HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / PORTRELER
Okunma Says: 4386
Yazar: Fatma Aydýn Ataþ
TÜRKÝYE'NÝN ÝLK TESETTÜRLÜ DOKTORU HÜMEYRA ÖKTEN-2

Tarihin en önemli kaynaklardan biri yaayanlarn tanklklardr. Dünya Bülteni'nde her ay hayatta olan tarihin tanklarnn anlattklarn yaynlayacaz. Arkadamz Fatma Aydn, Hümeyra Ökten Hanmefendi'nin Tek Parti ve Menderes dönemindeki tanklklarn bizimle buluturuyor.

ÇMDE BÜYÜK SEVNÇ... BAIMI ÖRTTÜM, DOKTOR GÖMLEM GYDM... HACCA GDYORUM

Temmuz 1953'te ilk hac yolculuum balad. Bam örttüm, doktor gömleimi giydim ve vapura bindim. Annem ve daymlar beni uurlamaya geldi ama babam gelmedi. Onlarn alayp alamadnn bile farknda deildim. Çünkü ben baka bir âlemdeydim. çimde büyük bir sevinç vard. Babam, hacca gitmeme izin verdi ama ben gelinceye kadar içi içini yemi. Kardeimin anlattna göre, hep benim ölüm haberim gelecekmi gibi tedirginmi. Hacca gidene kadar hiç kimsenin hac hatralarn dinlemi deildim. Sadece hacca gidenleri duyduum zaman içim bir ho olur; "Bana da nasip et Ya Rabbi" derdim. Vapurda, hastalarla ilgilenmekten, yolculuu düünmeye frsat bulamyordum. Bir haftalk yolculuktan sonra Cidde'ye vardk. Cidde'de konaklayacamz çadrlar, biz gitmeden kurulmutu. Orada dört gün kaldk. Enver Bey bana; "Mekke'ye mi, Medine'ye mi gitmek istersin" diye sordu. Benim bir tercihim yoktu. Nasl isterseniz öyle yapn dedim. Beni Mekke gurubuna verdiler. Mekke'de Carvel giri kapsnda bo bir arazi vard. Çadrlarmz oraya kurmular. Doktorlar çadrlara, haclar evlere yerletirildi. O zaman Mekke'de, Medine'de oteller yoktu. Haclar, mutavvflarn (delil: yol gösterici) yanna yerletirilirdi. Deliller, haclarn her eyleriyle ilgilenirlerdi. Haremi erif'e getirip tavaf yaptrr, bütün hac boyunca haclara refakat ederlerdi. Bunun karlnda Suudi hükümetinden ve haclardan bir miktar para alrlard. Ama her isteyen aile delil olamazd. Belli artlar vard. Haclar evlerin durumuna göre para öderlerdi. Her bütçeye göre ev vard. Sekiz saat çalp vardiya deitiriyorduk. stirahat zamanlarmzda Haremi erif'e gidip tavaf yapyorduk. Arkadalarla konuup böyle bir çalma sistemi kurmutuk. Dier türlü görevimizi yerine getirmeyip harama gireriz diye düünüyorduk. Zemzem Kuyusu Beytullah'n kapsyla, brahim makamnn ortasnn arkasndayd. Zemzem Kuyusu'ndan kova ile su çekilirdi. Arafat'a çktk. Sabahleyin baktm ki, doktor beylerin hepsi hasta olmular, çadrlardan çkamyorlar. Her ibadet erkeklere kolaydr ama ihram ibadeti kadnlara kolay. Erkek doktorlar ihraml ve balar açk olduu için scaktan rahatszlandlar. Ben ise,  baörtümün üzerine buz torbasn baladm, çadr çadr hastalar dolatm, gerekli müdahaleleri yaptm. Bir yandan da; "Ya Rabbi! Bana her yl hac nasip et, buraya geleyim" diye dua ettim.

