
| Kategori : / GEÇERKEN UÐRAYAN YAZARLAR | Okunma Says: 8804 |
Eyüp Hoca, sras gelen örenciye ders kitabndaki metni okuttu. Metnin yannda yaz yazlacak bir boluk braklmt. Yaplacak çalma, okunan metni kendi cümleleriyle yeniden yazmakt.
−Çocuklar, demedi demeyin, yarn bu ödevin yaplp yaplmadn kontrol edeceim. Yapmayanlarn ders içi performans notunu düük vereceim, dedi.
Ders bitti, çocuklar neeyle kouarak snf boalttlar.
Eyüp Hoca, ertesi gün derse güler yüzle ve etraf kolaçan ederek girdi. Çünkü o gün 1 Nisand. Dikkatli olmakta da hakl çkt. Talebeler kravatlarn balarna balam olarak karladlar öretmenlerini. Eyüp Hoca anlayla karlad. Güldü. Örenciler bu defa kravatlar çkarp salladlar, barp çardlar. Eyüp Hoca sabrla akann bitmesini bekledi. Nihayet sesler azald, snf sakinleti. Masaya oturup snf defterini yazmaya, yoklama kadn doldurmaya balarken “Çalma kitaplarnz çkarn, ödev kontrolü yapacam.” demeyi unutmad. Örencilerin bir ksm “Yaasn!” diye çlk attlar. Çünkü Eyüp Hoca ödev kontrol etmeyi pek sevmezdi. Çalkan örenciler o kadar emekle yaptklar ödevlerin boa gittiini düünür, pek üzülürlerdi. Ama ite bu defa boa gitmeyecekti, kendilerini gösterebileceklerdi. Baz örenciler ise belli belirsiz homurdandlar. Belli ki ödevlerini yapmamlard.
Eyüp Hoca snf defterini yazmay bitirdi, ceketinin iç cebinden krmz pilot kalemini çkard. Çantasndan da -baka snflarda da kulland belli olan- bir kât çkarp ön sradan kontrole balad. Ödevini yapanlarn yazlarnn altna o pek basit imzasn atyor, baz örencileri, “Çok ksa olmu, yazn biraz güzelletir, çok aralkl yazmsn…” eklinde ikaz ediyordu. Ödevini yapmayan örencilerin de isim ve numaralarn elindeki kâda yazyordu.
Sra Emine’ye geldi. Emine, kaynatrma örencisiydi. Zekâca snf seviyesinin altnda idi. Normal bir snfta örenim verilerek normale yaklamas ümit ediliyordu. Emine ve iki arkada bir srada üç kii oturuyorlard. Hoca yanlarna geldi. Hepsi tedirgin bakyordu. Evet, hiçbirisi ödevini yapmamt. Eyüp Hoca isim ve numaralarn sorup elindeki kâda yazd. Emine'nin kitabna öyle bir bakt, dudan büktü, düündü. Emine’nin adn ve numarasn almad. Belki onu üzmemek için, belki de “Emine yapsa ne olur, yapmasa ne olur?” diye düünerek almamt.
Ondan sonraki günler normal geçiyordu… Normal miydi acaba? Eyüp Hoca, ilk günler hiçbir eyin farkna varmad. Neden sonra Emine’nin kendisine mesafeli durduunu, kar karya geldiklerinde selam vermeden yüzünü baka tarafa döndürdüünü fark etti. Pek bir ey anlamad dorusu. Ama merak etmeye de balamt. Ne oldu bu çocua?.. Sra arkadalarn çard, sordu. Kem küm ettiler, pek bir ey söylemek istemediler. Belki bir ey bilmiyorlard da. Eyüp Hoca, zihnini kurcalad, geçmiin bütün karelerini hiç atlamamaya gayret ederek gözünün önünden geçirdi. Çocua kar yanl bir ey mi yapmt acaba? Hayr, bir ey bulamamt. O halde neden souk duruyordu bu çocuk kendisine? En iyisi kendisine sormakt, baka çare yoktu.
Teneffüs zili çalnca Emine’ye “Benimle gel.” mânâsnda iaret etti. Snftan çktlar. Çocuk hem saygl hem günlerdir sürdürdüü mesafeli tavryla hocann peinden geliyordu. Kuytu bir köeye çekildiler. Eyüp Hoca:
−Söyle bakalm Emine, günlerdir selam sabah yok. Ne suç iledik de böyle davranyorsun?
