
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 3338 |
Kutlu Doum etkinliklerinde Kur’an- Kerim’in; “(Rasûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya: 107) diye vasfettii Hz. Muhammed (sas) farkl perspektiflerden ele alnp anlatlmaktadr.
Bu faaliyetlerin ifrat ve tefrite kaçmamas ve sahih bir peygamber inancnn olumasna zemin hazrlamas için zaman zaman baz hatrlatmalarda bulunmak elzem olmaktadr.
Çünkü, Efendimizin çan popüler ikonlatrma ruhuna uygun olarak ar yüceltilerek yaayan hayatla ilikisinin kesilmekte, bir anlamda platonik bir sevgi retorii çerçevesinde çeitli kutlama programlarna vesile yaplarak tüketilmekte olduunu görmekteyiz.
Ya da hermenoitik okumann nesnesi klnmak sûretiyle ar profanlatrlarak bugünkü yaanan hayattan iliiini kesiyorlar. Bunu da tarihsel ve mekânsal bir okuma çerçevesinde O’nu sadece yaad dönemin bir aktörü olarak sunmakla yapmaktalar. O’nun total hayat hikâyesinden bize kalan ise baz ahlâk prensipleri ve temel ibâdet formlar olmaktadr.
frat ve tefrit boyutlarnda gezinen bu iki peygamber algs Kur’an’n bize sunduu peygamberden çok farkldr. Kur’an, O’nu âlemlere rahmet bir kiilik olarak tanmlarken, bu rahmetin hayatmzda zaman ve mekân aan muhtevasyla tecelli etmesi gerektiini; “Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ki rahmete kavuturulasnz.” (Al-i mran: 132) emriyle belirtmektedir.
“Andolsun ki, Resûlullah’da, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavumay umanlar ve Allah’ çok zikredenler için güzel bir örneklik vardr.” (Ahzap: 21) diyen de Kur’an’dr.
Bu âyetlerden de anlalaca üzere aslolan Hz. Peygamber’e nostaljik bir sevgi beslemek deil, O’nun bize ulatrd mesaja Kur’an ve Sünnet boyutuyla uymak, bunu da O’nun Usvetün Hasane / rol modelliinde yapmaktr.
Peygamber sevgisi kuru bir sevgi olamaz, olmamal. Birtakm etkinliklerin sktrlm zaman dilimlerinde manevi açlmz bir nebze olsun giderecek söylemlere snmak da deildir. O sevgi, Allah (c.c) sevgisine ulamann ve Allah’n (c.c) sevgisini kazanmann hayat tarz olmaldr.
“(Resûlüm!) De ki: Eer Allah’ seviyorsanz bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarnz balasn. Allah son derece balayc ve esirgeyicidir. De ki: Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin. Eer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.” (Âl-i mran: 31-32)
Efendimiz, hayatmzn efendisi olmal, hayatmz O’nun rehberliinde yön bulmaldr. Bu hüküm cümlemize; Kur’an’a “Muhammed kimdir? Hayatmzdaki fonksiyonu ne olmaldr?” sorularn yönelttiimizde hemen ulamaktayz.
Bu hususu hakkyla aydnlatmak ancak bir kitap çalmasyla mümkündür. “Tamam elde edilemeyen tamamen de terk edilmez” kâidesi gereince biz sadece ufak bir hatrlatmakta bulunmak istedik. Tâ ki Peygamber sevgimiz doru mecrasndan kaymasn diye. Son olarak yine bir âyet-i celileyle yazy tamamlayalm:
“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin. Ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de. Eer bir hususta anlamazla düerseniz Allah’a ve ahirete gerçekten inanyorsanz onu Allah’a ve Resûl’e götürün (onlarn talimatna göre halledin); bu hem hayrl, hem de netice bakmndan daha güzeldir.” (Nisa: 59)
Bu âyette de görüldüü gibi “itaat” emri öncelikle Allah izafe edilmi. Sonra ayn emir Hz. Peygamber’le yinelenmi. Ancak ülülemre gelince itaat emri tekrar edilmemi, Allah ve Peygamberinde ayr ayr vurgulanm olan itaat emrine, atf vavyla (Ve) atfedilmitir. Yani ülülemr, Allah ve Peygamberine itaat ederlerse onlara itaat ediniz denilmitir.
Bu da u demektir: Allah ve Peygamberine itaat artsz bir itaatken ülülemre olan itaat artl bir itaattir.
Yeni Akit
Yazar: Serdar Demirel |
17-04-11 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||