
| Kategori : ÝKTÝBAS / ÇARPIK VAZÝYETLER | Okunma Says: 4455 |
Pozisyon gerei Müslümanlk
“Dünya kendini ucuza satmyor” diyen Bediüzzaman, ne kadar haklym...
Gerçekten de ucuza satmyor kendini dünya...
Karlnda varlk sebebimizi istiyor...
Kln-kyafetini vereceksin, duruundan vazgeçeceksin, kararllndan kopacaksn, dini hassasiyetlerinden kurtulacaksn...
“Olmazsa olmaz” kararnz gözden geçirip “Olmasa da olur” noktasna getireceksin!
Bunun ad “deime” deil dostlar, bozulma!..
Dolu dolu da “çözülme” sanrm.
Kutsallarmzdan çözüldük biz!
Önce “pozisyon gerei” Batllap laikletik...
Alacamz son pozisyonun topraa yanak dayamak olduunu bile bile dini hassasiyetlerimizi maddiyata kurban ettik.
Vicdanmz rahatlatmak için de envai çeit mazeret uydurduk:
“Politikac olarak mecburum efendim...” dedik...
“Sanatç olarak mecburum, efendim...” dedik...
“adam olarak (ya da ikadn) mahkûmum, efendim.”
Mazeretlerimizi Allah kabul ederse kurtulacaz, etmezse yandk!
“lâ Cehennem’e zümera!”
Naslsa, “Ümmete haram olan Mehmed’e helâl m?” diye kükreyecek bir Molla Gürani’miz yok:
Çünkü dünyeviletiimiz ölçüde, o “yürek adam”lar da kaybettik!
nanç konusunda zayf olanlarn lüks ve gösteri tutkusunu anlamak mümkün: Onlar her nimeti fani dünyada tatmak, her lezzeti fani dünyada yaamak istiyorlar.
Ya ebedî hayatn varlna inananlara ne oluyor; neden tek dünyallar gibi yaamaya hevesleniyorlar? Gerçekten de bunu anlamakta zorlanyorum...
Diyelim ki, geleneksel kyafetimizi mecburen terk ettik; peki ya dilimizi neden bozduk, mutfamz neden kapattk, tarihe neden yüz çevirdik, hayat felsefemizden, doru geleneklerimizden, “helâl” kazancmzdan, sade hayattan, tasarruftan, paylama anlaymzdan, komuluk tutkumuzdan neden uzaklatk?
Düne kadar eletirdiimiz halde bugün “fast food” yiyor, “Coca Cola” içiyor, “arabesk pop” dinliyor, “moda” taklyor, “marka” giyiyor, defileler tertipliyor, ksalta ksalta “kirli”ye (“kirli sakal” modasna uyma uruna sakal gibi çok önemli bir sünneti de kirlettik) dönütürdüümüz sakalmzla en önlere kurulup manken seyrediyoruz!
Eskiden “huri taifesi”ne Cennet’te kavuacana inanan Müslüman iadam, artk huriyi podyumlarda aryor!
Ksacas biz dindarlar da artk “modern hayatn icaplarna göre” yayoruz...
“Asr- Saâdet Müslüman”ydk, “Asrn Müslüman” olduk!
Git gide varlk hikmetinden uzaklayoruz.
Yani dostlar, dünyeviletik!..
Dünyeviletiimiz ölçüde de gösteri ve gösterie meylettik...
Marka giyiyor, görkemli arabalara biniyor, imkânmz varsa yallarda filan oturuyor, saraylarda düün yapp Dubai’deki yedi yldzl otelde balaymz geçiriyoruz.
Eskiden ahirette kavuacamza inandmz tüm nimetlere fani dünyada ulamay kafamza koymu gibi itiip tepinerek para kazanmaya çalyoruz!
Cebimiz dolduu ölçüde sanki ruhumuz boalyor. Hassasiyetlerimiz “zaman am”na urad:
“Zaman sana uymazsa sen zamana uy” dedik, yüreimize bir tekme salladk!
Düne kadar kravat takmayan (ben o mereti hep takarm), hanm eli skmayan, takkesiz namaz klmayan dikkatimiz güme gitti!
Sistemle uzlaalm derken sistemin çarklarna dolandk, Donkiot gibi savruluyoruz.
Bu savruluta Cennet’e düme ihtimalimiz yok mu? Var...
Allah’n rahmetinden umut kesilmez!
Yazar: Yavuz Bahadýroðlu |
16-04-11 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||
| Ýhsan Efendioðlu | |||
ASRIN MÜSLÜMANI |
Tarih : 17-04-11 | ||
En önemli problemlerimiz bunlar. Refah seviyemiz arttýkça, hassasiyetlerimiz azaldý. Halimize uygun fetva veren, içtihadda bulunan çaðdaþ müctehidleri bulmakta da hiç zorlanmadýk. |
|||