HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TÂRÝH / DÜNDEN BUGÜNE
Okunma Says: 14822
Yazar: Fatma Aydýn Ataþ
TÜRKÝYE'NÝN ÝLK TESETTÜRLÜ DOKTORU HÜMEYRA ÖKTEN-1

Tarihin en önemli kaynaklardan biri yaayanlarn tanklklardr. Dünya Bülteni'nde her ay hayatta olan tarihin tanklarnn anlattklarn yaynlayacaz. Arkadamz Fatma Aydn, Hümeyra Ökten Hanmefendi'nin Tek Parti ve Menderes dönemindeki tanklklarn bizimle buluturuyor.

Hümeyra Ökten anlatyor:

1925'te Fatih Atikali'de iki katl bir konakta dünyaya geldim. Çocukluumu düündüümde aklma Heybeliada'da ve Fatih'te Arkadalarmla oynadm oyunlar gelir. Fatih Atikali Lüleci Yekta Sokak'taki evimizin bahçesinden komumuzun bahçesine açlan kapy da hiç unutmam...  Sokaa çkmadan bahçeden bahçeye geçer, komumuzun kzyla oyunlar oynardk.

ANNEM FEDAKÂR BR KADINDI

 Annem bize büyük bir özen gösterirdi. Kardeimle benim karyolalarmz süsler,  ilkbahar ve sonbaharda, mevsime göre bize bir örnek elbiseler diktirirdi. Annem dar çkmazd. Günlük alveriimizi, babamn vekilharç tuttuu bekçi efendi yapard. Annemle ylda üç dört defa Kapalçar'ya gider, elbiselik kuma, ayakkab gibi ihtiyaçlarmz alrdk. Kapalçar'da da öyle her maazaya girilmez, belli maazalara gidilirdi. Mesela Dastanl Mehmet Efendi'nin maazasna gidilir, annem ve anneannem oturur, tezgâhtarlar kuma çkartr, annemler seçerlerdi. Kapalçar'daki alveri bitince Çukurcuma'daki muhallebiciye gider, tavukgösü yerdik.  Annem halinden hiç ikâyet etmezdi. Evimizin misafiri çok olurdu. Onlara hizmet etmekten büyük bir mutluluk duyard. Annem kandil gecelerinde bizi toplar, dini sohbetler yapard. Evimize günlük gazete gelirdi. Annem onlar okur, Türkiye'de ve dünyadaki havadisleri komu kadnlara anlatrd.

ALENN USLU, SINIFIN ÇALIKAN KIZI

Yaz aylarnda Heybeliada'ya giderdik. lkokula balayacam yl, Heybeliada'dan stanbul'a bir ay geç geldiimiz için okullarda yer kalmamt. Hrka-i erif lkokulunun bulunduu yerde, Akemsettin Mescidi vard. Buray iki snfl bir okul yapmlard. Babam baka bir okulda yer bulamad için beni Hrka-i erif lkokuluna kaydetti. Böylece okula baladm. O zamanlar okullarn ad yoktu, numaralar vard. lk iki snf 52. üçüncü snf 27. dört ve beinci snf Fatih Çaramba'ya tandmz için 15. ilkokulda okudum.

NAMAZ KILAYIM, ALEM BENMLE FTHAR ETSN

Ailemizde slami bir yaant vard. Babam mecburen darda takm elbise giyer, apka takard. Eve gelince entarisini giyer, kuan balar, bana da takkesini koyard. Ailede ve ahbaplar arasnda namaz klanlar methedilirdi. Ben de hep önde olan biriydim.  çimden namaz klaym, takdir edilen, iftihar duyulan biri olaym diye düünürdüm. Annem bize sureleri öretmiti.  Birçok sureyi ezbere biliyordum. Bu düüncelerle,   ortaokul 3. snftayken namaz klmaya baladm. Ailem daha sonra örendi namaz kldm ve çok memnun oldular. O günden sonra namazm hep kldm, klamadm zamanlarda mutlaka eve gelir kaza ederdim. Ramazan aynda hatimli teravihleri hiç kaçrmazdm. Annem evden ayrlamad için komu teyzeyle giderdik. Komu teyzenin kz bize; " Cami kular'' derdi. 