Çocuk önüne bakarak konutu:
−Hocam, ödev kontrolü yaparken, yapmayanlarn isim ve numaralarn alyordunuz. Ben de yapmamtm; ama beni atladnz, benim ismimi ve numaram almadnz. Ben buna çok üzüldüm. Oysa benim ismimi de almanz istiyordum. Ben de arkadalarm gibi zayf almak istiyorum.
Hadise Eyüp Hoca’nn beyninden imek hzyla geçti. Çocuk doru söylüyordu, onun ismini almamt. Çarpld. Dondu kald. Bu davrannn Emine tarafndan “aalanmak” olarak anlalabileceini hiç, ama hiç düünemezdi.
−Sen merak etme Emine, hallederiz, dedi.
Bir sonraki derste Eyüp Hoca bir punduna getirerek,
−Çocuklar, geçen gün ödevleri kontrol ederken yapmayanlarn isimlerini alyordum. Emine de ödevini yapmamt. Fakat ben onun ismini yazmay unutmuum, dedi.
Emine’ye babacan bir ifadeyle bakarak,
−Niye yapmadn kz ödevini? dedi. imdi ödevini yapmayanlar listesine onun adn da ekliyorum ve onun ders içi performans notunu da düük vereceim.
Sonraki gün, daha sonraki gün… Emine’nin neesi geri gelmiti. Artk Eyüp Hoca’yla karlanca eskiden olduu gibi gülümsüyor, selam veriyordu.
Yazar: Ahmet Çelen |
01-04-11 |
||
|
E mail: ahmet_ar@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||
| sümeyye | |||
DÜRÜSTLÜK GERÇEK BÝR DEÐERDÝR... |
Tarih : 16-06-11 | ||
Bazý insanlar dürüstlükleriyle mutludur. emine de o insanlardan biri. hocam gerçekten de çok güzel yazmýþsýnýz. bu hikayeyi okuyunca dürüstlüðü bir kere daha öðrendim. teþekkür ederim........ |
|||
| þükran kaþlý | |||
kabul görme |
Tarih : 17-04-11 | ||
Toplum içinde hepimiz kabul görme, onanma ihtiyacý hissederiz. Ýyi de olsa kötü de olsa bu ihtiyaçlar hiyerarþisinin bir ve en üst basamaðýdýr. Normal þartlarda insan bunu elindeki imkanlarý baþarýlý þekilde kullanarak yapar. Böylesi olanaklarý yoksa ne yapar? Uç bir örnek terör örgütünün kullandýðý insanlar genelde kabul görme , onanma duygusuyla yapýyor. Çok çocuklu ailede göremediði onanmayý, takdiri bu þekilde gidermeye çalýþýyor. Okuldaki problem öðrenci, trafikteki kavgacý maganda kendini ispat etme bu þekilde de olsa kabul ettirme güdüsünde. Çevremizdeki insanlarý ne olursa olsun görüp onlarýn olumlu yönlerini bulup toplum olarak kabullenmeliyiz diye düþünüyorum. |
|||
| ar-sever2 | |||
oðlum |
Tarih : 09-04-11 | ||
bir hoca efendi ile yaz kursunda tanýþan oðlum, hoca efendinin sýcaklýðý ve yakýn ilgisi ile okul döneminde yurtta kalmaya karar verdi. ilk sene o yurtta çok mutlu idi... ertesi sene liseyi kazanýp baþka yurda geçti. maalesef orada karþýsýna çýkan bir baþka hoca efendi sebebiyle þimdilerde yurttan soðumuþ vaziyette... problem ailede mi-çocukta mý-hocada mý? yorumlarýnýzý bekliyorum. |
|||
| A. Gürkan ALAN | |||
Hocalarýmýz Düþünmeli. |
Tarih : 08-04-11 | ||
