
| Kategori : / HÝKÂYE | Okunma Says: 10279 |
Sen hiç deimeyeceksin, zavall Gringoire (Grenguar)’cm! Nasl olur? Sana Paris’in tannm bir gazetesinde köe yazarl teklif ediyorlar da sen bunu reddetmeye kalkyorsun! Kendine bir baksana, zavall çocuk! u delik deik mintanna, u hap yutmu pantolonuna, u açm diye haykran sska suratna bir baksana! Güzel kafiyeler uydurmak ihtiras, bak seni ne hale soktu? Apollon cenaplarnn hizmetinde on senedir sâdkâne verdiin emek, bak sana neye mal oldu… Hâlâ da m utanmyorsun?
Köe yazar olsana, budala! Köe yazar olsana! Çil çil liracklar kazanrsn, Brebant lokantasnda karnn doyururusun, külahna yepyeni bir tüy takarak tiyatrolarn ilk temsil akamlarnda boy gösterirsin.
Nasl? stemiyor musun? Sonuna kadar, keyfine göre serbest yaamak m istiyorsun? Peki öyleyse. Mösyö Seguin’in keçisi hikâyesini bir dinle bakalm. Dinle de serbest yaamak arzusu insana ne kazandrr, ören.
Mösyö Seguin’in, keçilerinden yana hiç talihi yoktu. Hepsini de, ayn ekilde elinden kaçrrd. Bir sabah ipini koparan daa yollanr ve orada kurda yem olurdu. Ne sahibinin okay, ne kurt korkusu bir tek keçiyi bile vazgeçirememiti. Bunlar, herhalde ne pahasna olursa olsun açk havay ve babo gezmeyi seven, hürriyet â keçilerdi. Hayvanlarnn huyundan pek anlamayan zavall Mösyö Seguin, çok kederliydi: Anlald, diyordu. Keçilerin burada can sklyor. Artk istemem, keçi beslemeyeceim.
Yine de ümitsizlie dümedi. Alt keçisi ayn ekilde kaybolduktan sonra, tuttu, bir yedincisini satn ald. Yalnz bu sefer, almas kolay olsun diye kart deil, körpe keçi almaya dikkat etti.
Ah, Gringoire, bilsen Mösyö Seguin’in keçisi ne güzeldi! Baygn gözleri, küçük zabitlerinki gibi didon sakal, prl prl ayaklar, çizgili boynuzlar, üstünde harmani gibi uzun beyaz tüyleriyle o kadar güzeldi ki! Neredeyse Esmeralda’nn ola kadar irindi, hatrlyorsun deil mi Gringoire? Sonra, yumuak bal, sokulgand. Salrken kmldamaz, ayan süt kabnn içine sokmazd. Velhasl, cana yakn bir keçiydi.
Mösyö Seguin’in evinin arkasnda, etraf ak dikenle çevrilmi bir al vard. te yeni kiracsn buraya yerletirdi. Onu, çayrn en güzel yerinde, bir kaza balad. Ama ipini de uzun brakt. Arada srada, rahat yerinde mi diye yoklamay ihmal etmiyordu. Keçi mutlu görünüyor ve öyle keyifli otluyordu ki, Mösyö Seguin’in az kulaklarna varyordu. Adamcaz kendi kendine: "Nihayet," diyordu, "burada can sklmayan bir keçi bulabildim." Mösyö Seguin aldanyordu, keçisinin can skld. Bir gün daa bakarak, kendi kendine: "Kim bilir," dedi, "oralar ne güzeldir! Boynumun derisini yüzen u uursuz ip olmasa da, fundalklarn içine bir dalsam! Ne ho olurdu. Çitin içinde otlamak eee veya öküze yakr! Keçi milletine açklk lazm!"
O andan sonra aln otu kendisine tatsz geldi. Can sknts balad. Eridi, sütü azald. Onun, böyle bütün gün, ipini çekerek, kafasn da tarafna çevirmi, burun delikleri açlm, mahzun mahzun, meee! demesi yürekler acsyd.
Mösyö Seguin keçisinin bir derdi olduunu anlyordu ama ne olduunu bir türlü kestiremiyordu. Bir sabah, salmas biterken keçi ban çevirdi ve kendi lisanyla:
- Baknz Mösyö Seguin, dedi. Ben burada eriyip bitiyorum. Brakn da daa gideyim!
Mösyö Seguin:
- Allahm! Bu da m? diye haykrd.
