HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : EDEBÝYAT / TENKÝD
Okunma Says: 1120
Yazar: Dücane Cündioðlu
ELÝF ÞAFAK'IN ÇOK SATAN "AÞK" ROMANI HAKKINDA

 

Akln kaleminden krk kurall ak

 

— "Mevlâna.... slâm âleminin Shakespeare'i!" (s. 38)

Baka bir zaman olsa, bu denli baya bir benzetmeyle karlatm daha ilk anda muhtemelen elimdeki kitab -bir daha açmamak üzere- kapatr ve bir kenara koyardm.

Bu sefer öyle yapmadm. Bir lâ havle çekip bu bayaln altn çizdim, sonra da Elif afak'n Ak'n okumaya devam ettim.

Srf siyah ölümün hatrna... bir vazife duygusuyla... zdrab içinde... ve tabii ki pencereden dar bakmann cezas olarak...

Süreç deil bir tek, sonuç da benim açmdan ac vericiydi.

Bu konularda eline kalemi alan kim olsa, sonucun yine de deimeyeceini bilmek, belki de zdrabmn asl sebebi. Çünkü kendi irfan hazinelerimizle ve ortak deerlerimizi kendilerine borçlu olduumuz büyük ustalarla sahih irtibatlar kuracak o muhkem noktadan artk iyice uzaklam durumdayz.

Sorun, öyle alelâde bellek yitimiyle izah edilecek gibi deil. Çünkü pekâlâ kadim bilgi kaynaklar elimizde. nsan malzemesinde de sknt çekilmiyor. Gayret eksiklii veya iyi niyet yoksunluu ('hain' edebiyat) türünden yaknmalar da -hiç deilse bu balamda- ciddiye alamayz.

O hâlde nedir sorun?

Sorun, dünyay/eyay idrak tarzmzn hem içerik, hem de biçim itibariyle kökten dönümesi. Dünyagörüümüzün neredeyse bütünüyle deimesi.


Sözgelimi mülkiyet ve cinsiyet.

Modern Türk toplumunun, mülkiyet ve cinsiyet alannda kazand yeni bilinç yapsyla artk geçmiine ihatal bir biçimde, en azndan müsamahayla bakabilmesi mümkün müdür? Veya mevcut mülkiyet ve cinsiyet kodlaryla, mirasçs olduu o kadim dünyann asrlk deerlerini salkl olarak anlayp yorumlayabilmesi?

Meselelerini ciddiye alan her namuslu zekânn bu soruya verecei cevap olumsuz olacaktr!

GÖNÜL FERMAN DNLEMYOR

Ak'n kurallar olur mu?

Ne münasebet, Ak'n kural olmaz ki kurallar olsun!

Ak koulsuz olandr. çinde 'çkar' ilkesinin olmad tek insanî edimdir. Külliyen hazdr. Bütünüyle zevktir. Süreç içerisinde olumadndan her türlü kouldan, her türlü kuraldan âzadedir. Anî'dir; yani anda varolur; bir anda...

Trafiin kurallar olur, ama Ak'n kurallar olmaz!

Kural, akln vaz'ettii ilkelere verilen ad! Bu nedenle hesaba kitaba gelir ilerin kural olur. Gönülse akla benzemez, çünkü ferman dinlemez. Hesaba da, kitaba da gelmez. Nedensizdir. Koulsuzdur. Kuralszdr. Bu yüzden mehabbet (sevgi) bakadr dilimizde, ak çok daha baka!

Batllar mazur görmeli, ne yapsnlar zavalllar, dillerinde tek kelime var: Love veya Die Liebe ya da L'amour!

Love deyince, mehabbet deyince, sevgi deyince, baknz ite o zaman iin rengi deiiyor. Çünkü sevginin koullar ve kurallar olur. Hem de üç tane deil, be tane deil, krk tane bile olur!

Olmu da nitekim, meselâ baknz Elif afak hiç üenmemi, bizler için tam krk aded kural uyduruvermi. Aklnca...

Evet, aklnca. Çünkü düüne tana, aklyla yazm romann, gönlüyle deil. Kalbiyle hiç deil!

Son romannn bal öyle: The Forty Rules of Love: A Novel of Rumi.

