
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 5328 |
Cebrail (a.s)'n, Efendimiz (s.a.v)'i Beyt-i Ma'mur'da gördükten sonra hzla yeryüzüne indii, O'nu ve Hz. Câbir (r.a)' brakt yerde ve brakt gibi otururken bulduu zikredildikten sonra öyle deniyor:
"Bunun üzerine Cerail (a.s) tekrar olaanüstü bir hzla Beyt-i Ma'mur'a gitti. Resulullah (s.a.v)' yine orada buldu. Tekrar ayn ekilde yeryüzüne indi. Resulullah (s.a.v) ve Câbir (r.a) yine ayn yerde ve ayn ekilde oturuyorlard. Bunun üzerine Câbir (r.a)'e, Efendimiz (s.a.v)'in onun yanndan herhangi bir ekilde ayrlp ayrlmadn sordu. O, Efendimiz (s.a.v)'in oradan hiç ayrlmadn söyledi. Bu defa Cebrail (a.s) akn bir vaziyette Efendimiz (s.a.v)'e dönerek
- "Ey Allah'n Resulü! Eer vahiy senden çkp yine sana geliyorsa ben arada niçin yoruluyorum? diye sordu. Efendimiz (s.a.v) öyle cevap verdi:
- Teri için ey kardeim Cebrail!(1)
Bu rivayeti naklettikten sonra Muhammed Osman Abduh el-Bürhânî öyle diyor: Eer vahiy Cebrail (a.s) tarafndan Allah Teala'dan alnp Efendimiz (s.a.v)'e getiriliyor olsayd, kelime-i tevhidin anlam bozulurdu. Zira o zaman "Lâ ilâhe illallâh Muhammedun Resulullâh" (Allah'tan baka ilah yoktur; Muhammed O'nun resulüdür) deil, "Lâilâhe illallâh Muhammedun Resulu Resulillâh" (Allah'tan baka ilah yoktur; Muhammed O'nun resulünün resulüdür/elçisinin elçisidir) dememiz gerekirdi.
Bu rivayeti bende mevcut -zayf ve uydurma hadisleri zikreden- kitaplarda bulamadm daha önce belirtmitim. nternetten ulaabildiim kadaryla bu kitap Msr'da baslm ve bir süre sonra yasaklanm. Burada naklettiklerim de yine internet üzerinden ulatm bilgilerden ibaret. Kitab birkaç koldan aratryoruz. Elimize geldiinde meseleyi aslndan tahkik edip bu köeden tekrar duyuracam inaallah.
Rivayet hakknda ulaabildiim bu malumat ne yazk ki sened içermiyor. Yani rivayeti kimlerin naklettiini u an için bilmiyoruz. Dolaysyla sened kritii yapma imkânmz u an için yok.
Eer bu haliyle bu rivayet, el-Bürhânî tarafndan da senedsiz olarak nakledildiyse, onun naklettii kaynaa ulamak durumundayz. el-Bürhânî sened zikrettiyse sened üzerinden bir eyler söyleme imkânmz olacaktr.
Bu rivayetin herhangi bir senedine ulaamasak bile, dorudan metninden hareketle unlar söylememiz mümkün:
1. Bu rivayete göre vahiy, Efendimiz (s.a.v)'den yine Efendimiz (s.av)'e geliyor. Peki Efendimiz (s.a.v) Beyt-i Ma'mur'da vahyi nereden/kimden alyor? Eer bir baka kaynaktan alyorsa, yine arada bir arac var demektir. Yok dorudan Allah Teala'dan alyorsa Kur'an'n -mecazen- Cebrail (a.s)'n sözü olduu Kur'an'da zikredildii halde(2) Efendimiz (s.a.v)'e izafesine herhangi bir ayette niçin rastlamyoruz?
2. Rivayetin sonunda Cebrail (a.s)'n araclnn "teri sebebiyle" olduu söyleniyor. Bunun hiçbir anlam yok. Zira önemli olan vahyin esas kayna ise, aradaki elçilerin melek veya insan olmas bir eyi deitirmez.
3. Eer Efendimiz (s.a.v) vahyin Cebrail (a.s)'dan önceki kayna ise, Cebrail (a.s) ilk vahiy getirdiinde niçin O'nu skp "Oku!" dediinde "Ben okuma bilmem" diye cevap verdi?
4. Efendimiz vahyin Cebrail (a.s)'dan önceki kayna ise niçin kendisine vahiy geldiinde vahyin arlndan bir nevi baygnlk halinde kendinden geçiyordu?
5. Bu rivayet belli ki Efendimiz (s.a.v)'in kadr-ü kymetini yüceltmek (!) için tedavüle sokulmu. Oysa Efendimiz (s.a.v) böyle eylerle tebcil edilmeye muhtaç deildir. O'nun indallahtaki kadr-ü kymeti zaten yücedir.
Sorular ve itirazlar çoaltlabilir. Ama zikrettiklerimizden de kolayca anlalaca gibi yaratl, vahyin mahiyeti ve kayna, peygamberlik, tebli... gibi son derece önemli konulara taalluku bulunan ve kendisine inanan bu konularda tehlikeli yerlere sevk edecek bir muhtevaya sahip olan bu rivayet uydurmadr.
Vallahu a'lem.
1 Muhammed Osman Abduh el-Bürhânî, Tebrietu'z-Zimme, fî Nushi'l-Ümme, 281-3.
2 69/el-Hâkka, 40.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
27-03-11 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||