
| Kategori : / EDEBÝYAT | Okunma Says: 11683 |
Din ve sanat ilikisi tartmalar her çevrede yaplm, Aydnlanma Düüncesine mensup olanlar dnda herkesin kanaati, bu ilikinin çok köklü olduudur. Burhan Toprak'n Din ve Sanat adl derleme kitab, pozitivizmin çok yaygn olduu dönemlerde yaynlanmtr.
Dinler tarihi uzmanlarndan biri olarak tannan ve dilimize de pek çok kitab tercüme edilen Romanyal aratrmac Mircea Eliade'nin kitaplarnda savunduu görüler arasnda en ilgi çekici olan udur: Dinsiz olduunu söyleyen insanlarda, hatta Marks'n görülerinde bile din düüncesi -ters yüz edilmi olarak- çok önemli bir yer tutmaktadr. Sahte teolojik görüler, fanteziler ve mitolojiler halinde kendini göstermekte, insan etkilemektedir.
Özellikle Bat Avrupa sanat ve düünce çevresinde, sosyalist ve materyalist sanatçlardan çok, din düüncesini hayatyla eserlerinin ana konusu haline getiren sanatçlar ön plandr. Önceki yüzyldaki Charles Dickens ve Balzac ile Dostoyevski ve Tolstoy'dan baka pek çok sanatçda görülür. 20. yüzylda yaayan Ezra Paund, T. S. Eliot, Paul Claudel ve Franz Kafka gibi pek çok air ve yazarn her biri kendine özgü bir çeit Hristiyanlk veya Yahudilik görülerini eserlerinin temel meselesi olarak ifade eden, adeta bir leitmotif halinde eserlerinde yer veren sanatçlardr. Bilim adamlarndan pek çounun dünya görüü de bu sanatçlarnki gibi dinden kaynaklanmaktadr.
Bizde ise bilim ve sanat adamlar böyle önemli bir temelden mahrum edilmek için özel bir gayret sarfedilmesine ramen, Mehmet Âkif ve Yahya Kemal bata olmak üzere, Necip Fazl, Tark Bura ve Sezai Karakoç gibi eserlerinde dindar insanlarla dini meselelere yer veren pek çok sanatç yetimi ve büyük eserler vermitir.
Toplumun ahlak kadar sanatç ve siyasetçinin ahlak telakkisini de din veya felsefi anlay belirler; bu da dünya görüü ve toplum tasavvuru ile yakndan ilgilidir.
Yüz yldr egemen zihniyet
Sanat ve kültür hayatmzda 100 yldan beri egemen olan zihniyet, "sanat-din bulumas"nn mümkün olmad yolunda oluturulmu Aydnlanma Düüncesi'nin pençesindedir. Halbuki bilim ve sanat çalmalar için din asla vazgeçilemez...
Tarihi ve kültürel birikimimize hiç uymad dikkate alnmadan snrl bir elit ve aydn topluluu tarafndan benimsenen Bat Avrupa kökenli bu pozitivist telâkkinin bize dayatldn görüyoruz. Halkmz bu yönde artlandrmak için yaplan pek çok yayn ve eitim, bir tür toplum mühendislii niteliindedir. O yüzden de ülkemizde ortaya konan bütün sanat faaliyetleri halkn büyük çounluu tarafndan kukuyla karlanyor. Çünkü bu milletin Anadolu'yu yurt edinmesinde air evliyalarn çok önemli bir yeri olduu gibi, dinle sanat arasnda da Bat Avrupa'dakinden çok farkl bir yaknlk vardr bizim kültürümüzde.
Kültür ve sanat adamlarnn çou, kendilerine kar gösterilen bu kukuyu ortadan kaldrmann yollarn aramak için, toplumun tarihi ve kültürel birikimini gözden geçirmek yerine, eserlerine ilgi göstermeyen halk suçluyorlar. Kendilerini ilerici gördükleri için, halk gerilikle suçlamak kolayclna düüyorlar. Merutiyet ve Cumhuriyet'in sanatç ve aydnlar bu jakoben söylemlerle epeyce bir zaman, halktan kopuk eserler verdiler ve devlet desteiyle kavanozdaki balk veya saksdaki kaktüs gibi korundular.
