HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / HÝKÂYE
Okunma Says: 4496
Yazar: Ayþenur Gülsüm Tuna
HÝÇ DEDEMÝZ KALMADI

Bu gece uyumak, dedeme yourt yedirmekten daha zor! Annemin, ‘Bir gece de uyumayalm, ne çkar?’ demesi, u demek oluyor; ‘Bak çocuum, dedenin aln var ya.’ Evet, var. ‘Balkondaki pilav tencerelerinden daha souk. Onu stmadan, uyuyamayz.’ Bunun üzerine, ‘Pilav m?’ diye sormadm elbet, cevabn ‘dedemi stmak’ olduu bu kadar belliyken ve soramazdm annem böyle alarken.

Skldm bir kez, ne yapmal imdi? Örtünün altndan sa elini çkardm, parmaklarn sevdim ben de. Dedemin ellerini oldum olas böree benzetmiimdir, yanl anlalmasn, bunun koku hafzamla bir ilgisi yok. Tamam, dedem yirmi yl börek kesmi, börekçilik etmi, ama bir gün olsun börek koktuunu hatrlamam. Ben alt yamdaydm, boyum tezgâh kadard. O zamanlar tüm çocuklarn, belki komularn bile boyu, bir tezgâh boyuydu, öyle gelirdi bana, çocuum ya. Çenemi dayardm mermere -dedemden souk olmasn-, ellerini seyrederdim sonra. Bir eliyle tahtay tutar, dieriyle börekleri keserdi. Tak tak, taka tak, taka taka. Ne hzl elleri vard be! O sesten ve bçaktan korkmadm fark ettiimde, kocaman kz olmutum. Sözü pek geveledim, konu kaçt. El, diyordum. ki el, bir börek. Hepsi ayn görünürdü bana. Sanki krklklar, yufka çizgileriydi. Daymn düününde dedeme bakp bakp kkrdamtm, onu anmsadm imdi. ki börek parças, iki yanda, havada kr kr oynuyor. E çok komik gelmiti o zaman. Çocuum diye miydi? Herkes çok mutluydu o gün, hiç bugün gibi deildi. Aman, geçmi vakit, geçti ite. imdi, o börek elleri, parmaklar okuyorum. ‘Bakar msnz, bu börekler souk!’

‘Yaplacak bir ey yok hanmefendi, tüm çocuklar gizli gizli büyüdüyse kabahat müessesenin deil ya, çay vereyim isterseniz.’

Ananemin can bir at yakmak çekmi: ‘A benim insanm. Ben seni nerde bulurum? Yerde bulamam, göklere çkamam. Kimlere sorarm, nerelere giderim?’ Bunlarn kendince ezgisi var tabii, aslnda ben o ezgiyle yazmtm da, böyle kâtta anlalmad. Ah, hiç makam da bilmem ki, adn söylesem, öyle okusanz. Ne ise. Ey okuyucu! Bak! Böyle anlalmyor, sen hikâyeyi okurken bu ksm at gibi oku e mi? Son heceleri de uzat, böyle;

‘A benim insanm.’ diye.

Ananemin sesini duydukça, bu oda bana kalabalk geliyor. Gitsinler artk evlerine be! Yalnzca ananemin alamaya hakk var, bakalar ne diye sallanp, hçkrp duruyor. Hele annem! Onu alarken görmemek için, odadan odaya kaçasm geliyor, geldii gibi de kalyor öylece, bir yere gidemem çünkü, dedem üür sonra. Ama dünyada en fena ey; belki aynalardan, souk dedelerden de fena ey, bir çocuun annesini alarken görmesi.

Torunu, ananemin eteini çekitirdi:

‘Hit! Anane anane! Hiç dedemiz kalmad m?’

Bunun üzerine küçük torun, kucaa alnd, baka odaya götürüldü ve bir hzla büyütüldü. Yaptklar marifetmi gibi, bir de bununla övünüldü.

Bu arada birileri daha geldi, ellerinde pilav tencereleri. Balkona koydum hepsini.

Peki, okuyucu! Soruyorum sana: ‘Sen, bu hikâyede, yarn ne olacan biliyor musun?’ Ben biliyorum, hepsini daha dün yaadm. Dedemi öperken, gözüm hep burnundaki pamuklardayd. Hop, orda duralm, öyle açk açk, her görülen duyulan yazlmaz, hikâye yazmann da bir adab vardr. Sen bunu müsvedde mi sandn? Peki, unuttum pamuu. Diyordum ki; yarn dayn dedenin yanna yatacak. Hiç bo yere gizlemeye çalmasn, pantolonunda ve sakallarnn arasnda toprak var, sen fark edersin zaten. Baban, annene anlatrken duyacaksn: ‘Sekiz yanda çocuk gibiydi! Yatt, sarld brakmyor, üç kii çkaramadk vallahi. Bak sen söyle kardeine böyle yapmasn, o, ailenin erkei, onun güçlü durmas lazm.’

‘Olsun Bey.’ diyecek annen, ‘daha küçük o, çocuk o, ne bilsin, brakn da rahatça alasn.’ Annen, daynn otuz sekiz yanda olduunu hatrlamayacak bile. imdi, görüyorsun ite, hikâyede yarn, böyle devam ediyor. Tal, toprakl, baylmal, kendini kaybetmeli. Hâlâ bu hikâyeyi okumaya devam etmek istiyor musun? Yapma bunu kendine, anlattrma daha bana. Gün gelince yaayacaksn, senin de kulu bir deden vardr elbet, o giderken, bu anlattklarm birer birer yaayacaksn. Sen stmaya çaltkça o souyacak, anlattrma dahasn, azat et beni de, gideyim u pilav tencerelerini balkona koyaym.

‘Yavrum böyle günde yaz m yazlr? Ko, kapda gelenleri karla.’

‘Tamam, teyze. Ben okuyuculardan iznimi aldm zaten. Anlatma bo yere dediler, onlar biliyormu, gerisini kendileri tamamlarm.’

Enka Okullar 4. Öykü Yarmas'nda Birincilik Ödülü Kazanan Hikaye

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ayþenur Gülsüm Tuna
12-04-11
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
HÝÇ DEDEMÝZ KALMADI
Online Kii: 26
Bu Gn: 23 || Bu Ay: 6.005 || Toplam Ziyareti: 2.929.181 || Toplam Tklanma: 58.619.372