"Baarnn Krk Kural: Jeremy Bentham Hakknda Bir nceleme" der gibi bir adlandrma!

Çaresiz, hemen sormak zorundayz: Tamtamna krk kural olan bu Love'dan murad nedir acaba yazarn: Sevgi mi, Ak m?

ngilizce olarak yazlan bu eser henüz yaymlanmamakla birlikte Türkçe çevirisi alt aydr elimizde. Üstelik ad da gayet sade, gayet ekonomik: Ak. Evet, sadece Ak.

te size Türkçe'nin cilvelerinden biri daha! Çünkü Türkçe'de Ak denince, kural mural akla gelmez; Türkçe'de akn ne kural olur, ne de kurallar. Hepsi de bir anda uçup gider.

Yazar, Türkçe düünmeye baladnda, bilinci kendisine bir oyun oynam olmal ki Love'n yanna koymaktan çekinmedii o me'um krk kural Ak'n yanna koymaya eli varmam. Hiç deilse kapakta...

BLG YOK, YORUM ÇOK

Elif afak'n gönlü, acep u akla zarar tamlamann tüm günahn, mâuklarn sultan ems-i Tebrizî'ye yüklerken hiç mi szlamam?

— Gönlü Geni ve Ruhu Gezgin Sufi Mereplilerin Krk Kural.

(Üç defa üst üste yanlsz telâffuz edebilene ödül vermeli!)

ems, güya diyesiymi ki: "Bu kurallar benim için tabiat kurallar kadar evrensel, onlar kadar temeldir." (s. 63)

Tabiat kurallar kadar evrenselmi! Acaba yukarda yeni ça filozoflarndan Francis Bacon'n veya John Locke'un bir akirdi mi konuuyor, yoksa 13. yüzyln, o mucizelerin ve kerametlerin hükümfermâ olduu âklar dünyasnn yaramaz çocuu ems-i Tebrizî mi?

Görünen o ki yazar kendi kelimelerini, kendi cümlelerini kimin azna koyduunun hiç de farknda deil. Meselâ, ems bir defasnda çatp kalarn söyleniyor: "Bu Allah'tan rol çalmak olur!" (s. 120)

Bir yerde de u tuhaf ifade yaktrlm azna: "Bizim tek mezhebimiz var: Allah." (s. 78)

Peki ya, zavall pirimiz Bâyezid-i Bistamî'nin bana gelenler?! O da güya öyle demi: "Hrkamda Allah var!" (s. 200)

O da ne öyle, hââ, "Cebimde akreb var!" der gibi!

* * *

Hatalarn ortak özellii özensizlik; bir ksm da yetersizlik!

Türkçe Hz. Mevlâna'nn müridi Seyyid Burhaneddin'e lâyk görülen u ifadeye bir bakalm:

— "... ve Kur'an- Kerim'de yazan bir hükmü hatrlattm: Mümin müminin aynasdr." (s. 98

Oysa Kur'an'da böyle bir ayet-i kerime yok! Aksine bu bir hadîs-i erif. Öyle hadis literatürüne filân vâkf olmaya da gerek yok, çünkü ems-i Tebrizî Makalât'nda, Hz. Mevlâna ise Fîhimâfih'inde bu hadîsi erh ediyorlar.

Tam da burada, "Tanzimat ilan ettik deien bir ey olmad; iki defa Merutiyet ilan ettik, o da pek ie yaramad; en son Cumhuriyet ilan ettik yine ayn tas, ayn hamam! Acaba imdi de biraz ciddiyet mi ilan etsek?" diyen Sakall Celâl'in kulaklar çnlasn!

* * *

Hakikaten Ak'n en büyük eksiklii ciddiyet!

Meselâ Mevlâna'nn mübarek olu Sultan Veled'in hissesine düen hezeyanlardan biri de u:

— "Kehf suresinde apaçk yazmaz m? Hazreti Musa efsanevi bir komutan, kanuni sfatna lâyk biri olmann yan sra günün birinde peygamber olacak kadar da mümtaz bir adamm." (s. 258)

Ak yazarnn devirdii çamlarn haddi hesab yok, heyecanndan slâm irfannn ustalarn günümüzün ekran papazlarna dönütürmü; dorular yanllarna yetmiyor bile.