MEDNE'YE LK GÖRÜTE BALANDIM

Hac bitti. Cidde'ye geri döndük. Oradan da Medine'ye gitmek için yola çktk. Cidde Medine arasndaki yolun 160 km asfaltt, gerisi kum. Kumlar yolu kapatt için tekerlek izlerini takip ederek, 16 saatte Medine'ye varabildik. Medine'ye alayarak girmitim. Öyle çok alamtm ki, hanm haclar etrafma toplanmlar, bana ne olduunu anlamaya çalyorlard. Ben ise büyük bir huzura girmenin verdii cokuyla alyordum. Medine'ye giderken yolda, Daymn Konya'dan arkada Hafz Memduh aabey ile tanmtm. Daym kendisine vermem için bir mektup yazmt. Tevafuk ite, mektubun sahibini aramadan kendisine vermitim. Medine'ye vardmzda çadrlar hastanenin bahçesine kurulmutu. O zaman sadece Harem'i erif'te ve hastanede elektrik vard. Hastaneden kablo uzatlarak bizim çadrlarn elektrii salanmt. O yllarda Suudi Arabistan zayf ve fakirdi. Amerikallar ilk petrolü çkarmaya baladklarnda Arabistan'a % 10 pay veriyorlard.

MEDNE'DE OSMANLI YADGÂRI TÜRK ALELER VE RUBATLAR: MSAFRHANELER

Hafz Memduh aabey beni orada yaayan Türklerle tantrd. Hasta olan baz Türk hanmlar muayeneye gittim. Böylece orada yaayan Türk ailelerin bir ksmyla tanm oldum.

Hafz Memduh aabey, beni bir rubata getirdi. Rubat, Abdülhamit'in halas Safiye Sultan yaptrm. Oraya, Sultaniye Rubat denirdi. htiyar kimsesiz hanmlarn kald bir yerdi. Rubat bana çok mahzun geldi. O kadar acdm ki oradaki insanlara. Kapdan girdiinizde kocaman bir avlu ve avlunun etrafnda odalar... Merdivenle üst kata çklr orada da odalar bulunurdu. Kaln, svasz ta duvarlar vard. Bu duvarlardan içeriye akrepler girerdi. Tuvalet ve banyolar her katta müterek kullanlrd. Herkes kendi yemeini, kendi piirirdi. Etrafta düün dernek olunca rubattakilere de yemek getirirlerdi. Hindistan'dan zenginler gelir, zekâtlarn datrlar, hediye kumalar verirlerdi. Rubat, mütevelli heyeti idare ederdi. Cumhuriyetin kurulmasyla birlikte, rubatlarn paras kesildi. Bakm yaplayan bu misafirhaneler, öksüz bir çocuu andryordu.

RASULLAH'IN HUZURUNDA OLMAK...

Medine'den ayrlacamz son gün Peygamberimizi (sav) ziyarete gittim. Önde erkekler olduu için arkada durdum. çimden Ya Rabbi! Bu gün ayrlyorum,  Rasulullah'a biraz daha yaklaabilsem diye dua ediyordum. Bir baktm bamdaki polis; "Shhiye" dedi.  Beni çard. Erkekler yol açt. Rasulullah'n huzuruna girince, bana öyle bir edep geldi ki; "Ben buraya nasl geldim" dedim ve kendimi darya attm. Sonraki yllarda, bir gün Mescitte otururken, harem aas beni çard ve Ravzadan süpürdükleri tozdan verdi. Bir ksmn kabirlere serptik. Bir ksmn ise hala saklarm. Hala mis gibi kokar...

NE O HÜMEYRA, HACI HANIMLAR GB...