O kadar armt ki, süt kabn yere düürüverdi. Sonra keçisinin yanna, otlarn üzerine oturarak:
- Nasl Blanquette (Blanket), dedi, beni brakp gitmek mi istiyorsun?
Blanquette:
- Evet Mösyö Seguin, diye cevap verdi.
- Otunu mu az buluyorsun?
- Hayr Mösyö Seguin.
- Galiba ipin ksa geliyor, istersen uzataym.
- Ne zahmet Mösyö Seguin
- Öyleyse neyin eksik? Ne istiyorsun?
- Daa gitmek istiyorum Mösyö Seguin.
- Ah Zavall! Dada kurt olduunu bilmiyor musun? Karna çkarsa ne yaparsn?
- Tos vururum Mösyö Seguin.
- Kurda senin boynuzlarn vz gelir. O benim, senden daha bir nice boynuzlu keçilerimi yedi. Zavall Renaude (Rönod)’u bilirsin. Hani geçen sene buradayd. Teke gibi güçlü kuvvetli, ne azl keçiydi. Bütün gece kurtla dövütü ama sabahleyin kurt onu yedi.
- Vah zavall Renaude! Ama zarar yok Mösyö Seguin, brakn beni, daa gideyim.
- Aman Allahm! Benim keçilerime de ne oluyor? Bunu da kurt elimden kapacak. Ama yama yok. ste, isteme seni kurtaracam kâfir. pini koparmayasn diye seni ahra kapayacam. Artk hep orada kalacaksn.
Bunun üzerine Mösyö Seguin, keçiyi zifiri karanlk bir ahra götürdü ve ahrn kapsn adam akll kilitledi. Kapy kilitlemiti ama pencereyi unutmutu. Seninki arkasn döner dönmez, keçi pencereden atlayp kaçt.
Gülersin tabi Gringoire! nkar etme, ben bilirim. Sen o zavall Mösyö Seguin’e kar keçilerin tarafn tutarsn. Ama biraz sabret, sonunda da gülecek misin bakalm...
Beyaz keçinin daa gelii, her tarafta hayranlk uyandrd. htiyar çamlar, o güne kadar keçinin bu kadar güzelini hiç görmemilerdi. Onu küçük bir kraliçeymi gibi karladlar. Kestane aaçlar, Blanquette’i dallarnn uçlaryla okayabilmek için yerlere kadar eiliyorlard. Yolunun üstünde katr trnaklar açyor ve ellerinden geldiince güzel kokmaya çalyorlard. Bütün da, ona bayram yapt.
Bizim keçinin ne kadar mutlu olduunu bir düün Gringoire! Artk ne ip var, ne de kazk. Onu, keyfinin istedii gibi sçramaktan, otlamaktan alkoyacak hiçbir ey yok. Asl otun bolluu oradayd. Ta boynuzlarn aacak kadar, azizim! Hem ne ot! Lezzetli, ince, di di, bin bir çeit nebatn mahsulü. Hele çiçekler? Mavi mavi kocaman boru çiçekleri, uzun krmz yüksük otlar, sarho edici usareleri taan bütün bir yabani çiçek orman!
Beyaz keçi, bunlarn arasnda, yar sarho, ayaklar havada, yere dökülmü yapraklarla kestanelere kararak, bayr aa yuvarlanp duruyordu. Sonra, bir sçrayta ayaa kalkyor, haydi yallah, yine çallarn, yeilliklerin içine dalyor, frt bir kayann üstüne çkyor, frt bir hendein dibine atlyordu. Bir aa bir yukar, her yere burnunu sokuyordu. Sanki Mösyö Seguin, daa on keçi birden salvermiti.
Çünkü Blanquette’in hiçbir eyden pervas yoktu.
Bir sçrayta koca koca selleri ayor, aarken de su ve köpük içinde kalyordu. Sonra, srlsklam, gidip düz bir kayann üstüne uzanyor, günete kurunuyordu. Bir seferinde de, aznda bir çiçek, yaylann kenarna kadar geldi ve aada, ta aada, ovada, Mösyö Seguin’in evini ve aln gördü. Bu manzaraya katla katla güldü:
- Ne de küçükmü! dedi. Nasl olmu da smm!
Zavallck, kendisini o kadar yüksekte görünce, dünyaya bir türlü samaz olmutu.
