
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 2752 |
Eskiden zelzele diyorduk. Zelzele Arapça asll bir kelime. Sonra, teprenmek kelimesinden deprem kelimesine geçtik. Teprenmek kmldamak, hareket etmek demektir. Bugün, yurdumuzun birçok bölgesinde, önümüzde, yanmzda, arkamzda duran kimseler durmadan hareket ediyorlarsa, kprdyorlarsa, onlara, teprenmeyin! deriz. Veya etrafmzdaki kimselerin hareket etmeleri için: Teprein biraz diye sesleniriz.
Japonya’da meydana gelen büyük deprem felaketini, ben de televizyon ekranndan ürpererek, dehet duyarak seyrettim. Ayn zamanda çok ardm da. Çünkü ilgililer, Japonya depreminin 8.9 iddetinde olduunu söylüyorlard. Siz de armaz msnz Japonya’da 4 dakika devam eden 8.9 iddetindeki deprem dört yüz kiinin, haydi bilemediniz bin kiinin ölümüne sebep oldu.Acaba ayn iddetteki bir deprem stanbul’da meydana gelseydi kaybmz nereye varrd? Yine yetkili kiilerin açklamalarna göre, binalarmzn yüzde altm yklrd. stanbul’da on iki milyondan fazla insan yayor. Demek ki birkaç milyon insanmz da enkaz altnda kalrd.
Japonya’y depremden ziyade, zaman zaman on metreye yükselen dev dalgalar vurdu, devirdi, ezdi, sürükledi. nsan kayb, daha ziyade tsunami denilen o canavar dalgalar yüzündendir. Siz de dikkat etmisinizdir, deprem esnasnda, maazalarn raflarndan, masalarn üstlerinden düen, kayan, yuvarlanan eyalar oluyordu ama koskocaman binalar çökmüyordu. te size utanç yüklü bir soru: Türkiye’de, 1999 ylnda Sakarya ehrimizde ve çevresinde 7.8 iddetinde bir deprem, binlerce evimizi topraa yaptrd. Peki ayn iddetteki bir deprem neden Japonya’da 7-8 kiinin yaralanmasyla duruyordu da Türkiye’mizde 30 bin canmz, cananmz altna alp kuduruyor? Neden? Milyon kere haa: Allah Müslüman Türk’ün düman mdr?
Sebebini ben size söyleyeyim mi? Deprem veya zelzele, önce bizim Türkçe’mizde meydana geldi, getirildi.
Dünyann her tarafnda olduu gibi, bizde de insanlar, kelimelerle düünüyor, kelimelerle konuuyorlar. imdi dikkat buyurun: Japonya’da 8 yllk ilköretimden geçen çocuklarn ders kitaplar 42 bin kelimeyle yazlyor. Biz de ise bu rakam 6-7 bin civarndadr. Ve bizim sevgili çocuklarmz da bu 6-7 bin kelimenin %10’uyla düünüp konumaktadrlar.
Düünün lütfen 42.000 kelimeyle okuyup yazan Japonlar m daha iyi düünecekler, ilimde, irfanda, teknikte daha ileri gidecekler; yoksa 5-6 yüz kelime içine skp kalan bizim insanlarmz m?
Japonya’da bir ylda baslan kitaplardan bin kiiye bin kitap düüyor. Bizde, bin kiiye düen kitap miktar sadece yedidir, yedi, yedi. Japonya’da bir kii (ortalama olarak) bir ylda 24 kitap okumaktadr. Türkiye’de, ömürleri boyunca bir tek kitap okumayan milyonlarca insanmz var. Japonya’da 5-6 bin kiiye bir kütüphane düüyor, bizde ise 64.000 kiiye bir kütüphane!
Evlerimizin %95’i kitapsz ve kütüphanesizdir. Millî Eitim Bakanlmz, annelerimiz, babalarmz bizi, dil fukaralar olarak yetitiriyorlar. Bizim insanmzn, idarecimizin, düünme kabiliyeti olmad için, gidip dere yatana ev yapyor! Zemin aratrmas yapmadan, mantar gibi çürük alanlar üzerine ehirler kuruyoruz. Bir evin depreme dayankl olmas için demiri, çimentosu, kumu, yükseklii ne olmaldr? sorularnn cevabn vermeden ie koyuluyoruz. Sonra da yaptklarmzn altnda yok olup gidiyoruz. Peki ama niçin? Çünkü düünemiyoruz. Düünmek, kelimelerle olur. Zelzele veya deprem, önce bizim Türkçe’mizi vurdu. Kaybmz ondandr.
Yazar: Yavuz Bülent Bakiler |
13-03-11 |
||
| E mail: turkiyegazetesi.com | Tweet | ||