Hac dönüü, klinik efimiz Ekrem erif Beyi ziyarete gittim. Hacdan yeni geldiim için baörtümü çkarmamtm. Ekrem Bey'e zemzem ve hurma götürmütüm. Ekrem Bey beni baörtülü görünce; "Ne o Hümeyra, hac hanmlar gibi" dedi. O zaman baörtülü bir ekilde asistanlma devam edemeyeceimi anladm. Ve ihtisasm tamamlayncaya kadar, bam açtm. Diplomam alnca her yerde çalabilirim diye kendime teselli verdim. Asistanlk dönemim bitti. htisas snavn baaryla geçtim. Hocam Müfide Hanm'a; "Klinikten ayrlyorum" dedim. Müfide Hanm çok ard; " Ne bu acele" dedi. Ben de; " Babam emekli oldu, çalp aileme katkda bulunmak istiyorum" dedim. Böylece üniversiteden uzaklatm. Bam örttüm. Üniversiteden ayrldktan sonra, Verem Sava Dernei'ne müracaat ettim. Bir süre Taksim Dispanseri'nde çaltm. Sonra, Saryer Verem Sava Dernei'ne tayinim çkt. Orada çalmaya devam ettim. Bir süre sonra da muayenehane açtm. Sabah dispansere gider, öleden sonra muayenehanede çalrdm. Anadolu'dan, beni duyanlar olurdu. stanbul'da, asari antika bir doktor var gidip bir tanalm derler, muayenehaneye gelirlerdi. Srf tanmak, sohbet etmek için gelenler de olurdu, muayene olmak içinde...

KARIMDAK NSANI MAHCUP ETMEMEK ÇN; "DOKTOR HANIM BENM DEMEZ, BUYURUN" DERDM

Saryer verem dispanserinde çalrken, bahekimdim ama benden baka hekim yoktu. Sadece ismim bahekimdi. Her eyle ben ilgileniyordum. Dispansere sadece verem hastalar deil, hasta olan herkes gelirdi. Özellikle, dispanserde kadn doktor olduunu duyan kadn hastalar da gelirdi. Gelen hastalar buras verem dispanseri deyip, geri çevirmezdim. Hastalar, kadn erkek diye ayrt etmez hepsine bakardm. O yllarda stanbul'da Baörtülü kadn doktor yoktu. Baörtülü olduum için beni hizmetli zannederlerdi. Ben de karmdaki insan mahcup etmemek için " Doktor Hanm benim" demez, " buyurun" derdim. Bir gün ölen saatlerinde, hasta muayeneleri bitmi, ben de gitmeye hazrlanyordum. Bamda pamuklu bej renkli bir baörtüsü var.  O srada bir bey geldi; " Doktor Hanm nerede?" diye sordu. O da beni hizmetli sanmt. "Buyurun, hogeldiniz" dedim.  Gelen bey müfettimi. Klinii gezdirdim. Ben Hemire hanmlar da ho tutardm. Frsat oldukça kandil günlerinde onlara bir eyler anlatrdm. Onlar da beni çok severler, bir abla gibi görürlerdi. Klinikte de güzel çalrlar, ilerini düzgün yaparlard. Klinik çok temizdi, kaytlar düzenli olarak tutulurdu. Müfetti Bey, dispanseri gezdi, benimle de biraz konutu ve gitti. Baörtümden dolay olumsuz bir kanaat belirtecek mi diye kayglanmtm. Daha Sonra örendim ki, raporunda benim baörtümden hiç bahsetmemi. Benden övgüyle bahsetmi.

DOKTOR HÜMEYRA ÖKTEN ÖLECEK OLSA BLE ERKEK HASTALARA BAKMAZ

Bir dönem nurcu bir gazeteci, bizim aramza girmiti. Beni de birkaç defa nurcularn toplantsna getirmiti. Onlara hürmetim vard ama onlara çalacak vaktim yoktu. Üç, dört defa o toplantlara gittim. Sonra, Hicaza gittim, geldim. Aradan zaman geçti. O toplantlara katldm için bir gazeteci benim de nurcu olduumu yazm. Bunun üzerine Cumhuriyet Gazetesinde; "Doktor Hümeyra Ökten ölecek olsa bile erkek hastaya bakmaz." diye bir haber çkt. Haberi ben de gördüm gazetede. Dr. Asaf Ataseven beni arad; " Doktor Abla evini arayabilirler, evinde nur risalelerinden varsa onlar saklayn" dedi. Âk Zehra teyze bize iki üç tane nur kitab getirmiti. Hemen kitaplar aldk, anneannemin evindeki kömürlüe sakladk. Bu olay 1963-64 yllarnda oldu.

