
| Kategori : EDEBÝYAT / YAZI VE YAZMAK ÜZERÝNE | Okunma Says: 3848 |
Türkiye’de yazarln, gazeteciliimizin ve yaynclmzn tarihiyle sk ilikisi var. Bir çok ünlü yazarmz gazetecilikle yazarl, yaynclkla yazarl birlikte yürütmülerdir. Günümüzde iyice kapitalize olmu ve teknik hale gelmi gazetecilikten önce basn mesleinin daha fazla edebiyatla iç içe olduunu söyleyebiliriz. Bu yüzden birçok ünlü gazetecimiz, ünlü yazarlarmz arasnda yer almtr. Bunlar arasnda inasi’den balayarak Namk Kemal, Ahmet Rasim, Ahmet Mithat Efendi, Falih Rfk, Peyami Safa ve Tark Bura’y sayabiliriz.
VE HALKLA LKLER
Ancak yazarln ticaret, sanayi, iletme ve yönetim vb. alanlarda kullanld ekliyle bir meslek haline gelmekte olduunu söylemek mümkündür. Bu anlamda, halkla ilikiler ve tantm metinlerinin oluturulmas, bunlarn hedef kitleye mümkün olduu kadar tesir etmesinin salanmas günümüzde önemli bir konu haline gelmitir.
Bir ii yapmak kadar anlatmak, bakalarnn anlayaca ekilde ifade etmek de önemlidir, hatta ondan da önemlidir. Böyle baklrsa, yazarln bütün alanlarda ie yarar bir meslek olduunu söyleyebiliriz. Bir makinann kullanln anlalr ekilde yazmak da küçümsenmeyecek bir beceri gerektirir!
YAZARLIK VE AHLÂK
Yazarlk meslei bizim için ahlâkî çerçeveler olmakszn doru tanmlanamaz. (Bütün meslekler için bu ahlâkî mesele sözkonusudur aslnda). Yazarn kendisine kar, yakn çevresine kar, toplumuna kar, insanla kar sorumluluklar vardr. Bu sorumluluklarn Allah’a kar sorumluluk bilinmeden, kabul edilmeden doru tarif edilmesi imkânszdr. Sorumluluklarmz kendimiz için ve kendimize göre tarif edersek, izafiletirirsek, bu küçük hesaplarn akmlarna kaplmak anlamna gelir. Böyle bir yaklam bizi hakszlklara kar koymaktan, zayflar desteklemekten, en önemlisi doruyu söylemekten alkoyar.
1990’DAN BU YANA NE DET?
1990’da bir derginin yazarlk meslei ile ilgili sorularndan birine u cevab vermitim:
“Türkiye’de yazarlk, aydn olma, hâlâ ve öncelikle ideolojik çerçevelerde tanmlanyor. üphesiz aydnlarn, yazarlarn görü, düünce ve mücadeleleri olmaldr. Fakat bu onlarn kiilik ve kimliklerinin belirlenmesinde en bata zikredilen bir husus olmamaldr. Türkiye’de muhafazakâr aydnlar, yani 19. yüzyln pozitivizm ve siyantizm cereyanlarnn tesirinde kalarak Atatürkçülükten Marksizme kadar farkllam görünen bir çizgide yer alan kesim, “aydn” nitelemesine yakmayacak bir kat görülülük içinde bulunarak fikrî atmosferin serbestçe olumasn engellemektedir. Bunlarn fikir hayatmz üzerinde tahakkümlerinin sona ermesi bir ‘kuak sorunu’ gibi görünmektedir. Bu kuak taassuplaryla birlikte ortadan çekilmeden Türkiye’de gerçek fikir hürriyetine erimek mümkün görünmüyor. Bu noktada açk düünceli aydn ve yazarlarn fikir ortamnn sertlemesini önleyici gayretlerini artrmalar gerekiyor.” (Dergâh, Austos 1990)
Dünya 1990’dan bu yana çok deiti. Biz bunu günlük hayatmzda kolaylkla hissediyoruz. Bu deimenin bilhassa pozitivist ve bilimci geçinen kesimlerce görmezden gelinmesini ise anlayamyoruz!
21. YÜZYIL HERKES YAZAR YAPACAK!
Türkiye ideolojiyi amaya çalrken, yeni teknolojilerin hayatmz deitirdii gerçeini de skalayamayz.
nternet, kitaba, kâda dayanan medeniyete meydan okuma saylabilecek bir yerde duruyor. Elbette hâlâ yazl kültür arln sürdürüyor. nternet de bu yazl kültürü tamaktan, yaymaktan geri kalmyor. Yine de yazl kültürden farkl bir kültüre doru geçildii hissedilebiliyor.
tibari, sanal alem, sanal bir yazl kültür oluturuyor. Bu süreçte, etkileim kavram öne çkyor ve herkes bir ekilde kendini yazar konumunda buluyor.
Yaadmz dönem “e-kitap” gibi, “e-yazar” gibi kavramlarla tanmlanacak bir yüzyl olacaa benziyor.
Yazar: D. Mehmet Doðan |
28-03-11 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||