Aslýnda çok güzel bir konuya el atmýþsýnýz hocam. Sýnýfta bir ayrýmcýlýk baþladý mýydý bu sürüüüp gidiyor. Zaten ilk hatayý hocalarýmýz yapýyor . Tembel öðrenci, buyrun yeriniz arka sýra ... Zaten o karaktere bürünmüþ bir öðrenci bunu bekliyor siz de ona bu ödülü veriyorsunuz. O karakter iyice diþ bileyip o çocuða hakim oluyor. Halbuki bu tip öðrencilere sorumluluk vermek lazým. Emin olun ki verdiðiniz sorumluluðu sýnýfýn en çalýþkanýndan daha iyi yapacaktýr ve belki o sorumlulukdan sonra artýk kendisine deðer verildiðini anlayacak artýk uslu ve çalýþkan bir öðrenci olacaktýr. Ben böyle bir öðrenciydim, bir hocam elimden tuttu ve bu günlere geldim. Allah öyle hocalarýmdan razý olsun. Selametle |
|||
| ELÝF BAYER | |||
DOÐRULUK |
Tarih : 06-04-11 | ||
emine çok dürüst bir kýz. arkadaþlarý düþük not alýrken kendisinin de almasý gerektiðini unutmayýp öðretmenine ikaz ediyor |
|||
| ELÝF OYMAK | |||
DOÐRULUK |
Tarih : 04-04-11 | ||
Doðruyu söylemek her zaman için size adaleti gösterecektir. Peygamberimizin dediði gibi ``müslüman asla yalan söylemez`` sözüyle her þeyi açýklamýþtýr. Emine´nin söylediði, duyduðu düþünceyle bu söze örnek verebiliriz. |
|||
| AFRA DÝLAY KAMACI | |||
DOÐRULUK |
Tarih : 04-04-11 | ||
Emine'nin yaptýðý davranýþ dürüstlüktür. Çoðu insanlar asla böyle deðildir. Bence doðruluk ve dürüstlük çok önemli bir davranýþtýr. Eyüp hoca da 1 Nisan gününde çok sabýr göstermiþtir ama artýk nerede böyle sabýrlý öðretmenler? Ben bir kaç sabrli öðretmen biliyorum: 1-FAZÝLET ÇATAL 2-BUKET KAPTAN 3-BAHAR SELEK BAYDI 4-FATMA NUR KILINÇ 5-AYÞE ÞEYMA ÇETÝN 6-DENÝZ ESKÝ 7-BÝRCAN ÜLKER Onlar tanýdýðým çok ama çok sabýrlý öðretmenlerdir. |
|||
| Mehmet Gezer | |||
Doðruluk |
Tarih : 04-04-11 | ||
Emine'nin yaptýðý çok dürüst bir haldir. Çoðu insan böyle yapmaz. Bana göre doðruluk çok ve çok önemlidir. Ahmet hocanýn da 1 Nisan sabahýnda çok sabýr göstermiþtir. Nerede böyle sabýrlý hocalar? Ama iki tane var. Onlar tanýdýðým en sabýrlý öðretmenlerdir. |
|||
| feyza | |||
ellinisz |
Tarih : 03-04-11 | ||
Hocam yazýnýz bana insanlarýn anne baba olunca çocukluklarýný, öðretmen olunca öðrenciliklerini unuttuklarýný hatýrlattý. Burda hocanýn hatasý bir öðrenciyi belirli bir kalýpta düþünüp onu sadece notlarýyla deðerlendirmesidir. Oysa ki eðitimde öncelikle esas alýnmasý gereken þey öðrencinin duygularýdýr. Sizin de dediðiniz gibi duygu eðitiminin olmadýðý her eðitim eksiktir. Vesselam. |
|||
| AR-sever:) | |||
öðretmene öðretmeyi öðretmek... |
Tarih : 03-04-11 | ||
ahmet hocam, bir gün derste sakýz çiðneyen bir çocuðu fark edip, tam ters istikamete bakarak, "arkadaþlar sýnýfa gelirken aðzýnýzda sakýz filan unutmuþ olabilirsiniz bir kontrol edin aðzýnýzý:) dedim. Sýnýfça gülüþtük ve ben derse devam ettim. seneler sonra bu çocuk bana bir mail atýp hatýrýmý sormuþ ve o günü bana hatýrlatarak, "sizi o günden sonra çoook daha fazla sevdim. çünkü siz benim ayýbýmý yüzüme vurmadýnýz ve yapabileceðiniz halde beni sýnýf içerisinde mahcup etmediniz" dedi... aslýnda her þey kendi inanç ve kültür iklimimizde fazlasýyla var da bulmayý öðretecek eðitim sistemi galiba yok... selamlar |