Necip Fazl ve Peyami Safa gibi sanatçlarn tek balarna mistik ve metafizik araylara girmesi resmi ideoloji taraftarlarnca çou zaman görmezlikten gelindi, bazen de bunlarn etkili çklar politik ve estetik komplolarla etkisiz hale getirildi. Böylece, 1950'den sonra siyasi iktidarn halkn deerlerine ilgi gösteriine kar asker-sivil bürokrasinin muhalefeti derinden derine kültürel görüntülü bir iktidar oluturdu. O yüzden de, kültürel iktidar-siyasal iktidar ztlamas bu toplumda kronik bir hal ald.
Önce ahlak ve maneviyat söylemi, her alanda geçerli bir yaama biçimidir tabii.
Yeniden dine yöneli
Tanzimat'tan sonra bize özgü bir sanat ve edebiyatn peinde olan Namk Kemal, Ahmet Mithat Efendi ve Muallim Naci gibi ahsiyetler, Aydnlanma Düüncesi'ne dorudan kar çkamadlar. O yüzden Mehmet Âkif ve Yahya Kemal gibi 20. yüzylda eser veren airlerimiz Servet-i Fünuncular kadar etkili olamadlar. Bir tereddüdün romann yazan Peyami Safa ile devam ederek deimenin çerçevesini çizmekte zorlanan A. H. Tanpnar gibi ahsiyetler de resmi ideoloji destekli pozitivist sanat ve kültür faaliyetine dorudan kar çkamadlar. Necip Fazl ve Tark Bura gibi Sezai Karakoç da uzun zaman yalnz kald.
Çöle nen Nur ile Peygamber sevgisini ortaya koyan Necip Fazl, epeyce zaman sonra sanat ve din arasndaki mutlu bulumay gerçekletirebilmi nâdir sanatçlardan biri oldu. Onun 40 yl boyunca yürüttüü Aydnlanma Düüncesi'ne kar vahye dayal medeniyet anlayyla eser veren sanatçlarn sanat ve edebiyat türlerindeki eserleri göz kamatryor.
Bugün her çevrede eser veren yepyeni isimlerin din ve sanat bulumas konusundaki ilgilerini 20. yüzyldaki sanat ve kültür adamlarmz gibi politik bir tavrla karlayan çok az. O dönemdeki Ataç benzeri bir inatla pozitivizmin fanatikliini yapan kimse kalmad. Asaf Hâlet Çelebi gibi kendi iir dünyasn kurmak için naif bir tavrla dolaanlara rastladkça, "Allah'a inanr msn, neden inanrsn?" gibi sorular soranlara rastlanmyor...
Edebiyat alannda eser veren genç sanatçlarn çou edebiyat geleneimizle dorudan ilgi kurmak zorunda kalyorlar. iir, hikâye ve roman gibi edebiyat türlerinde eser verenlerin geleneksiz bir edebiyatn yaayamayacan görüp anlamalar kaçnlmazd.
Mimari yannda resim ve hat gibi görsel yan ar basan türlerde eser veren sanatçlarn slâm sanatlarndan yola çkmaktan baka çareleri yok. Plastik sanatlarda olduu kadar tiyatro ve sinema gibi görsel sanatlarda da geleneksel sanat türlerimizden yararlanmaya çalanlar, aslnda makul olana dönerek, Bat Avrupa'dan kurtulup özüne dönmü oluyorlar.
Akif'in Sebilürreat, Necip Fazl'n Büyük Dou, Nureddin Topçu'nun Hareket ve Sezai Karakoç'un Dirili adl dergileriyle balayan slâma yeniden dönü faaliyetleri, elbet Peyami Safa'nn Türk Düüncesi, Tark Bura'nn yönetiminde yaynlanan Yol ve Mehmet Kaplan'n gözetiminde yaynlanan stanbul dergileriyle desteklenmi ve din dümanl artk kültür çevrelerinde eski gücünü kaybetmitir. Yeni Sanat, Mavera ve Yedi klim gibi dergiler ve bu yolda deneme, iir ve hikâyeleri yaynlam, yüzlerce genç sanatçnn yetimesine imkân hazrlamlardr. Ardndan da pek çok kültür ve sanat yayn yapan yaynevleri açld.
Üniversal nitelikli bir ehirli edebiyat ancak bunlarn saysnn artmas ve dünya çapnda baarlar kazanmas sayesinde gerçekleecektir. Bunlar yalnz biz deil, bizim öncülüümüzde Türk ve slam dünyasnn aydnlar baarabilirse, o zaman zihnin esaretten kurtulmamz mümkün olacaktr. Ancak bunu anlaynca kültür sömürgeliinden kurtulabiliriz.
Yazar: Mustafa Miyasoðlu |
01-05-11 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||