlu olduunu söyler. Ehven-i erreyn fikri sonraki yllarda orta çkt. Said-i Nursi’nin mütevazi ve zahidâne yaants sebebiyle severim. Fakat inac deil ihyacdr. Yani eski slam kültürünü, sorgulamadan olduu gibi diriltmeden yanadr. Bunun için Risale-i Nur’da ne ararsan bulursun.”

Üstad’n Lem’alar’da, “slâm’n sosyalizmle uyumlu olduunu” söyledii falan yok. (1) Anlalan Eliaçk, âdeta bir saplant hâline getirdii ve durup durup dinin temel mesaj olarak pazarlad mülk kartlna, Üstad', hayat slâm eriat dndaki tüm beerî akmlarla mücadele ile geçmi devâsâ bir kâmeti de âlet etmeye yelteniyor.

Bu satrlardaki, “inâc deil ihyâc / eski slâm kültürünü sorgulamadan, olduu gibi diriltme” türünden terkiplerin de ne mânâya geldii, Eliaçk’n hezeyan listesinden haberdar olan ehil insanlarn mâlûmudur.

“nâc deil ihyâc” terkibi, sadece Üstad’a atlm bir iftira deil, Eliaçk’n karalama itiyâdnda olduu selef âlimlerinin kahir ekseriyetini hedef alan bir nitelendirmedir.

Tefsir, fkh, hadis, kelâm gibi temel slâmî ilimler alannda ortaya konmu ve bize intikal etmi muazzam ve sahih ilmî birikim de Eliaçk’n dilinde “eski slâm kültürü” olarak ifade bulmaktadr. 

*
Mezkûr zât, Yeni Aktüel Dergisi’ne verdii mülâkatta da, u ufuk açc (!) tesbitleri sralayabilmitir:(Soru-cevap formatn aynyla alntlyorum. M.T)

*O yer neresi?

Balangçta olan yer. Neydi balangç; doal dünyayd. Yani cennetti. Kur’an- Kerim’in sözünü ettii cennet, her türlü eitsizliin ortadan kalkt, insanlarn nimetlerden özgür ve eit biçimde yararlanabildii doal dünyadr.

*O hâlde ahirette bir cennet yok mu?

O, müminin zihninde bir iman olarak var. Fiilen yok.

*Yani öldüümüzde cennet veya cehenneme gitmeyecek miyiz?

Kur’an’da anlatlan bütün cennet tasvirleri, eitlikçi ve snfsz toplumu ifade eder. Cennet denen yer, Kur’an’n ütopyasdr.

*Tamam da nerenin ütopyas?

Bu dünyadaki ütopyas tabii ki. Cennette zenci-beyaz, snr, pasaport, zengin-fakir, bayrak, snf yoktur. Bu dünyay cennete çevirirsen öteki dünyada cennete, cehenneme çevirirsen cehenneme gidersin.

*Suç ve ceza var m?

Cennettekiler, yani korkularn fethetmi insanlar cezaya meyletmeyecei için suç ve dolaysyla cezay uygulayacak bir otorite de olmayacak. Nihai amaç budur.

*Müslüman olmayp adalet ve eitlik mücadelesi verenler de cenneti hak etmeyecek mi? Müslüman olmak art m?

Bir insan nka’ya inanp adalet, doruluk ve kardelik için mücadele ediyorsa, Allah onun karln verecektir. lla Müslümanlar cennete girecek diye bir ey yok. Praksisi ezilenden, yoksuldan yana, eitlik, adalet ve kardelik için çalanlar cennete gidecektir. Cennete gitmenin tek yolu inanmak deil, bilfiil ameldir. Kur’an der ki, “Siz iman ettik demekle cennete gireceinizi mi sanyorsunuz?” nandn da ne yaptn? Bir mücadelen, bir praksisin var m?

Özellikle son soru ve cevab dikkatlice okumanz tavsiye ederim.

Kimden ‘din örendiimizi’ belirleme adna çok önemli çünkü bu…

 

(1) Bediüzzman'n çtimâî Reçeteler'de, sosyalizme "necis", kapitalizme "ences" dedii mâlûmdur. Bir derecelendirme, bir zarar sralamas yapldnda, kapitalizmin sosyalizmden menfî olduu izahtan vârestedir; nitekim Bediüzzaman da bunu vurgulamaktadr.

Eliaçk’n “slâm ile sosyalizmin uyumlu olduunu söylemi” dedii durumun asl ise udur: Üstad, 22. Lem’a’nn kinci aretinde kendisine yöneltilen bir soru/istifhama u ekilde cevap verir:

“Tenkitkârâne bir suale cevaptr.

