Ey Peygamber! Sana da, mü'minlerden senin izince gidenlere de Allah yeter.
Enfal: 64
Ticarette yalan yere yemin, tüccarın zannınca malın kârını artırır. Halbuki hakikatte bereketi giderir.
Buhari, Büyu', 26
Hiç kimse kötüyü kötü olduğu için seçmez; iyiyi, mutluluğu ararken düşer bu yanlışa.
Mary Wollstonecraft
Rota Haber Son Dakika!




Kategori : SANAT / DÜNYA BİR OYUN- Sinema
Okunma sayısı: 138
 
 
BİR BÜYÜK KAYIP DAHA: YÜCEL ÇAKMAKLI
 
 

 

Geçen haftaki yazımda, bu yaz, kültür ve sanat dünyamızda tam bir yaprak dökümü yaşandığından söz etmiş ve genç yaşta kaybettiğimiz çok değerli bir ilim adamını, Yücel Dağlı'yı anlatmıştım.

Bu yazıda da, geçen salı günü Fatih Camii'nden uğurladığımız başka bir Yücel'i, Yücel Çakmaklı'yı anlatmak zorundayım. Ciddi bir kalp ameliyatı geçirdiği, fakat durumunun iyi olduğu yolunda haberler almıştık. Doğrusu, ölüm haberi onu sevenlerde tam bir 'şok' tesiri yarattı. Son olarak geçen yaz Tokat'ta karşılaşmış ve Taşhan'ın güzel avlusunda Tokatlı dostların ikram ettiği kirazı iştahla yemiştik. Son derece sağlıklı görünüyordu ve kafası projelerle doluydu. Daha önce de, bir program vesilesiyle Küçük Ağa'daki olayların geçtiği Akşehir'de buluşmuş, rahmetli Tarık Buğra'yı anmıştık.

Yücel ağabeyle -kendisine öyle hitap ederdim- 1976 yılında TRT Ankara Televizyonu'nda tanıştık. O yıl nedense Ramazan programlarının planlaması gecikmiş ve onun yönetiminde bir ekip kurularak alelacele İstanbul'a gönderilmişti. Ekipte çiçeği burnunda bir TRT'ci olarak ben de vardım. Bazı sohbet programları ve iftar saatlerinde yayımlanacak, sadece klasik sazlarla enstrümantal eserlerin seslendirileceği otuz müzik programı çekecektik. Yücel ağabeyin ekibinde yer almak benim için son derece heyecan vericiydi; çünkü merhum o tarihte Türk sinema tarihi açısından ayrı bir önem taşıyan birçok filme imza atmış, "Millî Sinema" akımının teorisyeni ve uygulayıcısı olarak özellikle Anadolu'da efsaneleşmiş bir yönetmendi. İstanbul'da birlikte çalıştığımız süre içinde, vaktin darlığına rağmen -programları yetiştirememe ihtimali vardı- ne kadar usta ve ne kadar pratik bir yönetmen olduğunu, insanın gözünü korkutan problemleri hiç telaş etmeden nasıl kolayca hallediverdiğini görerek hayret etmiştim. Ortalığı telaşa vererek elinizin ayağınızın dolaşmasına yol açan öfkeli adamlardan değildi; işini güler yüzle ve suhuletle yapar, bu tavrıyla çevresindekileri de rahatlatırdı. Kimsenin kalbini kırmazdı; eskilerin tabiriyle "derviş-meşrep" bir adamdı.

Benim TRT maceram pek uzun sürmedi; askere gidip döndükten sonra gazeteciliğe başladım ve Yücel ağabeyi bir gazeteci olarak takip etmeye başladım. Fakat asıl dostluğumuzun Bursa'da başladığını söyleyebilirim. 12 Eylül darbesinden kısa bir süre önce basın sektöründen ayrılıp Bursa'ya yerleşmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam 1982 veya 1983 yılıydı; bir gün Altıparmak civarında TRT'den bazı arkadaşlarla karşılaştım; Muradiye'de set kurmuş, Küçük Ağa'nın bazı bölümlerini çekiyorlarmış. Yönetmenin Yücel ağabey olduğunu gazetelerde çıkan haberlerden bildiğim için film setinde ziyaretine gittim, doğrusu biraz da beni hatırlamayacağı endişesiyle... Hayır, sanki dün ayrılmışız gibi karşılamış, üstelik o gün akşam kaldıkları otele davet ederek rahmetli Tarık Buğra'yla tanıştırmıştı.