* * *

Çöl Gülü, Hristiyan okurlarn ihtiyaçlar da dikkate alnarak yaratlan bir Maria Magdalena taklidi. ems'in iradyla hidayete eren bir fahie.

Kenan ehrindeki kadnlarn Hz. Yusuf hakknda "Allah için bu bir insan deil, ancak deerli bir melek!" eklindeki aknlklarn hikâye ettikten sonra bu kadncaz öyle diyor:

— "Bir melee ak oldu diye kim Züleyha'y suçlayabilir ki?"

(s. 381)

Kim olacak, kendisinden ayetler aktarlan Kur'an'n sahibi!

Kur'anî mecaz, yazarn elinde hakikate dönümü. Yazar surenin bütününü dikkate almam ve Aziz'in karsnn/Züleyha'nn(!) Hz. Yusuf'la birlikte olmak için zora bavurduunu, emeline ulaamaynca da onu zindana attrdn aklna bile getirmemi. in 'ak' ksm, gerçekte nedamet sahnesinden sonra balar; 'nefs-i emmare' itirafndan sonra.... yani kötülüü emreden nefsin, Rabbinden af dilemesinden sonra...

Bütün dinler 'yasak ak' (zina) meselesini ciddiye alrlar. Arzular bir duygu olarak kalmayp fiile (ihtirasa) dönütüünde, tabiatyla onu bir suç olarak görürler, bir düüklük, bir kötülük olarak adlandrrlar. Karlnda da iffeti, edebi ve ahlâk yüceltirler.

Elif Hanm'a tavsiyem, Issz Adam'n gözü yal seyircilerinin etkilenecei türden hikmetler serdetmeden önce, megul olduu sahann kendisinden bekledii asgari özeni göstermeleri; ve meselâ, Kur'an'n anlatm bir yana, Yusuf ile Züleyha hikâyelerindeki nüanslara hakettikleri dikkati vermeleri...

Yanl anlalmasn, bir romancdan ahlâkî vaazlar döktürmesini bekliyor deilim. Aksine tüm beklentim birazck özen, birazck titizlik. Üstelik dinsel filan da deil, sadece sanatsal!

ELMALILI HAMD YAZIR versus EMS- TEBRZÎ

— "Eskiden, yani ems bu eve gelmeden evvel, Mevlâna ile haftada üç dört gün çalr; ayetleri ini srasna göre incelerdik."

(s. 243)

Lütfen biraz muhayyilenizi zorlayn ve 13. asra gitmeye çaln; sonra da Hz. Mevlâna ile genç bir kz, oturup Kur'an ayetlerini, hem de ini srasna göre, incelerken tahayyül edin.

Tebessüm etmeksizin böyle bir sahneyi hayal etmek çok güçtür. Çünkü "Kur'an ayetlerini ini srasna göre incelemek" tamamen modern bir okuma biçimidir ve geçmii otuz yl bile geçmez. Gerçei deil, hayali dahi...

Geçelim.

Genç kz Mevlâna'nn yerinde ems-i Tebrizî'yi bulunca, çaresiz derdini ona açar:

— "Nisa suresi" dedim yavaça. "çime sinmeyen birkaç husus var orada. Baz yerlerde erkeklerin kadnlara üstün olduu yazl. Hatta kocalarn karlarn dövebileceini söylüyor."

Peki ems, bu dertli kzcaza nasl tepkide bulunur, dersiniz?

öyle:

— "Öyle mi, bak sen!" (s. 244)

Kimya'nn aknlndan istifadeyle ilgili ayetin iki versiyonunu ezberinden okuyan ems sorar:

— "Ne dersin Kimya? Sence bu ikisi arasnda bir fark var m?".

— "Evet var!" diye cevap verir Kimya: "Ayn ayetin iki farkl yorumunu okudun. Dokular nasl da farkl. Birincisi evli erkeklere karlarn dövme izni veriyor. kincisi en kötü durumda 'uzakla ya da uzaklatr' diyor. Aralarnda epey fark var. Niye böyle?"