                        

ATATÜRK'ÜN SON YILLARI

Heybeliada da sayfiyedeyken, smet nönü ile Atatürk'ün aras açlmt. Atatürk,  nönü'yü görevden alm, yerine Celal Bayar' babakanla getirmiti. nönü de Heybeliada'da zorunlu ikamete tabi tutulmutu. nönü'nün adadan çkmas yasakt. Atatürk ile nönü'nün neden bozutuunu kimse bilmezdi. O yllarda bu olay fslt eklinde konuulurdu. Öyle alenen konuulmazd.

 Atatürk'ün salk durumunun Kötületiini ajanslarn verdii haberlerden öreniyorduk. Kasm aynda durumu iyice kötülemiti. Bir gün teneffüse çktmzda, Galata Kulesindeki bayran indirilmi olduunu gördük. O zaman Atatürk'ün öldüünü anladk. Tabii herkes alamak veya alyor gibi davranmak zorundayd... Ertesi okula geldik, dersimiz corafya... Hepimiz ders masasnn üzerine kolumuzu dayam, elimizle yüzümüzü kapatm,  alamakl bir ekilde bekliyoruz...  Alamasak da alamakl görünmek zorundayz. Ben de alama pozundaym. Bir arkadamz, durumun ciddiyetini kavrayamam, normal bir ekilde masasnda oturuyor. Hoca geldi ermin'i öyle görünce sinirlendi; "ermin tahtaya kalk, dersi anlat''dedi. emin tahtaya kalkt ama o gün derse hazrlanmad için konuyu anlatamad. Hoca da ona krk not verdi. ermin o olaydan sonra hep: " Ata'nn bana zarar oldu" derdi.

Atatürk'ün Cenaze namaznn klndndan hiç bahsedilmedi. Naa bir katafalka kondu. Bir hafta boyunca, okullardan örenciler ve insanlar taburlar halinde onu ziyaret ettiler. Biz gazetelerden ziyaret edenlerin fotoraflarn görürdük.  Bir hafta sonra cenaze katafalktan alnp, etnografya müzesine defnedildi. O yllarda, Atatürk'ün cenaze namaz klnmad diye bir ey söylemeye kimse cesaret edemezdi. Birisi böyle bir ey söylese: " Onu ancak köylüler söyler" diye onunla alay edilirdi. O yllarda, namaz köylüler,  cahil ve medeniyetsiz insanlar klar diye bir propaganda vard.

Bizim ailemizden kimse Atatürk'ün cenazesini ziyarete gitmedi ama okulda hepimize iir yazdrmlard. Ben de iir yazdm. ki satrn hatrlayabiliyorum ancak. O iki satr da babamn houna gitmiti öylelikle aklmda kalm:

kinci Terin'in karanlk bir sabahnda
Onun ölüm haberini duyunca bir anda

SOSYAL HAYATTA DN ÖELERE YER YOKTU

Hatrlyorum 7'nci snftayken snfmzda iki üç tane snf geçememi büyük kz vard. Biz usulca aramzda; "Nezahat bir çocukla konuuyormu" der gülerdik. O zamanlar erkek çocuklarla konumak bütün kzlar için çok aypt. Dindar, dindar oylamayan ayrm yoktu. Zaten sosyal hayatta dini öelere yer verilmezdi. Öretmenlerimizin dindar olup olmadklarn anlayamazdk. Öyle namazdan dinden konuan olmazd. Okullarda din dersi de yoktu. Din dersinin sözü bile olmazd, olamazd.

