ÂYET-İ KERÎME
Ve gecenin bir kısmında O'na secde et. Gecenin uzun bir bölümünde de O'nu tesbih et.
İnsan: 26
HADÎS-İ ŞERİF
Mîzâna ilk konulacak şey, güzel ahlâktır.
Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr
SÖZÜN ÖZÜ
Alçakgönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, yüksek düşüncelerdir.
Montaigne
Rota Haber Son Dakika!
Kategori : / DİL KALESİ
Okunma sayısı : 275
MEDYA PAZARINDA DEFOLU TÜRKÇE – 16

(A. TAŞGETİREN C. ÇANDAR S. ÖNKİBAR Ü. ÖZDAĞ Ü. TAMER)

Ahmet TAŞGETİREN (BUGÜN – 1 Mart 2011)

“Farklılıklar olmaz mı olur, bu da bazen istemeden ortaya çıkan başarıdır.”

Cümledeki “Farklılıklar olmaz mı olur...” sözü imla ve noktalama fakirliğinden âdeta makas değiştirip “Kara tren gelmez m’ola” rayına girmiş.
“Farklılıklar olmaz mı olur...”
derken TAŞGETİREN'in kastı ne acaba?
A) Farklılıklar artık olmaz (imkânsız) mı olur?
B) Farklılıklar olmaz olur mu?

Neyse ki cümleyi öncesi ve sonrasıyla okuduğumuzda maksadı anlıyoruz. Buna göre cümleyi şöylece yazmak gerek:

“Farklılıklar olmaz mı? Elbette olur. Bu da bazen istemeden ortaya çıkan başarıdır.”

***
Cengiz ÇANDAR (Radikal 1 Mart 2011)

"Ömrümde tanıdığım en zarif, en kibar ve öylesine beyefendiliğiyle karşısındakini silahsızlandıran pek az insan tanıdım, Necmettin Erbakan kadar."

Başı-sonu birbirini tutmayan bir cümle... Fakat Cengiz ÇANDAR'ın ne demek istediği şöyle böyle anlaşılıyor. Anlaşıldığı kadarıyla cümleyi tashih edelim:

"Ömrümde Necmettin Erbakan kadar zarif, kibar ve öylesine beyefendiliğiyle karşısındakini silahsızlandıran pek az insan tanıdım."

"Ömrümde tanıdığım en zarif, en kibar ve öylesine beyefendiliğiyle karşısındakini silahsızlandıran insanlardan biriydi Necmettin Erbakan..."

***
Sabahattin ÖNKİBAR
(YENİÇAĞ – 1 Mart 2011)

“Birkaç yıl önce şimdi Muş Belediye Başkanı olan BDP’li Selim Sadak’la Güven Hastanesi’nde karşılaşmış ve bana aynen şunu söylemişti:”

Söyleyen kim? Cümlede buna cevap yok. Söyleyenin kim olduğunu bir sonraki cümleden anlıyoruz: Selim Sadak.
“Birkaç yıl önce”
zarfının da yeri yanlış…
ÖNKİBAR
’ın cümlesi şöyle kurulmalıydı:
“Şimdi Muş Belediye Başkanı olan BDP’li Selim Sadak, birkaç yıl önce Güven Hastanesi’nde kendisiyle karşılaştığımızda bana aynen şunu söylemişti:”

***
Ümit ÖZDAĞ
(YENİÇAĞ – 24 Şubat 2011)

“Toplumsal kökende ise Türk milliyetçiliğinin kaynakları sağ diye tanımlanabilecek zeminden kaynaklanmaktadır.”

Hem
“köken” hem “ kaynakları” hem de “kaynaklanmak” kelimelerini kullanmaya lüzum yoktu; şu ifadelerden biri yeterliydi:

“Toplumsal kökende ise Türk milliyetçiliği ‘sağ’dadır.”
“Türk milliyetçiliğinin kaynakları ‘sağ’dadır.”
“Türk milliyetçiliği ‘sağ’dan kaynaklanır.”

***
Ülkü TAMER (SABAH)

“53 yıllık dostumdu Kemal. A Dergisi'ni yayımladığımız dönemlerde günün en az on iki saatini birlikte paylaşırdık.”

“Paylaşmak”
fiili zaten en az iki kişi arasında olur; dolayısıyla “…birlikte paylaşırdık.” demeye lüzum yok…
Diğerleri neyse de şairler, sözlerinin fazlasını atmalı; söyleyeceklerini herkesten çok tartmalı, ölçüp biçtikten sonra halka satmalı…
Bu naçiz görüşümü de şiirseverlerle – birlikte olmasa da – paylaşırım…



Yazar: C.Yakup Şimşek
03-03-11
Yazar Hakkında Bilgi ve Diğer Yazıları  
 
Yorumlar:0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MEDYA PAZARINDA DEFOLU TÜRKÇE – 16 / DİL KALESİ Kategorisi
Online Kişi: 13
Bu Gün: 63 || Bu Ay: 4476 || Toplam Ziyaretçi: 48587 || Toplam Tıklanma: 633406