Yücel ağabeyin Tarık Buğra'yla dostluğu epeyi eskilere dayanıyordu; onun Yeni İstanbul gazetesinde yönettiği edebiyat sayfasında sinema yazıları yazmıştı. Bu arada Erman Film Stüdyoları'nda çalıştığını, Osman F. Seden ve Orhan Aksoy gibi önemli yönetmenlerin yardımcılığını yaptığını, okuyucularım, son birkaç gün içinde gazetelerde çıkan yazılardan öğrenmişlerdir. Yücel ağabeyin pratikliği, çok zor şartlarda son derece sınırlı imkânlarla -ve ayakta kalabilmek için- çok hızlı ve çok fazla film üreten Yeşilçam'da kazandığı tecrübenin tabii bir sonucuydu. Bu tecrübesini, Yeşilçam'ın bazı kalıplarını kırmak için de kullandı; "Birleşen Yollar", "Kızım Ayşe", "Oğlum Osman" gibi filmleri, kim ne derse desin, Türk sinemasında bir dönemeçtir. Ama Yücel ağabey asıl ustalığını ve sanatçı hassasiyetini, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'ın genel müdürlüğü sırasında çalışmaya başladığı TRT'de edebiyat uyarlamalarıyla göstermiştir. Necip Fâzıl'dan "Bir Adam Yaratmak" Turan Oflazoğlu'ndan "IV. Murat" Rasim Özdenören'den "Çok Sesli Bir Ölüm" ve "Çözülme", Tarık Dursun K'dan "Denizin Kanı" ve tabii Tarık Buğra'dan "Küçük Ağa"... Bunlar TRT tarihinin en önemli yapımları arasında yer alır. Bursa'daki çekimlerini yakından takip ettiğim "Küçük Ağa" dizisi de, müziği, jeneriği, Yeşilçam'ın usta oyuncularının gösterdikleri olağanüstü performans ve yakın tarihimize getirdiği farklı bakış açısıyla hâlâ hafızalardadır.

Yücel ağabey, aynı başarıyı yine Tarık Buğra'dan bir uyarlama olan "Kuruluş"ta nedense tekrarlayamamıştı. Düşüncelerimi o tarihte Tercüman'da yönettiğim Kültür-Sanat sayfasında açıkça yazmıştım. Hiç alınganlık göstermediğini, bütün eleştirileri büyük bir olgunluk ve anlayışla karşıladığını söylesem, inanır mısınız?

Fatih Camii'ndeki muhteşem cemaat, Yücel ağabeyin ne kadar sevildiğini, halkın gönlünde nasıl yer ettiğini açıkça gösteriyordu. Nur içinde yatsın. Kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.


Yazının tamamı için tıklayınız.


NOT: Vurgular bize âittir. (Doğruluş)




 
 
Yazar: Beşir Ayvazoğlu
27-08-09
 
  E mail: Mail Adresi Yok  
 
 
 
 
Yorumlar:0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
BİR BÜYÜK KAYIP DAHA: YÜCEL ÇAKMAKLI / DÜNYA BİR OYUN- Sinema Kategorisi


YÜZYILIN SOYKIRIMI




VAR OLMAK- Nurettin Topçu




SRATEJİK DERİNLİK- Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu




İSLÂM'IN SİYASALLAŞMASI- Kemâl H. Karpat




BOŞLUK




SON YORUMLAR

h huseyin
daha neler yolda
yazıyı buraya getirenlere,yorum yazan uğurlu hocama teşekkür ederim.şimdi mevcut meseleler duru...
08-02-12



Solak
Ha gayret
Dikkatinizin isabetli, azminizin sürekli olması dileğiyle elinize sağlık....
08-02-12



uğurlu
Gönül
Ey gönül, gönül gel koybolma. Yoğrul, yoğrul ve doğrul da gel....
07-02-12



uğurlu
Aciliyet arz etmektedir
Evet, eğitimde darbenin izleri müfredatta sistemde var ama en belirgin hali kesintisiz sekiz yı...
07-02-12



hümeyra
güzel
çok güzel olmuş arkadaşım......
07-02-12



N. Arısu
Ne anladığınıza bağlı
Yeniden Milli Mücadele Hareketi, bu harekete mensubiyet duysun duymasın, hüsnüniyet s...
06-02-12



İbrahim Hoca
Görüntü
Ulen içinde yaşadığınız, hatta sömürdüğünüz bu toplumu ve değerlerin...
06-02-12



i tuncer
kaybolan yıllar
Hem yazanlara hem de okuyarak bize hazır lokma haline getiren ahmet hocama teşekkürler. Anlatıl...
06-02-12



uğurlu
Kendini bulma hâli: Sûkut
'Öyle bir sûkutun var ki; Sûkutsuzların da, sûkutu var sûkutunda....
04-02-12



uğurlu
Eskimeyen hatıralar ve dostluklar
Bazen olur:Rüyalarda yaşamak,Hayallerde dlaşmak,Muhabbet ie hem-hâl olmak bir hoş dem olu...
04-02-12




G. Kodu:
340dd
 
Kodu Gir

Online Kişi: 8
Bu Gün: 5 Bu Ay: 374 Toplam Ziyaretçi: 36466 Toplam Tıklanma: 519734
Copyright © 2009 AlanJaweb