TEK ARTIM;" VAKT GELDNDE MEDNE'YE GTMEK"

1980'de muayenehanesi olan doktorlar için 50 bin lira vergi koydular. Bu benim ödeyebileceim bir miktar deildi. Sürekli Türkiye'de de ikamet etmiyordum. Bu yüzden muayenehaneyi kapattm. Annem vefat ettikten sonra teyzemle beraber kalyor, ona bakyordum. Teyzem de vefat edince kardeimin çocuklarna bakmaya balamtm. Yaz Medine'de geçirip okullarn açld dönemde Türkiye'ye dönüyordum. Medine'den döndüm. Kardeim; "Büyükler okula balad, küçükleri de yuvaya verdim " dedi.  Medine'den döndüüme çok piman oldum. Bo kaldm diye üzülürken, bir telefon geldi. Dediler ki; " Doktor Abla biz Fatih Hastanesi'ni satn aldk. Bizimle çalr msnz?" Ertesi gün hastane yönetimiyle görümeye gittim. Bana artlarn nedir diye sordular. Para, sigorta gibi konular konumak aklma gelmedi. " Vakti gelince, Medine'ye gideceim. Tek artm bu" dedim.  Hastane yönetimi; " Peki" dedi. Böylece 1980'in son günlerinden, 2002'te emekli oluncaya kadar Fatih Hastanesi'nde çaltm. Hastanede çalanlar mecburi olarak sigortaland için benim de sigortam ödenmi. Sigortamn ödendiinden haberim yoktu. 2002'de idari müdürümüz, beni çard;  "Doktor Abla, ikimizin de emekli olma zamanmz geldi" dedi. Böylece emekli oldum. Emekli olunca hastalarmn talebi üzerine,  iki yl boyunca haftada iki gün çalmaya devam ettim. 2004'te de haftada bir gün gidip hastalarm muayene ediyordum. 2005'te çalma hayatm sonlandrdm. Ailede ki doktorluum hala devam ediyor...

RASULULLAH'A KOMU OLMAK

Babam ve annemle birlikte 1956'da hacca gittik. Hacdan sonra babam; " Ahir ömrümde Medine'de Rasulullah'a komu olaym, orada öleyim " dedi. O zaman Suudi hükümeti doktorlara ve baz meslek guruplarna oturma izni veriyordu. Bu iznin devam etmesi için sene de iki defa giri çk yapmak gerekiyordu. Babamla beraber Medine'ye gittik. Ramazan eda ettik. Bir sabah kalktmda babam düünceli gördüm; "Kzm bana emir geldi stanbul'a geri dönmem lazm" dedi.  Babam, stanbul'a geri döndü ve öretmenlie devam etti. Ben 6 ay daha kaldm, sonra döndüm. Ylda iki kere Hicaz'a gidip geldim. Ömrüm boyunca Medine'den ayr dümek istemedim. stanbul'dan da kopamadm. Medine'de Rasulullah, stanbul'da ailem vard. Medine'ye peygamberimize (sav) komu olmak için yerletim. Peygambere (sav)  komusu olursan, O'na daha yakn olursun, böylece efaatine nail olursun düüncesi beni Medine'ye balad.