|||
| a.tunahan | |||
Nerde Sizin Gibi Hocalar |
Tarih : 03-04-11 | ||
Sizin gibi, halden anlayan, ince fikirli, dikkatli ve þefkatli, ayný zamanda gayretli ve kýymetli bir muallimin kaynaþtýrma talebesi olmak bile bir mutluluk olsa gerek... |
|||
| FAZÝLET ÇATAL | |||
ÞEFFAF DÜNYA |
Tarih : 03-04-11 | ||
BU YIL ÇOK YORULUYORUM. NEDEN MÝ? DAHA ÖNCEKÝ YILLARDA LÝSE VE ÝÖ 2. KADEMEYE GÝRERKEN BU YIL 5.SINIFLARA GÝRMEYE BAÞLADIM. YORGUNLUÐUM ÜÇ KAT ARTTI. GEÇENLERDE BÝR ÖÐRENCÝM BENDEN YAPTIÐI BÝR DAVRANIÞ ÝÇÝN YILDIZ ÝSTEDÝ. BEN DE GÖZLERÝNE BAKARAK "YILDIZ ÝSTENMEZ HAK EDÝLÝR." DERCESÝNE PEKÝ VEREYÝM YILDIZINI." DEDÝM. ANLADI HATASINI DERSÝN SONUNA KADAR ÜZÜLDÜ, AÐLADI. ERTESÝ GÜN GÖZLERÝNDEN YAÞLAR AKARAK BANA "KARA YILDIZ" ADLI YAZDIÐI ÞÝÝRÝ OKUDU, SARILDIK VE AÐLAÞTIK. PAYLAÞMAK ÝSTEDÝM KONU ÝLE BAÐLANTILI OLARAK |
|||
| hacer | |||
yok saymak |
Tarih : 02-04-11 | ||
En kötü ilgi, ilgisizlikten iyidir. Bir kiþiyi yok saymak kadar, tepkisiz kalmak kadar acý veren bir durum yoktur. |
|||
| N.G. | |||
EÐÝTÝMCÝ OLMAK |
Tarih : 02-04-11 | ||
En kötü ilgi, ilgisiz kalmaktan iyidir deðil mi? Bu hikâyeniz bize çok þey anlatýyor. Maalesef bazen koruma içgüdüsüyle hata yapabiliyoruz. Siz veya bu olayý yaþayan öðretmenimiz hatayý tamir edebilmiþ, telafi edemediðimiz hatta hiç farkýna varamadýðýmýz hatalarýmýzýn açtýðý yaralar ne olacak? Psikologlarýn söylediðine göre dayak atan anne baba ilgisiz anne babadan daha olumlu etki býrakýyormuþ çocuk üzerinde. Ben derim ki öðretmen olmadan, o masum yavrularý emanet almadan bir kez daha düþünelim. Teþekkür ederim. |
|||
| e.hayat | |||
teferruat |
Tarih : 02-04-11 | ||
Ahmet Hocam,Yüreðine saðlýk. Beni yýllar öncesine götürdün. Malesef önemsemediðimiz birçok davranýþ insanlarda derin izler býrakýyor. Herhalde Eðitim Fakültelerinde okutulan psikoloji dersleri bir daha gözden geçirilse iyi olacak diye düþünüyorum. Bu güzel hikayeyi tanýdýðým öðretmenlerime mail olarak göndereceðim. Hayýrlý günler. Bu arada küçük bir kaza geçirdiðinizi duydum. Geçmiþ olsun. |
|||
| Mehmet | |||
Demekki Zayýf Not Bazen Güçlü Kýlarmýþ |
Tarih : 01-04-11 | ||
Hocam hikaye gerçekten güzeldi. Klavyene saðlýk.. |
|||
| Fahri Üner | |||
tebrik |
Tarih : 01-04-11 | ||
Hocam öyle zannediyorum ki öðretmenlik hayatýnýzda bu veya buna benzer birçok hikaye ile karþýlaþmýþsýnýzdýr. bunlarý derleyip kitap haline getireseniz çok güzel bir kitap olur. |
|||
| Ýbrahim Hoca | |||
paradiðma |
Tarih : 01-04-11 | ||
Bu yazýnýzý inþaallah çok sayýda eðitimci ve anne-baba okur da, o hiç deðiþtirmeyi ve yenilemeyi akýllarýna getirmedikleri zihin haritalarý (paradigma) yenilenir. Emineler kaynaþtýrma öðrencisi olmayý kendileri seçmedi. Hocam elinize saðlýk. |
|||