Ehl-i dünya tarafndan deniliyor ki: “Sen neden bizden küstün? Bir defa olsun hiç müracaat etmeyip sükût ettin. Bizden iddetli ekvâ edip ‘Bana zulmediyorsunuz’ diyorsun. Halbuki bizim bir prensibimiz var, bu asrn muktezas olarak hususî düsturlarmz var. Bunlarn tatbikini sen kendine kabul etmiyorsun. Kanunu tatbik eden zalim olmaz. Kabul etmeyen isyan eder. Ezcümle, bu asr- hürriyette ve bu yeni baladmz cumhuriyetler devrinde, müsavat esas üzerine tahakküm ve tagallübü kaldrmak düsturu bizim bir kanun-u esasîmiz hükmüne geçtii halde, sen kâh hocalk, kâh zâhidlik suretinde teveccüh-ü âmmeyi kazanarak, nazar- dikkati kendine celb ederek, hükûmetin nüfuzu haricinde bir kuvvet, bir makam- içtimaî elde etmeye çaltn, zâhir halin ve eski zamandaki macera-y hayatnn delâletiyle anlalyor. Bu hal ise, imdiki tabirle, burjuvalarn müstebidâne tahakkümleri içinde ho görünebilir. Fakat bizim tabaka-i avâmn intibahyla ve galebesiyle tezahür eden tam sosyalizm ve bolevizm düsturlar bizim daha ziyade iimize yarad için o sosyalizm düsturlarn kabul ettiimiz halde, senin vaziyetin bize ar geliyor, prensiplerimize muhalif düüyor. Onun için sana verdiimiz skntdan ekvâya ve küsmeye hakkn yoktur.”

Elcevap: Hayat- içtimaiye-i beeriyede bir çr açan, eer kâinattaki kanun-u ftrata muvafk hareket etmezse, hayrl ilerde ve terakkîde muvaffak olamaz. Bütün hareketi er ve tahrip hesabna geçer. Madem kanun-u ftrata tatbik-i harekete mecburiyet var; elbette ftrat- beeriyeyi deitirmek ve nev-i beerin hilkatindeki hikmet-i esasiyeyi kaldrmakla, mutlak müsavat kanunu tatbik edilebilir.

Evet, ben neseben ve hayatça avam tabakasndanm. Ve mereben ve fikren, müsavat- hukuk mesleini kabul edenlerdenim. Ve efkaten ve slâmiyetten gelen srr- adaletle, burjuva denilen tabaka-i havassn istibdat ve tahakkümlerine kar eskiden beri muhalefetle çalanlardanm. Onun için, bütün kuvvetimle adalet-i tâmme lehinde, zulüm ve tagallübün ve tahakküm ve istibdadn aleyhindeyim.
Fakat nev-i beerin ftrat ve srr- hikmeti, müsavat- mutlaka kanununa zttr. Çünkü Fâtr- Hakîm, kemâl-i kudret ve hikmetini göstermek için, az bireyden çok mahsulât aldrr ve bir sahifede çok kitaplar yazdrr ve bireyle çok vazifeleri yaptrd gibi, beer nev’i ile de binler nev’in vazifelerini gördürür. te o srr- azîmdendir ki, Cenâb- Hak, insan nev’ini, binler nevileri sümbül verecek ve hayvânâtn sair binler nevileri kadar tabakat gösterecek bir ftratta yaratmtr. Sair hayvânat gibi kuvâlarna, latifelerine, duygularna had konulmam; serbest brakp hadsiz makamatta gezecek istidat verdiinden, bir nevi iken binler nevi hükmüne geçtii içindir ki, arzn halifesi ve kâinatn neticesi ve zîhayatn sultan hükmüne geçmitir.”

Bu satrlardan, bir slâm-sosyalizm uyumu çkarmak, ancak Eliaçk düzeyinde saplantya sahip olmakla mümkündür. Maddî varlktan nebean eden tahakküm ve zulme itiraz bakadr; antikapitalizme ‘dinin temel mesaj’ muâmelesi çekmek daha bakadr.
Murat Türker

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Murat Türker
23-02-11
E mail: darulhikme.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
BU HEZEYANLARA SESSÝZ MÝ KALALIM?
Online Kii: 35
Bu Gn: 29 || Bu Ay: 6.011 || Toplam Ziyareti: 2.929.188 || Toplam Tklanma: 58.619.561