MODERN OLMAK ÇN DNDEN UZAK OLACAKSIN

  O yllarda modern gözükmek için dinden uzak olacaksn diye bir tavr vard. Camiye gidip namaz klanlar çok azd. Camiye Ramazan aynda gidilir, Ramazan'da herkes sofu olurdu. Onun haricinde camiye giden çok azd. 1925 ile 30 arasnda camiye gitmek, yallara has bir durumdu. Gençler camiye gitmezdi. Hiç unutmam bir hastam anlatmt. 1930'lu yllarda, Kzlcahamam'da nahiye müdürüymü. Cuma günü caminin olduu sokaktan geçemezmi.  O sokaktan geçerse "Camiye gitti" diye yaftalanmaktan korkarm. Bu yüzden caminin olduu sokaktan geçmez, iine arka sokaklardan dolaarak gidermi. Namaz klmak o kadar aalanyordu ki, namaza hakaret edilmesin diye, yllarca namazlarm gizli kldm. Hiçbir arkadama namaz kldm söyleyemedim. O gücü kendimde bulamadm.

1929'da liselerden Arapça ve Farsça dersleri kaldrld. Arapça ve Farsça öretmenleri bir anda isiz kald. Bu onlarda büyük bir sükût-ü hayal yaratt. Cemiyet içindeki itibarlarn kaybettiler. Bir anda cahil insanlar konumuna getirildiler. Çocuklar veya torunlar mektepte onlarn aleyhine propaganda görüyordu. Babas veya dedesi için yobaz/softa deniyordu. Bütün bunlara ramen stanbullu aileler çocuklarn okullara gönderdiler. Çünkü çocuklarna evde dini eitim veriyorlard. O yüzden de kendilerinden çok emindiler. Babam Darüafaka Lisesi'nde isiz kalan birkaç öretmeni Fahrettin Efendi'nin tekkesine dervi yapt. Tekkeler kapatlnca, onlara devlet tarafndan ödenen para da kesildi. Babam ve arkadalar aralarnda para toplar, tekkede ki dervilerin geçimini salarlard.

DNDAR HOCALAR, SOFTALAR; MEMLEKET GER BIRAKTILAR

Çaramba'da oturduumuz eve yakn olduu için Cumhuriyet Lisesi'ne kaydoldum. 6 ve 7. snf orada okudum. Babam Kabata Lisesi'nde hocayd, Çaramba oraya uzak oluyor diye Beyazt Soanaa'ya tandk. Cumhuriyet Lisesi bana uzak olduu için, stanbul Kz Lisesi'ne devam ettim. lk ftihar belgemi dokuzuncu snfta almtm. Snfta sadece ben iftihar belgesi almtm. Beni sahneye çkardlar, belgemi verdiler.  Sahneye çktm için çok utanmtm.  Çünkü göz önünde olmay sevmezdim. stanbul Kz Lisesi'nden iftihar belgesiyle mezun oldum. Bu belgeyi almak öyle kolay deildi. Snav sorular Ankara'dan gelirdi. Sonuçlar, Ankara'da deerlendirilir, iftihar belgeleri okullara gönderilirdi. Benim muzun olduum dönemde, Necmettin Erbakan ve Erdal nönü de iftihar belgesi alanlar arasndayd.

HER EVE BR DOKTOR LAZIM

Babam shhatimize çok önem verirdi. Erkek kardeim 1 yanda vefat ettii için, eve sk sk doktor çarp bizi muayene ettirdi. ikâyetimiz varsa ilaç yazar, ikâyetimiz olmazsa da kontrol edip giderdi. O zaman para çok kymetliydi. Babam bir muayeneye 2 lira öderdi. O yllarda, liseden iftihar belgesiyle mezun olanlar, snava girmeden istedii bölüme kayt yaptrabiliyordu. Babam da benim doktor olmam çok istiyordu. Çevreden ahbaplar; "doktor olmasn, dert sahibi olur" sözlerine kulak asmad. Babamn onayyla Çapa Tp Fakültesi'ne kayt yaptrdm.