EVLENRSEM MEDNE'YE GDEMEM. RASULULLAH'A KOMU OLAMAM

1953'te hac dönüü, Mehmet Zahit Kotku bana bir talip bulmu ve babama söylemi. Cemaatten, üniversiteyi bitirmi, meslek sahibi bey. Ben eve geldiimde Hoca Efendiyi gördüm. Kz kardeime talip geldiini düündüm; "Ona yakr" diye düündüm. Kendim için öyle bir ey, hiç aklma gelmezdi. Meer talip banaym. Babam; "Hoca Efendi geldi, böyle bir talip varm. Ne düünürsün" dedi. Cevabm hayr oldu. Benim evlilie ait bir hayalim yoktu. Namazlarmda hep mesut, bir hayat için dua ederdim ama bu duann içinde evlilik yoktu. Kzlar evlenip,  gelinlik giyme hayali kurarlard. Benim böyle bir hayalim hiçbir zaman olmad. Hiçbir zaman evlenmeyeceim de demezdim. Kesin konuursam, bama gelir diye düünürdüm. Talibim çknca hiç bir zaman; " Ben evlenmeyeceim" demezdim." Ksmet" derdim.  Böylece geçitirirdim. Evlenirsem Medine'ye gidemem diye düünürdüm. Sürekli çaltm için gece 11'lerde eve gelirdim.  Eve geç gelen kadn hiçbir erkek istemez. Ben Müslüman bir erkek olsam, akam evine geç gelen biriyle evlenmezdim. Dünyada kz bitse benim evlenmemi olmam günah olur diye düünürdüm. Evlilii herkese tavsiye ediyorum. Özellikle, yalnz hanmlara... Yaamm boyunca hiç yalnz kalmadm. O yüzden evlilie ihtiyaç duymadm. Evlenmediim için hiçbir zaman pimanlk duymadm.

NSANLARIN ÇNE ÇIKMAK, GÖZ ÖNÜNDE OLMAK BEN HEP UTANDIRIR. HCAZ YOLU SE BENM ÇN "TENHA" BR YOLDU.

Geriye dönüp baktm zaman, hayatm ve yaadklarm bana çok cesurca gelmez. Benim yaamm, normal bir hayat hikâyesi... Hicaz'a giderken, yalnz yolculuk yaptm için hiçbir zaman korkmadm. Çünkü kötü bir yola deil, helal bir yola gidiyordum. Bama kötü bir ey geleceine dair, içimde en ufak bir tereddüt ve üphe olmad. stanbul'dan otobüsle Antakya'ya gider, oradan hududa gitmek için dolmu beklerdim. Taksi tutsam pahal olurdu. Dolmula gece saat 11'de veya 12'de hududa varrdm. O yllarda televizyon yoktu. Huduttaki memurlar beni tandklar için stanbul'daki havadisleri sorarlard. Ben de stanbul'daki son gelimeleri anlatrdm. Oradan da baka bir dolmua biner Halep'e geçerdim. Tebük, Amman arasnda otobüs olmad için kamyonlarla yolculuk yapardm. Karakolda ilemler yaplr, eyalarm Kamyona yüklenirdi. Küçük arabalar çölü geçemez, kuma batard. Kamyonlar kuma batmazd. Bir oför, bir ben... Çölü öyle geçerdim. Namaz vakitlerinde oför, nerede namaz klacam sorard. Namazm eda eder, yola devam ederdik. Zamanla kamyon oförleri de beni tanmt.

K BAVUL, K BOHÇA... BAKALIM HESABINI NASIL VERECEM?

stanbul'da kardeimin evinde kalyorum, Mekke ve Medine'de de ahbaplarmn evinde. Dünyada bana ait olan bir ev yok. Bu çok güzel bir duygu...  Evle ilgili bir mesuliyetim yok, rahatm... Evim yok diye bir eksiklik veya kayg duymuyorum. Annem vefat ettii zaman, ben ölünce zaten kardeime kalacak diye düündüm. Kendi paym da kardeime devrettim. ki bavulum, biri Mekke'de dieri Medine'de iki bohçam var. Bakalm bunlarn hesabn nasl vereceim...  Önceden sorumluluklarm vard. Annem, teyzem... O yüzden Medine'de fazla kalamazdm. imdiyse stanbul'a,  sla-i Rahim için geliyorum. Ailem ve sevdiklerimle hasret gideriyorum. stanbul'u seviyorum ama Medine'nin hayatmdaki yeri çok farkl...