Bak sen! (Bu tepkisi bana ems'ten sirayet etti!)

ki ka bitimi hâlde ve o melül melül bakan buulu gözler eliinde ems u soruyu yöneltiyor:

— "Söylesene Kimya, hayatnda hiç nehirde yüzdün mü?" (s. 245)

"Hoppala bu da nereden çkt?" demiyoruz
ve bu Yeilçam repliinin ardndan, ems'in bütün ciddiyetini taknarak, Kur'an', çal çal akan bir nehre benzettiine tank oluyoruz; uzaktan bakana tek bir aknt gibi, ama içinde yüzene dört ayr rmak olarak görünen bir nehre...

Böylece Elif afak'n, tpk "Akn Krk Kural" gibi, yaratc muhayyilesinden yardm alarak icad ettii "Kur'an Yorumunda Dört Aknt Teorisi"ni ems'ten dinlemeye balyoruz. (Korkmayn, o türrehat uzun uzun aktaracak deilim. Sizin yerinize o azab ben yaadm nasl olsa.)

ELF AFAK - YAAR NUR ÖZTÜRK ELELE

Bu hikâyenin bir de sürprizi var; hem de skandal düzeyinde!

* * *

ems'in, Kimya'ya okuduu iki ayet çevirisinden ilk versiyon, yani kadnlara hakszlk ettii varsaylan metin, Elmall Hamdi Yazr'n Meal'inden (bir sadeletirmesinden) alnma. Buna mukabil ikinci metin ise, yani sevgili Kimya'mzn skntlarna çare olan versiyon ise, Yaar Nuri Öztürk'ün çevirisinden.

Roman'n referanslar bölümünde bu iki çeviri de zikredilmi, ancak ngilizce bir çeviriden bahis yok. Bu durumda Elif Hanm, metne kendi çevirisini koymu olmal. (Bekleyeceiz, göreceiz.)

Yazar açkça yanl davranyor. Çünkü Kur'an yorumlarnda geçmii 20 yl öncesine bile gitmeyen tamamen subjektif bir çeviri zaafn, tamamen ems-i Tebrizî'nin manevî otoritesi üzerinden hakllatrmaya çalyor. Hem de Kur'an'n batnî yorumu bahanesiyle!

Deil öyle 13. yüzyla, 1980'lere bile geri çekilemez bir çeviriden, bir yorumdan, bir lâubalilikten söz ediyoruz.

Çada slâmî Protestanln clz numûnelerinden birinin, tamamyla politik hesaplardan beslenen birtakm slklar, nasl olup da Kur'an'n batnî yorumuymu gibi sunulabilir; ems-i Tebrizî'nin rûhâniyeti nasl olur da bu denli ucuz bir biçimde istismar edilebilir, dorusu bir anlam vermekte zorlanyorum.

Tarihe sadakat umurlarnda olmadna göre, yazarmz, eli demiken, Hz. Pir-i Mevlâna'ya da örtü ayetini yorumlatp bugünün Kimyalarn da skntlarndan kurtarmay düünürler miydi acaba!?

* * *

Elif Hanm, romannz tüm dikkatimle okudum, ve u kanaate vardm ki siz sanat deil, resmen propaganda yapyorsunuz! Ortak deerlerimizin içini boaltmakla kalmyor, o boalan alana, sözümona ak diye diye modernliin en çi, en bâtl inançlarn boca ediyorsunuz.

Bu sûfîlik edebiyat bir New Age modas! Bu ak edebiyat ise tam bir kitsch!

Çamzn mülkiyet ve cinsiyet putlarna tapnan zavall kölelere, irfan geleneimizin, o uruna hiç emek sarfedilmemi saygnlndan yararlanlarak ucuz tatminler hediye etmek!

Ne büyük zavalllk!

Oysa altn bulmak ümidiyle erenlerin türbesine kazma vurulmaz!

* * *


Yaznn tamam için tklaynz.


NOT: Vurgular bize âittir. (Dorulu)



Yazar: Dücane Cündioðlu
30-08-09
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ELÝF ÞAFAK'IN ÇOK SATAN "AÞK" ROMANI HAKKINDA
Online Kii: 25
Bu Gn: 407 || Bu Ay: 5.500 || Toplam Ziyareti: 2.928.506 || Toplam Tklanma: 58.605.942