FAKÜLTENN BAHÇESNE GDENE KADAR BAIMI ÖRTER, DAR VE KISA KOLLU ELBSELER GYMEZDM

Fakülteye giderken, havalar iyice snana kadar, kapüon modasndan da faydalanarak, bam örterdim. 1940'l yllarda kapüon modas çkmt. Üstündeki sivri yeri içeri sokunca iyice baörtüye benzerdi. Havalar snnca arkadalarm beni rahat brakmaz, baörtümü saa sola çekitirip dururlard. Ben de bam açmak mecburiyetinde kalrdm. Fakültede bam açkt ama hep kaln çorap giyerdim. Elbiselerimin kollar uzun, boazlar beni boacak kadar kapalyd. Yazn scak havalarda bile ksa kollu elbise giymezdim. Tbbiyedeyken hiç kimseyle dini münakaaya girmezdim, giremezdim... Hastaneye köylü kadnlar geldii zaman hocalarmz onlarn kyafetleriyle dalga geçer; " Müslümanlar böyle ite, temizlii bilemezler, cahil, medeniyete ayak uyduramayan, ortaça zihniyetinde insanlar" derlerdi. Benim gibi düünen arkadam yoktu. Yirmi kiiye kar bir kiiydim. Yirmi kiiyi malup edip, galip gelemeyeceime göre en iyisi susmakt. Böylece dinime hakaret edilmesini önlüyor, imanm muhafaza etmeye çalyordum.  

KIZ LSESNDEN GELDM ÇN ERKEKL ORTAMA ALIKIN DELDM.

Tbbiye birinci snftaydm.  Zeynep Kamil Kona'nda, birinci snfa giden doktorlar ve di hekimlii örencileriyle ayn snfta ders görürdük. Amfide alt yüz kii vard. Kz örenciler iki yüz civarndayd. Çounluk stanbulluydu ama Adana, Mula gibi baka illerden gelen kz örenciler de vard.  Amfiye yanlardan iki kap açlr, ortada ise hocann kürsüsü bulunurdu. Kz lisesinden geldiim için erkekli bir ortama alkn deildim. Kz örenciler derse 15, 20 dakika kala gelirler, topuklu ayakkablaryla tkr tkr sesler çkartarak geçer, sralara otururlard. Erkek örenciler de, bu kzlar alklar, slk çalarlard. Ben topuklu ayakkab giymezdim ama yine de böyle bir olay yaamamak için arkadalarmdan, bana kapnn yannda yer tutmalarn rica ederdim.  Ben de güzel not tutardm.  Onlara notlarm verirdim. Böylece birbirimizi idare ederdik.

HOCALARIMIN GÖZÜNDE Y BR TALEBE OLDUUMU, MEZUN OLDUKTAN SONRA ANLADIM

Tbbiye'de hocalarn yanna fazla gitmezdim. Herkes hocalara sokulur, paltosunu, çantasn tutmaya çalrd. Ben çalkan örenciydim, böyle eylere gerek duymazdm. O yüzden de hocalarmn benim hakkmdaki kanaatlerini bilmezdim. Daha sonraki yllarda kendi muayenehanesinden bana hasta gönderen hocalarm oldu. O zaman onlarn üzerinde iyi bir tesir braktm anladm. 1949'da tbbiyeden mezun oldum. Mezun olunca asistanlk için bavurdum. Birçok arkadam kadn doum alannda uzmanl balad. Bense kadnlarn sadece o tür hastalklar yok diye düündüm ve dâhiliye uzmanln seçtim. Hastalarla aram çok iyiydi. Nöbetçi olduum geceler, gelen hastalar yatak yok diye geri çevirmez, yeni yataklar ilave ederek kabul ederdim. Hocalarm benim o gece nöbetçi olduumu artan yataklardan anlarlard. Bir hastaya görevim olmad halde bir hizmet yapmtm. O hastam bana; "Ayan Kâbe'ye varsn" diye dua etmiti. Aradan çok geçmeden bu duas kabul oldu. Tbbiyede okurken de, asistanlm döneminde de namazlarm gizli gizli klardm. Kendimi saklamak için bu kadar çalmama ramen hastanede admn "Dindar doktor" diye anldn sonradan örendim.

HÜMEYRA DNDARDIR, O HACCA GÖNÜLLÜ OLARAK GDER

Demokrat Parti iktidara gelmeden önce Hacca gitmek yasakt. Demokrat Parti ktidara gelince ezan tekrar Arapça okunmaya balam, hac yasa da kaldrlmt. 1952'de Kzlay ile hacca görevli olarak giden doktorlar yal olduu için scaktan etkilenip görev yapamamlard.  1953'te Kzlay, görevli olarak gidecek doktorlarn genç olmasna karar vermiti. Genç doktorlar da üniversitelerdeki asistanlardan seçilecekti. Fakat fakültede hiç kimse hacca gitmek için bavurmam.  Ba asistanm Sermet Bey; " Hümeyra dindardr, o gider"demi.