YIL 1946... DEMOKRASYE GEÇ; "YETER SÖZ MLLETN"

CHP'NN SEÇM TELAI

1946'da "Yeter Söz milletin" sloganyla Demokrat Parti kuruldu. Türk halk ikinci bir partinin kurulmasn,  büyük bir sevinç ve cokuyla karlad. CHP'liler bu durumu fark ettiler. Seçimleri kazanmak için ne yapalm diye düündüler. Bu millet dinini seviyor, o halde mam Hatip Mektepleri açalm diye düündüler. O dönemde, birçok köyde cenaze kldracak imam kalmamt. Peki, bu imam hatip mekteplerinin bana kimi getirelim diye düündüler. Celaleddin Ökten, felsefe okutuyor, Franszca biliyor, modern hocadr diye düündüler. Hâlbuki babam öretmendi ama ayn zamanda medrese hocalna da devam ediyordu. Babama Ankara'dan bir emir geldi; "imam Hatip Mektepleri açlrsa nasl olsun. Bu konudaki görü ve düüncelerinizi bildiren bir taslak hazrlayn" Babam da yedi yllk bir plan hazrlad ve Ankara'ya gönderdi. CHP bu konuda samimi olmad için, Komisyona, encümene havale derken yedi yllk eitim taslan 9 aylk bir kursa çevirdi. Milletin gözünü boyamak için 9 aylk kursu açtlar. Bana da babam getirdiler. Babam; "Bu kurstan imam deil, müezzin bile yetimez" derdi. O kursa kimse, talebe olarak gelmezdi. Babam, sokaktan hamallar toplar, günlük yevmiyelerini verir, kurs kapanmasn diye snfta oturturdu.

LM YAYMA CEMYET, LM YAYMIYOR, DNE HZMET EDYORDU.

Demokrat Parti kurulunca, insanlara biraz cesaret geldi. Ama hala insanlar dinden bahsetmeye cesaret edemiyorlard. Hayrsever insanlar, dine hizmet etmek için, lim Yayma Cemiyeti'ni kurdu. Ama ismine "din" ibaresini koymaya cesaret edemedi. lim Yayma Cemiyeti, ilim yaymyor, camileri ve mescitleri tamir ediyor, onlara güzel hallar alyor, adrvanlar yaptryordu. Çünkü camiler, bakmszlktan dökülüyor, baka amaçlarla kullanlyordu. Kimi ayakkab deposu olmu, kimi mescitler ise samanlk olarak kullanlyordu.

YIL 1950... MLLET KTDARDA

Demokrat Parti iktidara geldi. Dini konular konuulmaya baland. mam Hatip Mektepleri açld.

Babam, Milli eitim Bakan Tevfik leri'ye, sekiz yllk bir eitim veren mam Hatip Okulu açlmas gerektiini anlatm. Tevfik leri; "Böyle bir okulu açmak büyük masraf... Biz bu iin altndan kalkamayz" demi. Babam da; "Ben bunu ehli hayra (hayrsever) yaptrrsam ne dersiniz" demi. Tevfik leri de; "peki" demi. Babam ilim Yayma Cemiyeti'ne gitmi; "Camileri tamir etmek güzel ama cemaatsiz cami ne ie yarar. Cemaati çekmek için de bilgili imam lazm" demi. lim Yayma Cemiyetindekiler; "Tamam Hocam" demi. Babam maddi kayna buldu ama bu sefer de okul için yer bulmak lazm. Babam o yal haliyle, elinde çantas, belki üürse diye, kolunda paltosu, yannda örencisi Orhan Okay ile her gün bir semti geziyor, okul için uygun bir konak aryordu. Sonunda Vefa'daki kona buldular. Rait Usta diye bir hayrsever marangoz vard. Gerekli tamirat yapt. Babam bu sefer de okullar gezmeye balad. Onlarn depolarndaki, krk masa ve sandalyeleri tamir ettirdi, boyatt ve okula yerletirdi. Babamn büyük gayreti, lim Yayma Cemiyeti'nin maddi desteiyle ilk mam Hatip Okulu açlm oldu. Babamn hiçbir zaman, kimseden bir beklentisi olmad. mam Hatip Okulu'nu açt için çok memnundu. Bilgili Müslümanlarn yetiecek olmas ona yetmiti.