Velhasl, Mösyö Seguin’in keçisi çok güzel bir gün geçirdi. Öleye doru, saa sola koarken, bir yabani asmay ktr ktr yiyen bir sürü da keçisinin arasna dütü. Bizim beyaz elbiseli kaltak, ortal birbirine katt. Kendisine yabani asmann en lezzetli parçasn ikram ettiler. Hele erkekleri görme. Bir çtkrldm oldular ki. Hatta dahas var Gringoire ama, aramzda kalsn. Siyah tüylü, genç bir da keçisi galiba, Blanquette’in houna gitmek erefine mazhar oldu. ki sevdal, bir iki saat ormann içinde kayboldular. Birbirlerine ne söylediklerini örenmek istersen git de, yosunlarn altnda belirsiz dolaan geveze kaynaklar sorguya çek.
Ama birdenbire hava serinledi, da meneke rengi balad; akam olmutu. Küçük keçi arp kald: "Ne çabuk!"
Aada tarlalar sise gömülmütü. Mösyö Seguin’in al, hemen hemen kaybolmutu; küçük evin yalnz tüten bacasyla çats görünüyordu. Blanquette, ala dönen bir sürünün çngrak seslerini dinledi, içi burkuldu. Yuvasna dönen bir akdoan, geçerken kanatlaryla ona sürtündü, içi titredi. Sonra dada bir uluma duyuldu: Uuuuuu! Uuuuuu!
Aklna kurt geldi; bütün gün çlgn gibi, kurdu hiç düünmemiti. Yine o anda, ovann ta dibinden bir boru sesi iitildi. Bu, bizim Mösyö Seguin’in bavurduu son çareydi.
Kurt: Uuuuuu! Uuuuuu! diye uluyordu. Boru: Eve dön! Eve dön! diyordu.
Blanquette, bir an, geri dönmek istedi ama kaz, ipi, aln çitini hatrlaynca, bu hayata daha fazla katlanamayacan, dada kalmann hayrl olacan düündü. Artk boru sesleri de kesilmiti.
Keçi tam arkasnda bir yaprak hrts duydu. Döndü ve karanlkta ksa ve dimdik iki kulakla, prl prl yanan bir çift göz gördü. Bu, kurttu. Koskocaman, hareketsiz, kç üstü oturmu, küçük beyaz keçiye bakyor ve onu gözleriyle imdiden yiyordu. Nasl olsa yiyeceini bildii için hiç acele etmiyordu. Yalnz, keçi yüzünü kendisine dönünce, fena fena gülmeye balad: "Hah! Hah! Mösyö Seguin’in küçük keçisi!"
Sonra kocaman krmz diliyle, kav rengindeki sarkk dudaklarn yalad. Blanquette mahvolduunu anlad. Bir an, bütün gece dövüüp de ancak sabah olunca kurdun karnna giren koca Renaude’un macerasn hatrlad ve beyhude yere uramaktansa, hemen yutuluvermenin daha hayrl olacan düündü. Sonra bundan vazgeçti, kafasn kst, boynuzlarn uzatt, müdafaaya hazrland. O Mösyö Seguin’in kahraman keçisi deil miydi ya! Kurdu öldürmek ümidine kaplmamt, keçiler kurtlar öldüremezler, ama Renaude kadar dayanabilip dayanamayacan anlamak istiyordu.
Nihayet canavar, keçinin üzerine yürüdü. Küçücük boynuzlar da harekete geçti. Ah yavrucuk! Var kuvvetiyle nasl kar koyuyordu. Belki on defa, yalan söylemiyorum Gringoire, belki on defadan da fazla, kurdu gerileyip nefes almaya mecbur etti. Bu bir dakikalk aralklarda bile kâfir obur, hemen o güzelim otlardan bir parça koparyor, sonra, az dolu dolu, yine kavgaya tutuuyordu. Bu, bütün gece devam etti. Mösyö Seguin’in keçisi bazen parlak gökyüzüne, yldzlarn kaynamalarna bakyor ve kendi kendine: "Ah ne olur," diyordu, "afak atncaya kadar dayanabilsem!"
Yldzlar birbiri ard sra sönüp kayboldu. Blanquette boynuzlarna, kurt dilerine yüklendi. Ufukta solgun bir k peyda oldu. Çiftliin birinde ksk sesli bir horoz öttü. Can vermek için sabah bekleyen zavall hayvanck: Çok ükür! dedi ve kan lekelerinin benek benek ettii o güzelim beyaz postuyla, boylu boyunca yere serildi. O zaman kurt, küçük keçinin üzerine atld ve onu parçalayp yedi.