TLKYE SORMULAR; "TAVUK KIZARTMASI YER MSN?" TLK DE; "ZORLA GÜLDÜRMEYN BEN" DEM."

Haziran ay, Müfide Hanm'n imtihanndayz. Sermet Bey beni dar çard.

"Kzlay Hacca doktor gönderecek, gider misin?" dedi.

Tilkiye sormular; "Kzarm tavuk yer misin?"

Tilki de; "Zorla güldürmeyin beni" demi. te bu teklif tam da böyle bir eydi benim için.

Tabii giderim, dedim.  Hâlbuki annemden,  hele de babamdan çekinen biriydim. O anda, onlar benim aklma bile gelmedi. O kadar comuum ki...

Hemen beni listenin bana yazdlar. Beni listede gören doktor arkadalara da cesaret gelmi. On dört kii hacca gitmek için müracaat etmiti. Hacca sekiz doktor gidecei için, hocalarmz; "Kura çekilecek" dedi. Bizi klinikte topladlar. Müfide Hanm; "Hümeyra gönüllü oldu, o yüzden onu kuradan çkartalm" dedi. Böylece hacca gideceim kesinleti. Numan Kurtulmu'un babas Niyazi Bey de  kuray kazananlar arasndayd. Kafiledeki bayan doktor sadece bendim. Eve geldim, annemle babama söyledim. Ama onlar, beni öylesine dinliyorlar, böyle bir eyin olabileceine ihtimal vermiyorlard.

YETM KIZIMI ORALARA GÖNDEREMEM

Günler geçti. Bir gün dediler ki, doktorlarla hac hakknda konuulacak. Eminönü'nde Salk merkezi vard, oraya gittik. Kafile bakanmz Ticaret Bakan Enver Güreli idi. Bir konuma yapt, konumadan sonra erkek doktorlarn giyecekleri kyafeti söyledi. Ama benim ne giyeceim konusunda bir ey söylemedi. Ben de orada, ona ne giyeceim diye soramadm. Ya ban açk olacak derse diye... Ona neden bam örtemiyorum, diyemezdim. O yüzden sustum. Konuma bitti, dar çktm ve Enver Beyi beklemeye baladm. Enver Bey dar çknca yanna yaklatm ve sordum; " Efendim benim kyafetim hakknda ne düünüyorsunuz?"

"Siz serbestsiniz" dedi. Ne kadar rahatlamtm.

Eve gittim. Aylardan ramazand. Akam sofrada yemek yiyoruz. " Bugün bizi salk müdürlüüne çardlar, her ey konuuldu, filan tarihte gidilecek."dedim.

Babam; " Bu i ciddiye bindi. Yetimi evladm oraya gönderemem." dedi.

Yüzümü kapattm; "Ramazan'da o kadar dualar etmitim" diyerek alamaya baladm.

O zaman babacm; " Kzm Allah ile senin arana giremem." dedi.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Fatma Aydýn Ataþ
09-04-11
E mail: dünyabülteni.net
 
 
Yorumlar: 1
þükrankaþlý
teþekkür
Tarih : 11-04-11

Çok etkileyici bir röportaj. Kiþi bazý gerçekleri yaþayan insanlardan samimiyetlerine inanarak duyup okuduðu zaman etkileniyor ve þaþýrýyor. Allah sayýn Öktene hayýrlý uzun ömürler versin. hazýrlayanlarýn da ellerine saðlýk baþarýlar

 
TÜRKÝYE'NÝN ÝLK TESETTÜRLÜ DOKTORU HÜMEYRA ÖKTEN-1
Online Kii: 26
Bu Gn: 21 || Bu Ay: 6.003 || Toplam Ziyareti: 2.929.179 || Toplam Tklanma: 58.619.303