MAM HATP OKULU'NU MLLET BARINA BASTI

mam Hatip Okulu'na youn bir talep oldu. Daha ilk yl örenci says 100'ü bulmutu. lkokul diplomas olan örenciler imtihana tabi tutuluyor, imtihan geçenler, mam Hatip'e kaydediliyordu. Bazen imtihan kazanamayan ama hafz olan örenciler olurdu. Babam onlar hemen kaydederdi. lk yl, iki snf dolmutu. Arapça bilen hoca yoktu. Babam, bir yandan da hoca yetitirirdi. Akam, Mahmut Bayram Hoca ile evket Sadi Efendiye ders verir, onlar da ertesi gün örencilere anlatrlard. Ankara'dan mam Hatip'e gönderilen baz hocalar, eriata inanmazlar, örencilerin kafalarn kartran eyler söylerlerdi. Babam büyük bir gayretle, örencileri bu ikilemden kurtarmak için, akama kadar onlarla konuurdu. Babam kardeim Saadettin'i mam Hatip Okuluna göndermedi. mam Hatip'te alaca eitimi O'na, evde vermiti. Dinini zaten biliyor, Baka bir alanda meslek sahibi olsun diye düündü ve Vefa Lisesi'ne kaydettirdi.

MAM HATP OKULLARINDA TÜRKÇE KUR'AN'I KERM OKUTALIM

mam Hatip Okulu açldktan birkaç yl sonra, babam Ankara'ya, Milli Eitim Bakanlna bal, Talim Terbiye Heyeti'ne çardlar. Kuruldakiler, mam Hatiplerde Kur'an' öreteceimize, yeni harflerden transkripsiyon yapalm. Örencilere onu öretelim diye bir fikir beyan etmiler. Babam kuruldakilere, 3 saat boyunca, böyle bir eyin ne kadar zararl olacan anlatm ve kuruldakileri böyle bir karar almaktan vazgeçirmi. Babam kuruldakileri bu fikirden vazgeçirmemi olsayd, mam hatiplerde Türkçe Kur'an' Kerim okutulacakt. Bu olaydan sonra, babam mam Hatip Lisesi müdürlüünden aldlar, ders nazr (öretmenlerin ba)  yaptlar.

DEMOKRAT PART DÖNEMNDE HER EY ÇOK GÜZELD

Demokrat Parti döneminde insanlar çok mutluydu. Karneyle alnan yiyecek kuyruklar sona ermiti. eker fabrikalar kuruldu. Milletin aya ayakkab gördü. Yollar yaplmaya baland. stanbul'da insanlar dolmua binmeye balad. Daha önce stanbul'da Dolmu yoktu. Menderes, 1959'da Londra'da uçak kazas geçirmi, kazadan ufak syrklarla kurtulmutu. nsanlar, Menderes'i stanbul'da, büyük bir cokuyla karladlar. Bende Çarkapdaki muayenehaneden çktm. Anneanneme gitmek için yürüyorum. O zaman stanbul'da caddeler az. Edirnekap'dan Veznecilere doru uzanan cadde üzerinde insanlar ylm, Menderes için Sevinç tezahüratlar yapyorlard.  stanbul halk, Menderes gelecek diye yollara dökülmü, sevinçten uçuyordu. Menderes sa salim geldi diye Kurbanlar kesildi, dualar edildi. Bir yl sonra darbe oldu. O insanlarn bir yl sonra Menderes'ten bkm olmalar mümkün deildi.

YIL 1960... DARBE OLDU. MLLETN SEVNC KURSAINDA KALDI

Darbe olduunda ben hac için Hicaz'daydm. Darbe olduu için son hac kafilesinin gelmesine izin verilmedi. Hacdan döndüümde oldukça üzüntülü bir vaziyet vard. Her akam radyo saatinde, yarm saat Demokrat Partililerin memlekete yaptklar kötülükler anlatlrd. Sonradan örendik ki, mehur muharrir Behçet Kemal Çalar'a 75 lira verip, bu yalanlar yazdrmlar.