Allahasmarladk Gringoire! Dinlediin hikayeyi ben uydurmadm. ayet bir gün, olur da Provence’e gelirsen, bizim rençberlerden sk sk unu duyarsn: Mösyö Seguin’in keçisi bütün gece kurtla boutu, sonra sabah olunca kurt onu yedi. Beni iyi dinliyor musun Gringoire; sonra sabah olunca kurt onu yedi.
Deirmenimden Mektuplar
Yazar: Alphonse Daudet |
02-04-11 |
||
| E mail: fantastikedebiyat.com | Tweet | ||
| tenctae | |||
keçi gibi inatçý olunmaz ki |
Tarih : 23-07-19 | ||
keçi keçidir,çoðu yazýlarda inatçýlýðý ile tanýnýr. burada da ayný kiþilik özelliði ile bir dostuna 'hey sen inatçý olmayý kesmelisin.' demeyi dolaylý yoldan bir hikayeye vurarak anlatmýþtýr. yazana ve çevirene büyük saygým vardýr. iyi ki fark edip de okudum dediðim bir hikayedir(?). |
|||
| ELÝF BAYER | |||
ÖZGÜR OLMAK |
Tarih : 06-04-11 | ||
mösyö seguin in keçisi hem cesur hem de özgür olmak isteyen bir keçi. bence isteseydi kurdu öldürebilirdi. gerçekten düþündürücü ve ders verici bir hikaye |
|||
| ELÝF OYMAK | |||
SÖZ DÝNLEMEK |
Tarih : 04-04-11 | ||
Her zaman büyüklerin sözünü dinlemelisin. Çünkü büyükler hep size iyilik yapmak istemiþlerdir. Eðer büyüklerimizin sözünü dinlemezsek ``SEGUÝN`ÝN KEÇÝSÝ``gibi baþýmýza kötü olaylar gelebilir. bazen yaralanabilir, bazen de canýmýzdan olabiliriz. |
|||
| AFRA DÝLAY KAMACI | |||
HÜRLÜK |
Tarih : 04-04-11 | ||
Çok güzel bir yazý ama bazý arkadaþlarýmýz okurken anlayamayabilir. Bu yazýyý çok iyi anlamalýyýz. Bence çok ders verici bir parçadýr. |
|||
| Mehmet Gezer | |||
HÜRLÜK |
Tarih : 04-04-11 | ||
Çok güzel bir yazý ama bazý arkadaþlar bu yazýyý anlamamaktadýr. Bu yazýnýn ihtiþamýný görkemini kesinlikle anlamalýyýz. Ha bir de o insan kendi kararýný kendi versin bence, ama çok kötü bir þekilde üzülecekse ikna edin sonunda gerçeði anlar. Bin gün üzüleceðine bir gün üzülsün; ama doðru yolu bulur. Benim görüþlerim yorumum bunlar. |
|||
| OSMAN ALÝHAN | |||
ESAS MESELE |
Tarih : 03-04-11 | ||
Gövdeden kopan dalýn âkibetini rüzgar belirlediði gibi, sürüden ayrýlan kuzuyu da kurt kapýyor. Her insanýn gönül dilini açan bir anahtar mutlaka vardýr. Velev ki keçi gibi inatçý olsun. |
|||
| ibrahim tuncer | |||
teþekkürler |
Tarih : 03-04-11 | ||
Harika bir yazý... keþke mesleði insan yetiþtirmek olan herkes okuyabilse ve anlayabilse. okuyan, anlayan ve bizim için bu siteye koyan aziz dostumdan Allah razý olsun... |
|||
| T ÇATAL | |||
BIRAK YAÞAYARAK ÖÐRENEYÝM |
Tarih : 02-04-11 | ||
EVET, TECRÜBELERE, DERSLERE KULAÐIMIZI TIKIYORUZ, ÝLLA YAÞAYIP TECRÜBE EDECEÐÝZ DEÐÝL MÝ? ÝLK ÝÞÝM PAZARTESÝ GÜNÜ ÖÐRENCÝLERÝME OKUMAK OLACAK BU HÝKAYEYÝ. TIPKI ÜNÝVERSÝTE 2'DEKÝ DANIÞMAN ÖÐRETMENÝMÝZÝN DERSE HÝKAYE OKUYARAK BAÞLADIÐI GÝBÝ... |
|||
| Vahabzade | |||
Sudan Çýkmýþ Balýk |
Tarih : 02-04-11 | ||
Genç kardeþlerimizin ibretle okumalarý gereken bir hikaye! Okuyalým, okutalým, anlatalým, uygulayalým!... |
|||