
| Kategori : / MEDYADAN | Okunma Says: 2592 |
Alper Görmü, “Büyük Medyada Ergenekon Habercilii” kitab üzerinden önemli tespitlerde bulunuyor…
2001'de Kürat Bumin ve Ümit Kvanç'la birlikte Bilgi Üniversitesi'nin destekledii Medyakronik adl medya eletirisi sitesini hazrlyorduk. Günlerden bir gündü, ziyaretimize gelen, ayn zamanda yazarmz olan Umur Talu'yla sohbet ediyorduk... Ben iyimserlikle, basnn darbeleri destekledii döneminin bittiini, bundan sonra Türkiye'nin böyle eyler göreceini sanmadm söyledim.
Umur, “O kadar emin olma” demiti bana, “iaret fiei atldnda, altnda toplanan çok sayda gazeteci olacaktr yine...” Gerçekçilik bazen “kötümserlik” olarak alglanr, moral bozar ve o temelde konuanlar insan sinirlendirir ya, ben de o gün Umur'a sinirlenmitim. Bundan alt yl kadar sonra, 28-29 Mart 2007'de yaadm bir tecrübe, Umur'un ne kadar hakl olduunu gösterdi bana...
28 Mart 2007 çaramba günü dergiye büyük bir heyecanla gittim. Çünkü üç haftadr eve kapanp bizzat hazrladm kapak haberini nihayet basl olarak görebilecektim. Nokta'nn, ertesi gün piyasaya verilecek olan says öle saatlerine doru elimdeydi nihayet... ki asker postalnn süsledii kapaktaki spot öyleydi: “Hayret verici ayrntlaryla SARIKIZ VE AYIII / 2004'te iki darbe atlatmz!”
Komutanl yapm olan Özden Örnek'in tuttuu günlüklere dayandrlyordu. Haberimizden o kadar emindik ki, muhtemel bir davada snlabilecek, gazetecilerin klasik kaç kelimesi olan “iddia”y kullanmay dahi zül addedip, dorudan doruya “Deniz Kuvvetleri Komutan'nn günlükleri” demeyi tercih etmitik.
Basl dergiye öyle bir göz attktan sonra, haberi hazrlarken kafama koyduum eyi kuvveden fiile geçirmek üzere harekete geçtim... Evde haber üzerinde çalrken, böyle bir haberin Türkiye medyasnn tamamnn ortak haberi olarak yaymlanmasnn sembolik önemi üzerinde düünmü, bu düünce beni büyük bir heyecana sevk etmiti. Bu plann alternatifi, Nokta'nn haberi tek bana yaymlamas, bir gün sonra da gazete ve televizyonlarn haberi alntlamasyd; fakat bu alternatifi, günlüklere göz atmaya balar balamaz, daha ilk günlerde zihnimden uzaklatrmtm.
28 Mart öleden sonra bizzat, bütün gazetelerin ulaabildiim en yetkili kiilerini aradm...
Yayn yönetmenleri ya da yaz ileri müdürleriyle görütüm. Kendilerine, bir gün sonra Nokta'da yaymlanacak haberi anlattm ve onlar, bunu bütün basnn birlikte yaymlamasnn yarataca etki üzerinde düünmeye davet ettim. Ayrca, kendilerini basl sayfalardan haberi bir daha yazmaktan kurtarmak üzere, dergiyle birlikte, tek tek bütün yazilerine ertesi gün çkacak metnin aynsnn word dokümann gönderdim.
Benimle konuan herkesten, haberden duyduklar büyük heyecan tek tek dinledim. Bunlar bende, ertesi gün, perembe sabah, haberin çounda manetten yaymlanaca gibi bir beklenti yaratt.
Ertesi gün gazetelere baktmda yaadm ey, derin bir hayal krklyd... Haberi sadece birkaç gazete, küçük hacimlerle görmütü. Bu yetmemi, hemen ardndan haberi hükümsüzletirmek üzere faaliyete geçilmiti. Derginin yaynndan daha bir gün sonra en büyük gazetenin yayn yönetmeni Günlükler'i “özel imalat” diye nitelemi, bir baka yayn yönetmeni de “Bu sahte günlüklerin neden imdi piyasaya sürüldüü”nün peine dümütü. Üstelik bu ikincisi “radikal bir demokrasi”nin peinde olduunu iddia ediyordu. Bu gazetenin kurucu yayn yönetmeni ise artk en büyük gazetenin yazarlarndan biri olarak “Günlükler'de benim adm yanl yazlm, demek ki bunlar sahte” diye hüküm vermiti.
te o günlerde, Umur Talu'nun alt yl önce söyledii sözler gelmiti aklma...
O günlerden beri, o ac tecrübenin dersleriyle düünüyor ve davranyorum. O günlerden beri, büyük medyann, sk sk darbecilie varan, toplum üzerindeki devlet vesayeti uygulamalarndan vazgeçmi gibi görünmesini eski iyimserliimle karlayamyorum. Bu türden görüntülerin ve insan kolayca iyimserlie itebilecek “dil”in altnda açkça çapanolu aryor, çok daha üpheci davranyorum.
Etkileim Yaynlar yetkilileri, Ergenekon soruturmas (sonra davas), darbe giriimleri ve çeitli eylem planlarna ilikin yazlarm kitaplatrmak istediklerini söylediklerinde ilk i olarak bu yazlara topluca bir göz attm.
lk izlenimim, bunlarn kötümserlie varacak kadar gerçekçi, üpheci ve kurcalayc olduklar yönündeydi.
Medyann bu kesimi, kendilerinin de “demokrasi kart” giriimlere kar olduklarn söyledikten sonra cümlelerini her zaman bir “ama” vurgusuyla devam ettiriyorlard. Eskiden olsa, “ama”nn samimiyetine inanabilirdim, fakat 2007'deki tecrübem beni bundan alkoyuyordu. Belli ki iaret fiei bir kez daha atlmt ve gerçekçi bir deerlendirme ancak bu gerçek dikkate alnarak yaplabilirdi.
Büyük Medyada Ergenekon Habercilii adl kitabmda yer alan yazlar, esasen bu medyann “ama”snn samimi olmadn göstermek amacn tayor.
Kitabn ikinci cildindeki yazlarda bu iddiay temellendirme çabam sürdürsem de, dikkatli okurlarn hemen fark edebilecei gibi, çabamn bir bölümünü de soruturma ve davalarn aksayan yanlarn eletiriye ayrdm.
Soruturma ve davalar, devletin içinde, bunlar kapatmaya çalan bir kesimle daha derinlere ulamaya çalan bir baka kesimin mücadele içinde olduunu gösteriyor. En son, Hrant Dink’i 2004’te tehdit eden iki MT mensubu için nihayet soruturma izninin çkmas, bu mücadeleyi kristalize eden bir gelime oldu. Ayn süreci, Zirve katliam davasnda da izledik.
Türkiye’nin son 7-8 ylndaki darbe giriimleri ve eylem planlar bir ekilde birbirleriyle balantlysa (ki öyle görünüyor), önümüzdeki dönemin, bu balantlarn ortaya çkaca bir dönem olacan söyleyebiliriz.
Anladm kadaryla, bu dönemde medyay en çok bu balantlara kar alaca tavr çerçevesinde izlemek gerekiyor.
Yazar: |
13-05-11 |
||
| E mail: haberkültür.net | Tweet | ||