ADNAN MENDERES YASSIADA'DA O KADAR ZAYIFLAMITI K, CEKETNN ARKASI K KAT OLMUTU

Babamn avukat bir talebesi vard. Babama; "Hocam isteyenler yass adaya gidip durumalar izleyebiliyor. Siz gitmek ister misiniz?" diye sordu. Babam gitmek istemedi. "Menderes'i o halde görmeye dayanamam" dedi. "Ben gideyim baba" dedim. Babam benim gitmeme izin verdi. Eve durumay hangi gün izleyeceime dair bir mektup geldi. Sabahleyin, evden çktm. Vapur, Dolmabahçe Camii'nin arkasna yanat. Polisler üstümüzü aradlar, vapura bindik. Vapurda askerler dolayor, herkes korku içinde oturuyordu. Yassada'ya yanatmzda, yolun iki tarafna dizilmi askerleri gördük. Yol boyunca,  bir kara, bir bahriyeli, bir havac olmak üzere askerler dizilmiti. Askerlerin dizilmi olduu yoldan yürüyerek, durumann yaplaca salona girdik ve dinleyici sralarna oturduk. Menderes geldi. O kadar zayflamt ki, ceketinin arkas iki kat olmutu. imdiye kadar kimsede öyle bir ceket görmedim. Yüzü de zayflktan çökmü bir haldeydi.

ÖRTÜLÜ ÖDENEK DAVASI: TAHSSATI MESTURE

O gün örtülü ödenek davas vard. Bir yalanc ahit çkt; "Bunlar örtülü ödenekten paralar alrlar, davetler yaparlar, zevkü sefa içinde paralar su gibi harcarlard. Ama ben bu davetlere gidip yemezdim" dedi.

Hâkim; "Keke gidip yeseydin de, sonra da yüzlerine kussaydn" dedi.

Dinleyici sralarnda olan bizler ayaa kalktk ve yalanc ahidi protesto etmek için gitmek istedik.  Askerler hemen devreye girdi ve oturun yerinize, bir yere gidemezsiniz, sonuna kadar durumay dinleyeceksiniz dediler. Biz de mecburen oturup, durumay sonuna kadar izlemek zorunda kaldk. Adnan Menderes'in kendini savunma hakk yoktu. Her gün gelen yalanc ahitleri dinlemek zorundayd. O gün o kadar üzülmütüm ki, bir daha Yassada durumalarna gitmedim.

MENDERES'N DAM EDLD GÜN, TÜM STANBUL YASTAYDI

Menderes'in idam edilecei gün, bütün stanbul matem havasna bürünmütü. O gün Üsküdar'dan vapurla karya geçmitik. Hiç kimsede konuacak hal yoktu.  Menderes, idam edildikten sonra ailesine gösterilmeden sessiz sedasz, Yassada'ya defnedildi. O zamanlar, Menderes'in isminden bahsetmek aibeli bir durumdu. Menderes'e küfredenlerin, Menderes haindi diyenlerin, el üstünde tutulduu bir dönemdi. Menderes'i överseniz banza ne gelecei belli olmazd. Babam, Menderes ile tanyordu. Oluna ders verdii için babam bile sorgulamaya karar vermiler. Müftülükten bir zat; "Hoca Efendinin siyasetle alakas yoktur" demi ve böylece babam sorgulamaktan vazgeçmiler.  O günlerde Ali Fuat Bagil bir makalesinde, üniversite gençlerine hitaben; " Gençler bulank suda, kimin balk avladn sonra anlayacaksnz" diye yazmt.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Fatma Aydýn Ataþ
09-04-11
E mail: dünyabülteni.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TÜRKÝYE'NÝN ÝLK TESETTÜRLÜ DOKTORU HÜMEYRA ÖKTEN-2
Online Kii: 28
Bu Gn: 866 || Bu Ay: 5.958 || Toplam Ziyareti: 2.929.123 || Toplam Tklanma: 58.618.082