
| Kategori : / KÜLTÜR ve MEDENÝYET | Okunma Says: 4070 |
Ebubekir Sifil Hoca Darul Hikme’de Bosna’ya yeni bir gözle bakyor…
“Aliya Hakk’n rahmetine kavutuktan sonra Bosna’da birçok ey deimi. Onun Bosna’nn slamî kimlii üzerinde yürüttüü mücadele, vefatndan sonra ülke siyasetinin temel zemini olma özelliini büyük ölçüde kaybetmi. Birlikte mücadele ettii arkadalar ülke yönetiminde söz sahibi olmaktan çoktan uzaklatrlm durumda. imdi o corafyada da Batllama rüzgârlar esiyor…
ehirler modernletikçe kimliklerini kaybediyor. Bu bizde de, baka yerlerde de böyle.Batl, girdii yeri kendisine benzeterek “adam” ediyor!.. Saraybosna’nn merkezinde yükselmeye balayan devasa yaplarn, ehrin slamî dokusunu yava yava yok ettiini hissediyorsunuz. Tpk genç nesil gibi yeni binalar da geçmile balarn koparmaya azmetmi bir görüntü veriyor.
Son gün bir çay içimi görüme imkân bulduumuz Ayet Arifi Bey, Bosna’nn önde gelen entelektüellerinden. Çkardklar gazeteyi sava srasnda ayakta tutmak için Aliya’nn direktifiyle Bosna dna tayarak birkaç farkl ülke dolama pahasna yayn sürdürmüler. imdilerde Saraybosna’da bir “kültür merkezi” ilevi gören yayneviyle (Connectum Yaynevi) megulmü. Görüme esnasnda ilginç bir cümle kurdu: “Bosna slam Dünyas’nn diasporas deildir.”
“Osmanl” vurgusu iitmekten rahatszlar var
Ayet beyin dudaklarndan son derece ciddi bir edayla dökülen bu cümle, Bonaklarn en azndan bir ksmnn, oraya her gidenden “Osmanl” vurgusu iitmekten rahatsz olduklar izlenimi uyandrd bende. Bu, “Biz kimsenin arka bahçesi deiliz” demeye geliyordu. Nitekim “Bizim kendi alimlerimiz, kurumlarmz var” tarzndaki ifadelerinde de “istina” yüklü bir vurgu vard. Gerçi Hakan hocann sava srasnda yaanan bir durumla ilgili olarak Bonak alimlerin görüünün hangi istikamette olduunu sormas üzerine Ayet beyin meseleyi Yusuf el-Karadâvî’nin bakanlndaki Avrupa Fetva Konseyi’ne havale etmesi bu “istina”nn altnn çok da dolu olmadn göstermeye yetti, ama yine de ciddiye alnmas gereken bir çkt bu.
Evet, oraya giden insanmz, oradaki Osmanl imzasn aynel yakîn görünce “bu topraklar bir zamanlar bizimdi” duygusunu o kadar youn yayor ki, bunun da vurmamas mümkün deil. Elbette bu “sahiplenme”de Bonaklar yok saymak gibi bir kast yok. Tam tersine, Bonaklar da kendisi bilme refleksi gizli bu tavrda. Ama yine de bir ksm Bonak kardelerimiz bundan rahatsz ve “farkl bir millet olarak görülme” arzusunu izhar ediyorlar…
Brakn Bosna kimliini kendi ekillendirsin
Bosna’nn sosyal hayatnda, ilmî hayatnda, kültürel hayatnda, hatta ekonomik hayatnda ülkemizin izini sürmek isteyenleri hüsrann beklediini burada mutlaka söylemem lazm. Bütün bu alanlarda Araplarn ilgi ve etkisinin daha fazla olduunu söylemek abart olmaz. Batllarn bu alanda da hayli ileride olduunu ayrca belirtmeye gerek yok tabii!!
Nitekim savata yetim kalan Bonak çocuklarn çounluunun bakm ve eitiminin Batl ellere teslim edildiini duyduumda içimde bir eylerin daldn, parçalandn hissettim. Bosna sadece corafî olarak çembere alnm deil; ayn zamanda Bosna’nn gelecei de yava yava ekillendiriliyor. Avrupa Birlii’nin basksyla okullarda Din dersleri mecburî olmaktan çkarlm mesela. “kinci admda krediden de çkarlacak” diyorlar…
Devlet olarak bu gidie müdahale etmek elbette söz konusu deil. Ama sivil giriimler zemininde Bosna’yla daha yakn bir münasebet içine girmemenin hiçbir gerekçesi olamaz.
Yeni nesillerde olmasa da 30 ve üzeri ya grubundaki insanlarn dilinde ortak dilimizden “Selam aleykum”, “Allah’a emanet”, “buyurun efendim”, “naslsnz” ve daha onlarca, yüzlerce kelime, kavram, deyim hala canl olarak yayor Bosna’da. Ve kyasya bir “rekabet” görülüyor Bosna’nn geleceini ekillendirmek adna. Bosna’nn slamî kimliini muhafaza ederek Avrupa’nn ortasnda varln sürdürmesi elbette Bonaklarn meselesi deil sadece. Oras slam corafyasnn Avrupa’ya bakan yüzü, açlan kaps.
Saraybosna kendisi olarak ayakta durursa stanbul stanbul olur…
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
31-05-11 |
||
| E mail: haberkültür.net | Tweet | ||